
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 576 |
“Müslümanm” diyen kiinin kendisine bahedilen tüm özelliklerin dier insan kardeleri için de geçerli olduunu bilmesi ve onlarn hayatlarnn kendisinden daha aada olmasndan derin bir teessür duymas, insan kardelerinin acsn kendi acs gibi hissetmesi umulur.
Böyle umulur fakat aslnda gerçek hayatta hiç de böyle olmadn hepimiz biliriz. Pek de muteber olmayan, insanlk aleyhtar dier özelliklerimiz çou zaman bu anlatmaya çaltm, insanda olmas gereken hasletlerimizi unutturur. badetler unuttuklarmz hatrlatmak, bizi bencillik ve zevk peine düme batandan çkarabilmek için vardr. badetler srasnda insandan bir ürperme, bir uyan bekleriz. Ramazan, sair zamanlardaki ibadetler boyunca bir türlü yetmeyen ürpermelerin, bir ay boyunca toplu olarak zerk edilmesi, Kur’an’n mesajnn indii ayda insanlara topluca bir kez daha duyurulmasdr. Bu toplu ve uzun süreli çarnn hepimiz üzerinde derin bir etkisi vardr. Çok etkileyici bir filmden çkm insanlar bile birbirlerine daha yakn hissederken ayn ay içinde ayn ürpertici mesajlara muhatap olmu insanlarn, insanlklarna ve birbirlerine bigâne kalmas olacak i deildir.
bni Arabî üzerine çalmalaryla bilinen Ekrem Demirli, oruçtan yola çkarak ibadetleri nasl anlamamz gerektii üzerine fevkalade mühim tespitlerde bulundu. Hakl olarak, oruç dediimizde öncelikle sadece salmz üzerindeki faydalarndan; ikincisi, sosyal snflarn birbirini “anlama”snn zeminini oluturarak toplumsal dayanmann pekimesinden bahsetmekle yetindiimizi eletirdi. Ona göre; “badet insana Allah hakknda bilgi kazandrmad sürece hiçbir anlam ifade etmeyecektir. Her ibadetin maksad insana Allah ve O’nun fiilleri hakknda kazandraca marifettir. Bu itibarla marifet ibadetin maksadn tekil eder… Öte yandan ibadetler bize içinde kendimizin de bulunduu âlemin yaratl hakknda bilgi kazandrr. Allah ile âlem-insan arasndaki en mühim irtibat, ‘Yaratl’ irtibatdr; bu irtibat hatrlamakszn Hakk’a tam ‘Teveccüh’ olamaz. Oruçtaki ‘msak’, yani kendini tutmak ve çekmek ile orucu açmay anlatan iftar (Yaratlla ilgili ftrat ve el-Fatr ismiyle ilikisini hatrda tutarsak) Allah’n iki ayr isim türüyle gerçekleen yaratl eylemine atf yapar. Baka bir ifadeyle insan Ramazan’da ‘Tutmak’ ve ‘Açmak’ eklindeki eylemiyle Hakk’n, âlemi sürekli yok etmesini (msak) ve var etmesini (ftar) ‘Zevk’ yoluyla idrak eder. Bu sayede oruç bize Allah’n, üzerimizdeki en büyük nimetlerinden ‘Sürekli yaratl’ nimetini hatrlatr.”
Bu sözlere ve sahibine ancak apka çkarlr ancak apkamz çkarrken baz sözlerin de azmzdan dökülmesine engel olamayz: “yi ama üstad, orucun ve ibadetlerin deerini anlamak için Sufi yoluna girmekten baka bir yol yok mudur? Sufi yoluna girmemi olanlarn ibadet konusunda her baklar tam bir yanlg m içerir? Ya da inanç ve ibadetlere insan varoluu açsndan bakmak mümkün deil midir?”
