
| Kategori : TÂRİH / TÂRİHİN ARA SOKAKLARI | Okunma Sayısı: 697 |
Hakikatin peÅŸine düÅŸmeyenler, zahmet edip bu yazıyı okumasın! Kafa konforları sarsılmasın!
*
İlk soru: 23 Nisan 1920’yi yâd etmek için nereye gitmek gerekir?
Asla bu sabah erbâb-ı siyasetin gittiÄŸi yere deÄŸil, 101 yıl önce o günün sabahında gidilen yere!
23 Nisan 1920 cumasında herkes Hacıbayram Veli Camii’nin yolunu tutmuÅŸtu. Ankara’nın manevî merkezinde bir baÅŸlangıcın besmelesi çekiliyordu.
Cuma namazından sonra cemaat Hacı Bayram Veli’nin türbesi önünde sessizce Fatihalar okudu. Önde başının üstünde Kur’an taşıyan âlimler, Sancak-ı ÅŸerif ve Lihye-i saadet vardı.
Tekbirler alay yola koyulmadan varılacak yere ulaÅŸmıştı. Mesafe kısaydı, yol uzun…
Kafile menziline vardığında, Meclis binasının önünde kurbanlar kesiliyordu, topluca dua edildi. Günlerce önceden genelge yayınlanmış, valilerin tertibiyle Hatm-i ÅŸerifler, Buharî tilavetleri yapılması buyurulmuÅŸtu.
İşte onların duasıydı yapılan…
Allah’ın kelâmıyla, Peygamber’in sözüyle yola çıkılıyordu…
Åžerefli sancak toplantı kürsüsüne örtüldü, üzerine Kur’an ve Peygamberimizin sakalının telinin bulunduÄŸu bohça konuldu. Toplantı baÅŸlayabilirdi…
*
Var mısınız: Hadi 23 Nisan’ı aslına uygun kutlayın bakalım!
*
Bu bayramlarda o günden bir tek “23 Nisan” lâfzı kalmıştır.
23 Nisan’dan sonra gelen bütün kelimeler, cümleler uydurmadır! Sahtedir, sahtekârlıktır.
“Ulusal egemenlik ve çocuk bayramı!”
23 Nisan 1920’de ne ulusal vardı, ne egemenlik!
Ulus mogolcadan aparıldı, egemenlik yunancadan (hegemonik), 23 Nisan 1920’den on yıl sonra!
Mütercim Âsım, Kamus tercümesinde Türkmenlerin “Yurttan yurda konup göçer olan tâife-i insaniyeye (insan topluluÄŸuna), göçer evlilere, ulus dediklerini yazıyor.
“Yurttan yurda” deyince yanlış anlaşılmasın: Konaklanan yerden konaklanan yere! Yurt esasen çadır demektir. Çadırların konulduÄŸu yer de yurt sayılır! O zaman ne oluyor: Ulus en fazla kabile oluyor!
23 Nisanda millet için yola çıkılmıştı. Hâkimiyet-i milliye, yani milli hâkimiyet tesis edilecekti. Mücadeleden sonra ulusal egemenlik kuruldu! Milletten kabileye doÄŸru bir seyir takip edildi!
Milletin hâkimiyetinin defteri mücadele bittiÄŸinde dürülmüÅŸtü. İşte o zaman adı konulmamakla beraber “ulusal egemenlik” yoluna girildi. Bu yolun baÅŸlangıcında Mustafa Kemal PaÅŸa’nın Halk Fırkası (Partisi) kurma emeli vardır. O yüzden PaÅŸa ikinci seçmenlere taahhütname imzalattı: “Sadece PaÅŸa’nın uygun bulduÄŸu adaylara oy vereceÄŸim! Vallahi!”
İkinci Meclis böyle teÅŸekkül ettirildi. PaÅŸa’nın listesi dışında bir tek kiÅŸi seçilebildi. İşte “Ulusal egemenlik” budur!
Milli Hâkimiyet bayramı ondan sonra çocuk oyuncağı oldu!
İşte size “Çocuk bayramı”nın kısa anlatımı!
Yazar: D. Mehmet DoÄŸan |
23-04-21 |
||
| E mail: tyb.org.tr | Tweet | ||