
| Kategori : / KÝTAP | Okunma Says: 858 |
''bn Teymiye’ye Göre bn Arabî'' kitabnda konuya bu iki âlimin haklarnda yazlanlarla deil, bizzat iki âlimin yazd eserlerle yaklatn belirten Mustafa Kara’nn sadece bn Teymiye’nin fikirleriyle kalmayp dier birçok âlimin de fikirlerini çalmasna konu etmesi, bizlere mükemmel bir karlatrmal okuma yapma olana salyor. Mehmet Akif Öztürk yazd.
slam dünyasnda asrlardr süren selefî düünce ve tasavvuf düüncesi arasndaki rekabet, günümüze kadar geldi. Bir tarafta bn Teymiye’nin dediklerini dikkate alp uygulamaya çalanlar, dier tarafta tasavvuf ve bn Arabî’nin yolunda ilerlemeye çalanlar… Mustafa Kara Hoca’nn da “bn Teymiye’ye Göre bn Arabî” adl kitabnda belirttii gibi bu iki dev ismin üzerine çkan baka bir âlim olmad için, insanlar bu iki isim etrafnda kümelendi. Fakat özellikle günümüzde, gerek tasavvufa gönül verenler olsun, gerek selefî akm Hak görenler olsun, her iki ismin ve tarafn muakkibleri, neye inandklar ve güvendikleri konusunda –bence- yeteri kadar bilgili deiller. Tasavvufu; yumuak, herkesi kendine davet eden, ‘herkese kapmz açk’ olarak snrlandranlarn ve Selefîlii de sava, öldürme, tekfir etme olarak görenlerin bu iki akma verdikleri zarar gözle görülür cinsten. Kara’nn kitabnn menkbesinde belirttii gibi “bn Teymiye tarz sulandrlrsa mezhep savalarna; bn Arabî tarz düünce istismar edilirse ateizm arklarna zemin hazrlam olur.”
Uzun zamandr aklm megul eden bu iki konuyu düzgün bir ekilde örenebilmek için hangi kitaplar okumam gerektiini saptayamazken, Mustafa Kara’nn bu kitabn görünce kararm hemen verdim. Hem iki ismi ayn kitapta incelemesi, hem de karlatrmal bir analiz sunmas kitabn deerini gösteriyor. Üstelik bu kitab Türkiye’de güvenilir isimlerden olan Mustafa Kara’nn kaleme alm olmas, kitab okurken aklmda tereddütlerin olumasn engelledi.
“bn Teymiye’ye Göre bn Arabî”, içinde bulunduumuz yln nisan aynda Dergâh Yaynlar tarafndan neredilmitir. Önsöz, giri, dört ana bölüm, netice, dizin ve kitabiyattan oluan kitap, toplam 182 sayfadan oluuyor. 1970’lerde yazlan bu kitap, Mustafa Kara Hoca’nn ilk akademik metni olma unvann da tayor.
Kitabn her yerinde iki âlime de hakkn teslim etmi
Bir tasavvufçu olarak bildiimiz Mustafa Kara’nn bn Teymiye’yi nasl yorumladn çok merak etmitim ancak Mustafa Kara oldukça tarafsz davranm ve kitabn her yerinde iki âlime de hakkn teslim etmi. Konuya bu iki âlimin haklarnda yazlanlarla deil, bizzat iki âlimin yazd eserlerle yaklatn belirten Kara, “ne sûfî merep kiilerin bn Arabî hakkndaki ar sevgilerini ne de Arapça dahi bilmeyen kiilerin bn Teymiye aleyhindeki hiddet ve iddetlerini göz önüne aldk, çünkü böyle yapsaydk asrlardan beri tekrar edilen çkmazlara bir tane daha ilave etmi olurduk” diyerek çalmasn hangi anlay altnda gerçekletirdiini belirtiyor.
