HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 667
Yazar: Abdurrahman Dilipak
BÜYÜK DÂVÂLARIN KÜÇÜK ADAMLARIYMIÞIZ

BÜYÜK DÂVÂLARIN KÜÇÜK ADAMLARIYMIIZeriat, tarikat, hakikat

Tasavvuf inannda beden ve dünya ile ilgili zahiri ve er’i hükümlere eriat veya fkh, kalb ruh ve ahiretle ilgili deruni hükümlere hakikat denir. Tasavvuf terimi olarak tarikat, «Allah’a ulamak isteyenlere mahsus adet, hal ve davran» demektir.

Hadi bakalm, çkalm iin içinden; laf ile aleme binlerce nizamat vermek kolay, hanemizdeki binlerce teseyyüb ne olacak? “eriat, tarikat yoldur varana / Hakikat, marifet andan içeru”.

eriat deyince mangalda kül brakmyorduk da geldiimiz noktada halimiz ortada. Hayalimizdeki eriat bu mu idi? Hayal ettiimiz eriat, meruiyet temelinde, farkllklarmza ramen bar içinde yaayacamz bir hukuk düzeni oluturacakt. Adalet, bar, hürriyet olacakt. Herkesin mal, can, namusu akl-inanc ve nesli korunacakt. Kimi çkt eriat ad ile gelip mal götürdü, kimi cenneti beklemeden imdiden huri peinde komaya balad, kimi makam sahibi olma derdine dütü, kimi kelle avclna çkt.

Dada keramet gösteren dervi, teke’den sepete sad sütü, ehre getirirken, daha ehrin giriinde sütten eser kalmazm. ehirde para, kar cins ve iktidar sava var. Bizimkiler de dergahtan çkp siyasete ve ticarete dalnca olan oldu. “Kadisiye ganimetleri” aklmz bamzdan ald. Bu iler dün de böyleydi, bugün de.. Yarn da böyle olacak. Bunun sa-solu, Alevisi / iisi, Sünnisi / Sufisi, Selefisi / Vehhabisi yok. nsanat ve Hayvanat cephesinde yeni bir durum yok. nsan bu meçhul. “nsan” denen “mahluk”, bir bakarsn ekmel-i mahlukat / erefi mahlukat olmu, bir bakarsn, ns’in eytanna dönütürmü, hem de eytan kskandracak kadar Belhum adal olmu.

Kim ihtirasla neyi ister ve kim neyi ile gururlanrsa, Allah onu/onlar o eyle imtihan eder. Onun için “ne varla sevinin/ne yoklua yerinin” Bize O/O’nun rzas gerek. Zaten O’nun iradesi kainat/mahlukat kuatmtr, kimsenin gidecek/kaçacak bir yeri yok. Tek kurtulu O’nun rzas istikametindedir. Bunu biliriz de, sonra mal, makam, ehvetin duman bürüyünce gözümüzü iler deiir. Kimi ilmine, kimi servetine, kimi iktidarna marur olur da o onlar için “dua ile istenen bir bela”ya dönüür. Eer bir çrpnla geri dönmezlerse, yoku aa koan adamn akbetine benzer akbetleri. Ezeli ve ebedi olan yalnz Allah’dr, bunu bilirler de ölümü ve hesab gününü, cenneti ve cehennemi unutup, “yeryüzünde bir cennet ve ebedi bir hayat” aray içinde “ezel ve ebed”in çkmaz sokaklarna dalarlar. Biad diye Allah yolunda verilen söze itaat deil, insann insana iradesini teslim etmeyi anlarlar. “Cenneti satn alan sözleme” bu 2.si deil. Bu ikincisi akl kiraya vermek, “musalla tanda meyyid” olmaya gider. Uyandnzda gözünüzü Pensilvanya’da açarsnz sonra!

Bilir misiniz, eyh de fahie de Adil Ömer de Firavun da eddat da Ebu Zer de Karun da ayn kitaptan hesaba çekilecek. Kim bilir, mesela belki bakarsanz Halife cehennemin yolunu tutmu, onun seyisi Cennetin! lmine marur olan adam, kitap yüklü eee dönümü ve srtna yüklenen kitaplarla cehenneme doru yol alyor. Müridini saptan eyh ve uçmayan eyhini uçuran mürid birlikte cehennemin yolunu tutmular. Bu bir molla, fakih, hafz ne fark eder ki! Rivayet edilir ki Karun, Hz. Musa ve Harun’dan sonra Tevrat’ en iyi bilen kiiydi.

