HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 736
Yazar: Ahmet Akýn
TAHAMMÜLSÜZ VE DOYUMSUZ BÝR VARLIK: ÝNSAN

nsanolu yaamnn hiçbir evresinde olumsuzluklardan muaf deildir. Dünyaya geldii andan itibaren her yönden geliim gösterdii gibi bir dizi skntl ve ac verici deneyimle de sürekli biçimde yüzleebilmektedir. Bu problemlerin bir bölümü fiziksel geliimle ilgili arzalardr; Engeller, kazalar, sakatlklar vb. Bir ksm sosyal yaamn cilveleridir; Aile içi problemler, çocuklarla imtihan edilme, i yaamndaki çatmalar vb. Tüm bu problemlerde mücadele edebilmenin ve psikolojik ve sosyal açdan salkl bir geliim sergileyebilmenin anahtar ölçütü ise sabr ve kanaattir. Sabr aslnda zannedildii gibi kolay bir ey deil aksine oldukça zor bir eydir. Çünkü sabr pasif bir bekleyi deildir, öncesinde proaktif olarak tüm önlemleri almak, sonrasnda gereken tüm çabalar sergilemek ve ardndan acya katlanmak, sknt ve zorluklara kar soukkanllkla tavr almaktr. Bu da salkl bir insani özelliktir.

Yüce Mevlamz, Mearic Süresi’nin 19, 20 ve 21. ayetlerinde en yüce vasflarla mücehhez olarak yaratt insan u ekilde tanmlamtr; “Gerçekten insan pek tahammülsüz bir tabiatta yaratlmtr. Bana bir fenalk geldi mi szlanr durur. Ama ona bir nimet nasip olursa kendisinden bakasn yararlandrmaz.” nsanolunun aceleci davranmas ve skntl durumlar ve ac dolu deneyimlerle yüzletiinde yaad çaresizlii ksa sürede unutmas belki de en zayf olduu noktalardr. Günlük yaantmza göz attmzda birçok problemin sabrszlktan ve geçmi yaantlarmzdan ders almamamzdan kaynakland rahatlkla görülebilir.

Yaamda her ey bir imtihandr. Mallar, evlatlar, dostlar, makam-mevkiler, güç, güzellik, baar. nsanlar arasnda tüm bu özellikler açsndan aslnda zannedildii gibi çok fazla farklar yoktur. Bu bir yanlgdr. Kiminin aylk geliri bin tl’lerle kiminin yüz bin TL’lerle ifade edilir. Kimi bakan veya müsteardr, kimi hizmetli olarak faydal olur. Kimi en iyi okullarda okur, kimi ise bu imkan elde edemeyebilir. Fark oluturan insann ne olduu, kim olduu, hangi makamda bulunduu deildir. Fark oluturan ne yaptdr.

Çok zengin bir insan varlnn çok küçük bir bölümünü bile kendine harcayamadan ve insanlara bu maddi varlkla faydal olamadan istifçi bir biçimde yaamn ne kendine ne de bakalarna faydal olamadan tamamlayabilir. Benzer biçimde yüksek mevkideki birisi makamn, kiisel hrs ve çkarlarnn ötesine geçiremeden bencil bir yaam sürebilir. Öte yandan bir bakas daha düük mevkide olmasna veya daha düük gelire sahip olmasna ramen bu konumuyla manevi anlamda çok üst rütbelere çkabilir. Anahtar nokta; bulunca datmak bulamaynca ükredebilmektir. Varken herkes ükreder. Ancak bu noktalar akn insanlarn ulaabilecei zirvelerdir.

Varlk ve mutluluk bir algdr. nsan mutlu eden olaylara bak açsdr, mutsuz eden de yine bak açsdr. Zengin eden de doyum ve kanaattir. Fakir eden de. Çamzda kaybettiimiz en önemli deerler ve çamzn vebas sabrszlk ve tahammülsüzlüktür. Yüce Mevlamz sabreden ve kanaat eden insanlardan çok sayda ayeti kerimede söz etmitir.

Kanaatin önemini ifade eden bir hikâye ile yazy tamamlayalm:

“Bir padiah amansz bir hastala yakalanr, hekimler bir türlü deva bulamazlar. Günlerden bir gün uzak diyarlardan gelen bilge bir hekim Padiah muayene ettikten sonra Saray’dakilere; ‘Eer Padiah’nzn düzelmesini isterseniz memleketteki en mutlu insan bulup onun gömleini Padiah’a giydireceksiniz’ der… Bu duyan ahali ve askerler memleketin dört bir yanna dalarak bu “en mutlu insan” aramaya koyulurlar…Ama nafile bir türlü bulamazlar!.. Kime gitseler yüzünden düen bin parça ve herkesin bir derdi var… Memlekette gitmedikleri köe kalmamtr… Tam umutlar tükenmek üzereyken küçük bir köydeki yal bir adam askerlere;

‘Aradnz o insan biliyorum… Dünyann en mutlu adam olduunu hem ben gözlerimle gördüm hem kendisi söyledi… Biraz zahmetli olacak ama u daa çkarsanz orada küçük bir kulübede kendi halinde yaadn görürsünüz… Ona derdinizi söyler, çaresini örenirsiniz’ der…

Askerler bu sevinçli haberden sonra zor ve zahmetli de olsa daa trmanrlar ve adamn küçük kulübesine gelirler… Sevinçle adama konumaya ve dertlerini anlatmaya balarlar… En sonunda adamdan çok küçük bir ricalar olduunu ve bunun karlnda kendisine büyük hazineler sunacaklarn söyler ve heyecanla ve sevinçle adamn kendilerine verecei o gömlei beklerler…

Bütün bu olanlar ve konuulanlar aknlk içinde dinleyen memleketin “en mutlu adam” ban saa ve sola hafifçe sallayarak;

‘…AMA BENM BR GÖMLEM YOK K!.. DER…”

Selametle…

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Ahmet Akýn
20-11-20
E mail: dirilispostasi.com/
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
TAHAMMÜLSÜZ VE DOYUMSUZ BÝR VARLIK: ÝNSAN
Online Kii: 30
Bu Gn: 255 || Bu Ay: 6.234 || Toplam Ziyareti: 2.929.491 || Toplam Tklanma: 58.626.645