Mustafa Kara Hoca, çalmasn dört ana bölüme ayrm: bn Teymiye’den Önce Tasavvufa Tevcih Edilen Tenkidler, bn Teymiye’ye Göre bn Arabî, bn Teymiye’nin Tenkidlerine Konu Olan Meseleler ve bn Teymiye’den Sonra Tasavvufa Tevcih Edilen Tenkidler. Sadece bu dört ana bölümle kalmam ve her bölümü numaralandrarak ya da harflendirerek birçok alt bala ayrm ve sistematik bir ekilde, en önemli gördüü olaylar ve kiileri fazla ayrntya boulmadan incelemeye çalm. Sadece alt balklar okuyarak bile baz fikirler edinilebilir bu kitaptan. Üstelik Kara’nn sadece bn Teymiye’nin fikirleriyle kalmayp dier birçok âlimin de fikirlerini çalmasna konu etmesi, bizlere mükemmel bir karlatrmal okuma yapma olana salyor.
Sükûnetin var olduu yerde tasavvuftan söz edilemez
Mustafa Kara; menkbe, önsöz ve giri bölümlerinden sonra ilk ana bölümünde “bn Teymiye’den Önce Tasavvufa Tevcih Edilen Tenkidler” bölümüne balyor. Bu bölümü de alt balklara ayran Mustafa Kara, ilk olarak “lk Zahid ve Sûfîlerce Tasavvufa Tevcih Edilen Tenkidler” ksmn kitabnda inceliyor. akîk Belhi, Cüneyd Badâdî, Tüsterî, Yahya b. Muaz Râzî, Ebu’l Hüseyin Nûrî, Vâstî, Ebu Ali Rûzbârî, Tamestaî, Yunus b. Hüseyin Râzî, Ebu Said Harraz, Eflâkî, Ebu Abbas Dineverî, bn Hafif ve Bûsenci’nin görülerine ksa cümleler halinde yer veriyor yazar. Bu bölümde en dikkat çekici eletirinin Tamestaî’nin eletirisi olduunu düünüyorum. Tasavvufu ibadetsiz, rahat, yumuak bir hareket olarak görenlere cevap olabilir bu eletiri: “Tasavvuf batan sona zdrap (hareket, aksiyon)tr. Sükûnetin var olduu yerde tasavvuftan söz edilemez.”
lk ana bölümün son alt bal ise “Sûfî Olmayanlarca Tevcih Edilen Tenkidler.” Mustafa Kara Hoca bu bölümde bn Hazm, Nesefî ve bnü’l-Cevzî’nin eletirilerini ana eksene alarak incelemesini gerçekletirmi. Burada üç âlimin de eletirileri oldukça dikkat çekici. Özellikle sürekli bahsedilen ‘tasavvufa dtan gelen etkilerin tasavvufu bozduu’ düüncesine bnü’l-Cevzî eletirilerinde yer vermi: “Sûfîler arasnda yaygn olan ‘et yememe’ prensibinin Brahmanizmden geçtiini, evlenmeme anlaynn ise Hristiyan meneli olduuna dikkat çeken bnü’l-Cevzî, selefin ilim için uzlet hayat yaadn, zahidlerin uzletinin ise böyle bir gayeye matuf olmadn söylemektedir.”
kinci bölümünü de üç esas ve bu bölümlerini de alt balklar halinde inceleyen Mustafa Kara Hoca’nn alt bölümlerine verdii isimler ise öyle: “bn Teymiye’nin Tasavvufa Bak”, “bn Teymiye’nin bn Arabî’ye Bak”, “Tartmann Sebepleri”. Bu balklar altnda bn Teymiye’nin en dikkat çekici eletirilerini zikir, sema, keramet konularna yönelttiini görebiliyoruz. Bunlardan baka, Gazâlî’nin hyâ’sna yönelttii eletiri ve genel olarak tasavvufî eserlere yöneltilen eletiriler, bize bn Teymiye’yi anlatyor. Daha sonra, önce devrin siyasi ve fikri durumunu ortaya koyan Mustafa Kara, daha doru bir deerlendirme yapmann önünü de açm oluyor. Çevresel etkenleri bilmeden birçok eyi doru deerlendiremeyebileceimizden olsa gerek, bunlar açklayarak bize geni bir düünme alan açyor.
