AYASOFYA ARTIK CAMİ

Bugünleri gösteren Rabbimize şükürler olsun!

 

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir düşünce için ölümü göze almak, kendini feda ediş değil; hayatı anlamlandırmaktır.
İsmet Özel
Son Dakika!
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 87
Yazar: Hüseyin Yağmur
POSTMODERN BİR BİAT CEMAATİ OLARAK KEMALİZM-9

POSTMODERN BİR BİAT CEMAATİ OLARAK KEMALİZM-96) Bireylerin (Tornadan Çıkmış Klonlanmış Fertler Haline Getirilmesi

Kemalizm, İslâm dinini hayattan tecrit etmek için çeşitli uygulamalara başvururken, ona alternatif kurumlar üretmeye çalışmıştır. Meselâ, cami ve tekkelere karşı Halkevleri kurulmuştur. Toplumun sosyal hayatında önemli yer işgal eden bayram gibi dinî-İslâmî kurumlara karşı millî bayramlar ikame edilmeye çalışılmıştır. Burada bilhassa geleneklerin tesirine henüz girmemiş ve etkilenmesi kolay çocuklara ve gençlere yönelik bayramlar ihdas edilmesi üzerinde dikkatle düşünmek lâzımdır (Doğan M.2014:362-363).

Askerler için yazılan kitaplardaki bazı örnekler son derece çarpıcıdır. “Kitaplarda (Cinsel)birleşmenin amacı, çocuk yetiştirmek ve Türkü çoğaltmaktır (Ulubay,1945:103).denilmektedir.

New York Times muhabirinin ilk okuma-yazma sınıflarından birine girdiğinde tanık oldukları bu bakımdan ilginçtir.

“Öğretmen sorar: “Okuma-yazma öğrenmezsen ne olursunuz?” Sınıftakiler hep birlikte cevap verirler: “Er”

Öğretmen devam eder: “Peki, iyi çalışıp derslerinizi öğrenirseniz ne olursunuz?”

Sınıf heyecan içinde cevap verir: “Onbaşı ve çavuş”(Rustow,1996:44-45).

Böylece Türk halkına biçilen rol de ortaya çıkmaktadır. Okumamışlar ‘er', okumuşlar ‘onbaşı' veya ‘çavuş' olacaklardır. Topluma tek tip kıyafet giydirirken hazır düşünce kalıpları kullanmaktadırlar.

Milli birliği sağlayıcı en önemli faktör ise “vazife” olarak kabul edilir. Dönemin yöneticileri Ziya Gökalp'in ‘Hak yoktur vazife vardır' fikriyatı doğrultusunda toplumu şekillendirmektedirler. Onlara göre hayatın her alanı vazife ile doludur. Vatandaşa bir kimlik yükleme söylemi çok belirgin bir şekilde öne çıkar. İşte bu sebepten vatandaşın askerlik vazifelerini harp usullerini orduya girerek öğrenmesi onun yurt ve namus borcudur (Heyet,1934:7).

(…) Her hak bir vazife karşılığıdır. Türk vatandaşlarının da bir çok vazifeleri bunlara karşılık hakları vardır. Hükümetimiz, bizden işlerimizi görmek için vergi istiyor. Vergileri vermezsek bütün işler yüzüstü kalır (Heyet,1934:212).

Her Türkün en büyük vazifesi Türkü korumak, Türkü çoğaltmak ve Türkü yükseltmektir. Evliler memlekete çok ve iyi çocuk yetiştirmek için hiçbir fırsatı kaçırmamalıdır (Ulubay,1945:87). Nasihati ders kitaplarında yer alıyordu.

Bazen de her halükarda vergisini ödeyen vatandaş tipi öneriliyordu. Devletçiyiz demek; Devletin bizim iyiliklerimiz için yaptığı kanunlara uyarız, vergileri veririz ve onu yükseltiriz demektir (Ulubay,1945:85-89).