Bize “din büyüklerinizi lah ve Rab edinmeyin” denmedi mi? Peygamberleri de lah ve Rab edinmemesi gerekmez mi idi Musevi’lerin ve sevilerin. Hz. sa’ya “Rab” demediler mi? Hz. Üzeyir için “Allah’n olu” demediler mi? Hani eytan bizi Allah’la aldatmayacakt. Bu kaçnc aldan. Bu iler, FETÖ, Kalkanc ile ya da Oktar ile snrl deil. O kadar çoklar ki! Ya hu FG için “alt ibadet, ortas ticaret, üstü ihanet” diyorsunuz da onlar kime ibadet ediyordu. O din nasl bir dindi ki, yukarya doru etkisi sfrd. 17/25 öncesi FG’nin müntesibleri dinlerini Kur’an’la tashih ettiler mi, bu arada.

Hz. Ömer’i hutbede susturan kadnn çocuklarna ne oldu. Çakma Ömer’lerle taklit Ömer’lerle dolu çevremiz. Ali’ler, Yusuf’lar, Mehmed’ler isimleri ile müsemma m?..

Sufi’lerimizin kimi sofistike bir hayat yayor, kimi “miskin” deil, “mistik” oldular. Çou “Ashab ahlak”nn çok uzandalar. Yani “Ashab- Suffe”ye benzemiyorlar. Bize bir lokma ve bir hrka yeter diyen lazm deil, bin lokma ve bin hrka peinde koan da. Bin lokma ve bin hrka için çalan, ama onun %99.9’unu infak edip, havaic-i asliyesini kendine ayrp gerisini infak eden, merhamet ve efkat, adalet ve gayret sahibi sufiler gerek. Kimse, onlarn elinden, dilinden, yaptklarndan ikayetçi olmamal. Alemlere rahmet olarak gönderilen bir Peygamberin ümmetinin karakteri “el emin” olmaktr. Ama bizim tarikatlarn bile trolleri var artk. Sufiler, birbiri ile takvada yarmyor, mal ve makam peinde yaryorlar. Birbirlerine kar husumet noktasna geldi i. Peygamberler istiare ve ûra yapmakla emrolundu da bu yeni tür eyhler istiare ve ûra da yapmaz. Haa kimi Allah’la görüüyor, kimi Peygamberle, kimi 3’ler, 7’ler, 40’larla. Levhi mahfuzu okumu gelmiler, kime ne soracaklar. Biri bu iddiada, öteki de buna inanyor. Al birini vur ötekine.

Frkalar dini kendi aralarnda taksim ettiler ve sonda da Allah’n ayetlerini dillerinin ucuna geçirip birbiri ile savayorlar. Hani yeryüzünün emaneti bize verilmiti. Birbirimizin gözünü oyuyoruz. Allah iman edenleri “ihvan” ilan etti, biz kendi tarikatmzdan olmayan “ihvan” kabul etmiyoruz. Her Müslüman sünnet ehli olmas gerekmiyor mu? Kur’an’n bir bütün olarak uyguland Selefi gelenein dnda bir slam m var. Biz Hz. Ali’den yana taraf deil miyiz, camilerimizde niye “Hasan-Hüseyin”in ad yazldr. “ttihad slam” gaye edinmeyen hiçbir dini hareket meru olamaz. Bunlar, Müslümanlarla müttehid, erdemli insanlar ve mazlumlarla müttefik, deer üreten bakalarnn hak ve hukukuna tecavüz etmeyenlerle müellefetül gulub çerçevesinde nimet-külfet dengesini gözeterek itilaf üzre olacaklardr. Tarikatlar dine davette, kendi dergahlarna deil, insanlar Allah’a, Resulüne ve kitabna, camiye çaracaklardr.

Dün tarikat, tasavvuf yasakt, bugün bunlar serbest ama “kült”e döndü. Seremoni, ritüel, gösteri vesilesi. Mevlevilik iktidar kanadnn, Bektailik muhalefet kanadnn resmi tarikat oldu sanki. Baz bakanlklarda, belediyelerde sa ile solu ile tarikat mensuplar köe kapmaca oynamaya baladlar.

Bu böyle gitmez. Ya tarikatlar kendilerine bir çekidüzen verecek ve ilerinden bazlarn dlayacaklar, ya Diyanet el atacak bu ie. Yoksa bu i patlar ve herkes zarar görür, benden söylemesi.

Hakikate giden yol, Allah, Resul ve kitaptan geçer. Selâm ve dua ile.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Abdurrahman Dilipak
15-10-20
E mail: yeniakit.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
BÜYÜK DÂVÂLARIN KÜÇÜK ADAMLARIYMIÞIZ
Online Kii: 33
Bu Gn: 323 || Bu Ay: 6.302 || Toplam Ziyareti: 2.929.605 || Toplam Tklanma: 58.628.689