AYASOFYA ARTIK CAMİ

Bugünleri gösteren Rabbimize şükürler olsun!

 

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir düşünce için ölümü göze almak, kendini feda ediş değil; hayatı anlamlandırmaktır.
İsmet Özel
Son Dakika!
Kategori : / MAÂRİF (Eğitimle İlgili Yazılar)
Okunma Sayısı: 96
Yazar: Ali Erkan Kavaklı
EĞİTİM BATI ETKİSİNDEN KURTARILSIN

EĞİTİM BATI ETKİSİNDEN KURTARILSINCumhurbaşkanımıza açık mektup

Eğitimci bilimci Prof. Dr. Ömer ÖZYILMAZ, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a Gazete Pusula aracılığı ile açık mektup göndermiş.

Cumhurbaşkanımız, İbn Haldun Üniversitesi Külliyesi’nin açılışında Ak Parti olarak eğitimde istenen hamleyi yapamadıklarını ve fikren iktidar olamadıklarını vurgulayıp bu konuda ilim, sanat, fikir adamlarının gayreti gerektiğini ifade etmişti.

Bu çerçevede Kütahya Üniversitesi “Bilimler Işığında Yaratılış Kongresi” düzenledi ve özellikle fizik, kimya, biyoloji, fen bilimleri, coğrafya, hayat bilgisi ders kitaplarının ateist ve materyalist bakış açısıyla yazılmasından vaz geçilmesi gerektiği tezini işlediler.

85 bilim adamı kendi branşlarında konuları ele alarak atomdan yıldızlara kadar bütün varlıkların Allah’ın eseri olduğunu, evrendeki mükemmel sistem ve düzenin mükemmel bir düzenleyiciyi gösterdiğini bilimsel olarak anlattılar.

Üniversite Rektörü Prof. Kazım Uysal, bilimin dinsizliğe alet edildiğini ifade ederek evrendeki her varlığın sanatkârını gösterdiğini, bilimlerin Allah’ın ilim, sanat ve hünerini anlattığını dile getirdi.

Prof. Ömer Öztürkmen “fikren iktidar olma” konusunda bir ilim adamı olarak kendisine düşen görevi yerine getirmiş ve çok önemli şu hususlara dikkat çekmiş:

“Eğitim sistemi, 150 yıldır, tek bir merkezden ve tekelci bir anlayışla kurulmakta, yönetilmekte ve işletilmektedir. Tekelci anlayış, iki asırdan beri dünyaya hükmeden Avrupa ideolojisi ve onun eğitime yönelik kolu olan Avrupa epistemolojisi (bilgi nazariyesi) anlayışıdır.

Bu anlayış, ülkenin eğitim sisteminin ‘MİLLİ’ olmasına, evlatlarının da ‘yerli’ ve ‘milli’ olarak yetiştirilmesine müsaade etmemektedir. Dünyada pek çok alanda olduğu gibi, eğitim alanında da ‘ciddi ve derin’ bir tekelleşme yaşanmaktadır.”

Eğitimdeki Batılı dayatmalara son verilmesini isteyen Prof. Özyılmaz, dünyadaki farklı eğitim sistemlerinden faydalanarak kendi medeniyetimizin değerlerine dayanan yeni bir eğitim sistemi kurmayı teklif ediyor.

Prof. Özyılmaz eğitimde atılacak adımların, hem ülkemizi ayağa kaldıracağını hem de bizimle eğitim ve kültürel alanda iş birliği yapan ülkelere faydalı olacağını belirtiyor; “dünyaya karşı gurur kaynağımız olan İHA ve SİHA’ların üretilmesi kadar önemli ve etkili olacağını” söylüyor.

Cumhurbaşkanımız, hukuk ve ekonomi alanlarda reform çalışmalarının başlayacağına ifade etti. Bu çalışmalara milli eğitim de mutlaka dâhil edilmeli ve eğitim sistemi yeniden inşa edilmeli.

Özellikle ders kitapları ve müfredatlar, milletimizin değerleri dikkate alınarak yeniden yazılmalıdır. Bir örnek vereyim:

Hastalık yapan mikroplara, virüslere, bakterilere karşı vücutta inşa edilen savunma sistemini anlatıp bu harika sistemi kuran yaratıcı anmayan, onun yerine evrim sonucu bu sistem oluştu diyen anlayışla 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda amaçlanan “milli ve manevî değerlere bağlı nesiller” yetiştirilemez.

İnsan vücudunda sindirim sistemi, sinir sistemi, kan dolaşımı sistemi, kanda mikroplara karşı vücudu savunma sistemi, beynin beslenme ve düşünce üretme sistemi, görme sistemi, duyma sistemi, dokunma ve algılama sistemi gibi mucize sistemler ve donanımlar mevcut.

“Evrim sonucu, rastgele, kendiliğinden” bu sistemler meydana gelmez ve varlığını devam ettiremez. İnsan vücudundaki mükemmel sistemleri doğaya, maddeye bağlayan materyalist anlayış milli değildir, manevî değerlerimize savaş açmıştır. Mutlaka düzeltilmelidir. (*)

Çok önemli bir husus, eğitim icra eden öğretmenlerin millî ve manevî değerlere bağlı şekilde yetiştirilmesidir. Mevlâna’nın ifade ettiği gibi bir ayağı kendi değerlerimize bağlı öteki ayağı dünyanın ilim ve kültür zenginliklerini dolaşan eğitimcilere ihtiyacımız var.

Eğitim fakülteleri yeniden düzenlenmeli. İslam kültürünün temel kitabı Kur’an, eğitimcilere temel ders kitabı olarak okutulmalıdır.

Muallim olarak gönderilen ve 23 senede yaşadığı bölge insanlarını kötüden iyiye, cehaletten bilgiye, dalaletten hidayete, yanlıştan doğruya değiştiren Hz. Muhammed’in (sav) ahlak anlayışı ve eğitim metotları iyi öğretilmelidir.

18 senede ülkemizi dünyanın en itibarlı ülkelerinden biri hâline getiren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan eğitimin yeniden inşası için çalışmalar başlatmasını istirham ediyorum.

(*)Ders kitaplarındaki inanç ve değerler sistemimize aykırı anlatımları; Prof. Osman Çakmak, Doç. Cihat Yaşaroğlu, Doç. Bayram Özer ile birlikte tespit edip Cumhurbaşkanımıza iletmek üzere dosyalaştırdık. Bir kısmını Yeni Akit’te yayınladık. Cumhurbaşkanımıza ulaştırılması konusunda yardım etmek isteyene dosyayı gönderebilirim.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Ali Erkan Kavaklı
26-11-20
E mail: yeniakit.com.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
EĞİTİM BATI ETKİSİNDEN KURTARILSIN
Online Kişi: 26
Bu Gün: 156 || Bu Ay: 4.879 || Toplam Ziyaretçi: 1.667.946 || Toplam Tıklanma: 42.748.188