Kitabn en ilgi çekici ve uzun ksm “bn Teymiye’nin Tenkidlerine Konu Olan Meseleler” baln Mustafa Kara Hoca, “Meseleler” ve “Meselelerin Tahlil ve Deerlendirilmesi” ksmlarna ayryor. “Meseleler” ksmnda bn Teymiye’nin “Vahdet-i Vücûd, Hatm-i Velâyet, Rîcâlûl Gayb, Firavun’un man, Putlara badet ve Gaybdan Haber Verme ve Hurûfîlik” konularndaki sert tenkidlerini görebiliyoruz. Sadece bn Teymiye’nin deil, bu meselelerde bn Arabî’nin de görülerine yer verip bizlere karlatrmal bir okuma imkân sunan Mustafa Kara Hoca, her konuyu iki âlim açsndan srayla ele alyor. “Meselelerin Tahlil ve Deerlendirilmesi” ksmnda ise Mustafa Kara, ilk ksmda inceledii konular kendi bilgisi ve yorumlar açsndan ele alyor. Her iki âlimi de objektif bir ekilde deerlendirmeye tâbi tutan Mustafa Kara, her iki âlime de hakkn teslim ediyor ve yanl olarak gördüü ksmlar okura aktaryor. Zaman zaman ‘bn Teymiye burada hakldr’, zaman zaman da ‘bn Teymiye burada bn Arabî’yi haksz yere tekfir etmitir’ gibi cümlelerle ve balklara ayrd düünceleriyle durumu özetliyor.
Son asr slâm düüncesi bn Arabî’den çok bn Teymiye’ye yakn
Kitapta günümüze yakn âlimlerin de görüleri mevcut. “Muasr Âlimlerin Düünceleri” ksmnda “u da bir realitedir ki son asr slâm dünyasna tesir eden ahslarn çounun düünce dünyas bn Arabî’den çok bn Teymiye’ye yakndr” diyerek söze balayan Mustafa Kara Hoca, burada Muhammed Abduh-Reid Rza, Mustafa Sabri, Abbas Mahmud Akkad, Muhammed Hamdi Yazr, Sa’id Nursi ve Mevdudî’nin görü ve eletirileri nda kitabnn inceleme ksmn bitiriyor. Bu ksmda da, kitabn geneline ve tasavvufa eletiri yöneltenlerin birçouna hâkim olan düüncenin “tasavvuf önceleri iyiydi, sonradan ona eklenen, Kur’an ve Sünnet’te yeri olmayan eylerle bozuldu” düüncesinin olduunu görmek mümkün.
Kitabn, incelemelerini ksa bir neticeyle hitama erdiren Hoca, uzun uzun deerlendirme yapmak yerine birkaç sayfalk bir neticeyle neye nasl inanmas gerektiini sanki okura brakyor. Netice olarak yazd sayfalarn son iki paragraf sanki birçok eyi özetler nitelikte: “Tezimizi öyle balayalm: bn Arabî ile bn Teymiye, slâm düüncesinin iki mühim simasdr. Asrlar peinden sürükleyen bir güçleri vardr. Bu kadar büyük hareketlerin yönlendiricisi olmak sradan bir i deildir. Dolaysyla baz konularda insan olmalar sebebiyle hata yapmlardr. Baz görü ve tesbitlerinde hata ile iç içedirler. Fakat hiçbiri de kafir deildir. Hiçbiri hatasz deildir. Dolaysyle ‘taassub çukuru’ her iki kanat için de söz konusu olabilir. bn Arabî, düüncesindeki vüs’at sebebiyle bn Teymiye de –önsözümüzde temas ettiimiz gibi- çada slâmc hareketlerin hemen hepsinin belli seviyede fikrî lideri durumundadr. Yedi sekiz asr önce yaam iki kiinin deer ve kymetini bu hareketler herhâlde tayin edebilecek güçtedir. Herkese hakkn vermek gerekir.”
Son olarak unu diyebilirim ki, bu iki âlimin düüncelerini-çalmalarn örenebilmek için ve ön okuma yapabilmemiz için, Mustafa Kara Hoca çok iyi bir kitap sunuyor önümüze. Bu iki ismin eserlerinden önce bu kitab okuyup daha sonra bu iki âlimin eserlerine geçmemiz, konular daha iyi anlamamza vesile olacaktr.
Yazar: Mehmet Akif Öztürk |
12-10-20 |
||
| E mail: dunyabizim.com | Tweet | ||