
| Kategori : / MAÂRÝF (Eðitimle Ýlgili Yazýlar) | Okunma Says: 697 |
Üniversitelerde reform art! Çünkü üniversitelerimiz çoald, büyüdü, kalabalk hale geldiler. Verimlilik düzeyleri düük, bilimsel ve kültürel eitim konusunda ciddi sorunlar var. Ak Parti, iktidara geldii ilk günden itibaren üniversite reformu konusunda önemli tartmalara giriti. Sonra bu tartmalar bir kenara brakarak dorudan uygulamalara yöneldi. Yeni üniversiteler açld. Çok k kampüsler ina edildi. Hala ina edilmeye devam ediliyor. Teknoparklar açld. Hala açlmaya devam ediyor. Hocalarn aratrma projeleri desteklendi. Birkaç yl öncesine kadar her hocann yurt içi ve yurtd aratrma, konferans ve sempozyuma katlm için önemli destekler ve tevikler sunuldu.
Üniversite sorunlarmz çok yönlü. Kendi yapsndan kaynaklanan boyutlar var. Akademisyenler youn bir klikleme içinde bulunuyorlar. Çeitli sosyolojik ve ideolojik balamlarda bu kliklemeyi sürdürüyorlar. Tara üniversitelerinde bu daha da youn yaanyor. Yerel balar, nepotizm, kayrmaclk ve gruplama öteden beri devam ediyor. Akademisyenin evrensel akademik bilinç düzeyi düük. Bilimle kurduu ilikiler evrensel normlar ve etik normlar çerçevesinde yürümüyor pek. Devlet ve toplumun genel patronaj ilikilerinin bir parças olarak sürüyor.
Üniversitenin bilimsel makale üretimi olaanüstü artt. Her üniversite kendisi akademik dergiler yaynlayarak kendi hocalarnn makalelerini de burada deerlendiriyor. Bu durumda da ciddi hakszlklar yaanyor. Her üniversite akademik üretimde öne çkmak için bunlarn yeterli olup olmadna bakmayarak önünü açyor. Bu dergilerin çou nitelik açsndan düük. Patronaj ilikilerinin yansmas, ayn üniversitede çalanlar kendi üniversitelerinin dergilerinde yaynlarn destekliyorlar. Yayn enflasyonu var. Ayn eyler tekrarlanp duruluyor.
ntihal orannda büyük bir patlama yaanyor. Bunu engelleyecek mekanizmalar yeterince ilenmiyor. Bu daha lisans döneminde eitimin bir parças olarak devam etmeli. Örencilerimize kendi düüncelerini ve yorumlarn katarak bilgi sunularnda bulunma alkanln kazandrmalyz. Aratrma ödevlerinde bile intihal ile karlatmzda gerekli cezay hocalar olarak vermeliyiz. Ancak çok kalabalk örenci kitlesini bu açdan denetlemek çou kez zor. Böylece intihal yapmaya alan ve yannda kar kalan kii akademik hayatnda da bunu sürdürüyor. Bir akademik zihin konforuna mahkumiyeti getiriyor bu da.
Üniversite ne kampüs ne de binadr. SOAS ya da Cambridge Üniversiteleri hala eski binalarla, lüks ve atafattan uzak bir biçimde birinci kalite eitim veriyorlar. Bizde lüks kampüsler ve binalar yapma yar var. 1984 ylnda girdiim bir üniversitede hala inaatlar yaplmaya devam ediliyor. Türkiye’nin ekonomik düzeyini düündüümüzde bunlar ciddi anlamda israfa yol açyor. Üniversite ne binadr ne de inaat. Üniversite eitimdir, aratrmadr, kültürdür. Güzel üniversite de güzel binalar manasna gelmez!
Üniversitelerimizin artan kütüphaneleri, derslikleri, amfileri ve laboratuvarlar var. Ama ayn zamanda her fakültenin bitiiinde konforla dolan kafe ve restoranlar ile karlayoruz. Örenciler buradaki konfora çok daha fazla zaman ayryor. Kütüphaneler ve yaplan kültürel faaliyetlere katlma oran düük. Paris’te, Sorbon Üniversitesi’nin kantinleri ve restoranlarnn bu kadar konforlu olmadn görünce armtm.
Türkiye’de üniversite okumak bir prestij meselesi. Aileler, çocuklularna bir saygnlk kazandrdklarn düünüyorlar. Bu bir illüzyon. Çünkü üniversiteleri bitirdiklerinde ciddi anlamda “üniversiteli isiz” kimlii haline geliyorlar. Bundan dolay üniversiteler ihtiyaca, talebe ve dünya istihdam rekabetinde yer alacak biçimde düzenlenmeli. Bol bol üniversite mezunlar yetitirmek bambaka ciddi sorunlara yol açmaktadr.
Üniversitelerin yönetimi önemlidir. Bilimsel özerklik, akademik özerklik, katlm ve dahil olmaya yer veren bir yönetim tarz olumaldr. Mesela 2014 ylnda bize gelen bir metin vard. Buna göre akademisyenler kendi alanlar dnda kamuoyuna açklamalarda bulunmayacaklarn ve toplantlara katlmayacaklarn söylüyordu. Buna göre ben sosyoloum ve Akif’in iirleri ve edebiyat üzerine televizyonlarda ve STK faaliyetlerinde konuamam. Çünkü benim alanm olmayan edebiyat konular bunlar. Akademisyenlerle ilgili telif yasas, 1983 ylnda konulan yasalarla devam ediyor. Atatürk lke ve nklaplarn eletirmek yasaktr. Peki, bir iktisatç devletçilik ilkesine ters olan serbest piyasa ekonomisini savunursa ve derste anlatrsa ne olur?
Rektörlük sistemi kökten slah edilmeli. Demokrasi bir tiyatro deil elbette. Ama akademisyenlerle ilgili kararlar alrken onlara danan bir yönetim tarznn olmas adalet gereidir. Onlara sayg duymak ve onlar önemsemek manasna gelir bu.
Yazar: Ergün Yýldýrým |
18-02-21 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||