Büyük Erkanı Harbiye tarafından 1934 yılında bastırılarak askerlere okutulan ‘Askerin Ders Kitabı' isimli kitapta bu kurguyu çok net bir şekilde görmek mümkündür. Asker Sen Kimsin? Sen Türksün! Yeryüzünün en ulu milletindensin; sana anlatacağımız tarih denilen yazılar ortada yokken senin milletin doğdu; kanın temiz, yüreğin yılmaz, gözün pek yeryüzüne geldin. On binlerce yıl öyle yaşadın; yine öyle yaşayacaksın; senin dedelerinin, ninelerinin çok önce kurduğu yurtlar şenlikte yeryüzünün cenneti oldular. Bil ki: başka milletlerin bilgide, görgüde, yapkıda ilk örneği, desteği, öğütçüsü senin milletin Büyük Türk Milletidir (Heyet,1934:220).

Dikkatlice bakıldığında rejimlerin kendilerine sadakatle bağlı itaatkar vatandaşlar kurgulamak istedikleri anlaşılmaktadır. Bu yaklaşım dönemin bir çok eserinde kendini gösterir. ‘Askerin Nazari Bilgilerine ve Süel Terbiyelerine Ait Karşılıklı Sorgular' kitabı bu konuda sembolik bir örnektir. Karşılıklı diyalog şöyle yer alır:

Nasıl itaat edilir?

Doğruca mırıldanmaksızın ve hiç irkilmeksizin yapılır.

Kimlere itaat edilir?

Kendisinden bütün üstünlere ve kendisine bir an bile komuta vermek yerine geçenlere itaat edilir.

Hakiki bir hal karşısında bir asker emirsiz kalırsa ne yapar?

Hakiki bir hal karşısında emirsiz kalan bir asker orada beceriksizce durmaz. Böyle Bir hal karşısında amiri olsa idi en doğru olarak vereceği emri düşünür ve hale uygun bir iş becerir ve sonra amirine hesap verir (Tuğrul,1937:3).

Altınay ve Bora yaşananları şöyle izah ederler: Ordunun 1926'dan bu yana Askerlik/Milli Savunma/Milli Güvenlik Bilgisi Dersleri aracılığı ile tüm lise mezunlarının eğitiminde etkin bir rol oynaması Türkiye'de militarizmin aldığı güçlü ve özgün biçimlerden birisidir.(Altınay ve Bora,2002:154).

Dönemin edebi ürünleri de bu toplum yapısını desteklemek üzere kurgulanıyordu. Bu dönemlere ait bir "şiir”e bakalım:

Ayrılık; başka başka düşünüşlerden çıkar

Bu düşünüş birliği kökünden sarsar yıkar.

Demek ki herkes aynı şekilde düşünmeli.

Böyle olmazsa durum tehlikeli:

İşte bu anlaşmamak çoğaltır partileri,

Bunlar yüzünden kalır devlet işleri geri.

Döneme ait bir başka şiirde şöyle söyleniyordu.

Tek bir parti gelince bir çok parti yerine

Bütün millet çalışır kendi isteklerine

Çok hayırlı varlıktır bu yüksek Halk Partisi

Beraberlik sesidir halkın bu bir tek sesi

Tek partili idare yurda faydalı oldu.

Vatanın dört bucağı güzelliklerle doldu..

Görenler diyecekler Türkler bu işin eri [ona ne şüphe!]

Zaferler kazanacak, yükselecek durmadan

Tek partili idare sevilecek her zaman

(Çocuk, 14 Nisan, 1939; 134, aktaran Bensason, 2007) (Belge,2011:690-691).

Konuşmalar bitince Yozgat Mebusu Avni Beyin (Doğan) önergesi okundu: Büyük Milletimizin mutlu talihinin gereği olarak dünyanın en yüksek dâhisi Başkanımız bulunuyor. (Goloğlu,1974:16).

Devam edecek.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Hüseyin Yağmur
26-12-20
E mail: milatgazetesi.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
POSTMODERN BİR BİAT CEMAATİ OLARAK KEMALİZM-9
Online Kişi: 62
Bu Gün: 5361 || Bu Ay: 20.097 || Toplam Ziyaretçi: 1.697.007 || Toplam Tıklanma: 43.157.084