Ramazan, sair zamanlardaki ibadetler boyunca bir türlü yetmeyen ürpermelerin, bir ay boyunca toplu olarak zerk edilmesi, Kur’ân’n mesajnn indii ayda insanlara topluca bir kez daha duyurulmasdr. nanç ve ibadetlere insan varoluu ve psikolojisi açsndan baktmzda Sufi yolundakilerin gördükleri de dâhil olmak üzere o kadar çok eye ahit oluruz ki…
Her eyden önce inançlar, bu karmakark dünyada bize ve hayatlarmza rehberlik salarlar; inançlarmz ne kadar salam bir zemine dayalysa yol haritamz da o kadar güvenilir olacaktr. “Ben kimim, bu dünyada ne iim var, ölüm sonras beni bekleyen nedir?” sorularna cevap verebilmek, insann baarabilecei en büyük ilerdendir. nsan, hayatna bir anlama katamyorsa dier canllardan farkl olarak yaamas için bir gerekçe bulmakta, yalnzlk zindanndan çkmakta da zorlanacaktr. Çünkü insan eylerin adn bilmekle hem bilince, üstelik de bilinçli olduunun bilincine, özgürlüe mahkûm olmu hem de bu vasfyla meleklerden üstün bir yaratla sçramtr. Daha dorusu insan ftraten böyle yaratlmtr ama böyle bir sçramay yapabilmesi için dinin, üstelik hak dinin dosdoru yoluna girmesinden baka ans da bulunmamaktadr.
Ramazan orucu olmak üzere ibadetlerin kii huzuruna etkisi ve bunun toplum hayat açsndan önemi:
nsan, var olduunun bilincinde olan kendi yaam projesini yapmaya muktedir yani özgür yegâne varlk. Ne ki özgürlüümüz, öyle sanld gibi bir hediye deil, bir ba dönmesi, bir bulant olarak yaanr çou kez. Biyolojimizin, genlerimizin, doa yasalarnn, hukuki ve toplumsal kurallarn zindanlarnda nasl özgür olunaca sorusunu bir kenara braksak bile tam bir sanal durumdur, varla yok aras bir eydir özgürlük. Sonsuz yol vardr gidilecek, ama insan bir anda hem orada hem burada olamaz, tek bir yaanty yaamaya mahkûm. Bir yola girildi mi o yolun tüm kurallarna uymaya, sorumluluklarn yerine getirmeye zorunludur. Ama yine de özgürlüümüzü hissetmek isteriz, ondan vazgeçemeyiz. Hayatmzdan vazgeçeriz ama özgür olma hissinden vazgeçemeyiz. O, bamzn belasdr.
te insann yaayabilmesi, bir hayat plan yapp, bir amaç edinip yaantsn sürdürebilmesi için ölüm, anlamszlk, yalnzlk, özgürlük gibi temel varolusal kayglarn garantiye ya da bir baka deyile askya alabilmesi, sanki bunlarla bir ilgisi yokmu gibi davranabilmesi gerekir. Bu kadar geni bir mönüyü barndran yegâne yaamsal aygt, din tarafndan sunulur. Dinsel inanç, sunduu anlam ve davran haritasyla insana bir güvenlik alan salar. Dinsel inanç sayesinde varoluun arl, doluluu hafifler; ömrümüz, arada snavlara tabi tutulsak da bize bir armaan olarak gösterilir. yi ki varzdr, iyi ki gelmiizdir bu dünyaya, Yaratcmz bizi var olma erefiyle ereflendirmitir. Kendimizi O’nun esirgeyici, balayc kollarna brakabiliriz. Tehlikelerle, hrs ve tamahla dolu bu insanlarn ve tabiatn dünyasnda kendimizi bu kadar güven içinde baka nereye brakabiliriz ki! Zaten bizi bir alan olsa, tamamen kabul eden olsa, örnein bir ana, bir sevgili bunu söylese hatta yapsa, ksa bir süre sonra özgürlüümüz orada yapp kalmamak için çrpnmaya balayacaktr.
Üstelik Yaratc’nn bizim ibadetimize, namazmza, orucumuza da ihtiyac yoktur. Gerçi bizden bunlar talep eder ama kendisi için deil bizim için, bizatihi kendimiz için ister bunu. Bizi O’ndan daha iyi koruyan, kollayan, düünen yoktur. O, bize bizden, ahdamarmzdan bile daha yakndr. Bizden ibadet ister zira her ibadet, dünya hayatna verilmi bir ara, bir moratoryumdur. Her ibadette, küçücük bir dua ve sadaka verme annda bile dünya hayatndan, fanilikten, varolusal temel kayglardan yüz çevirme, Yaratcyla karlama, konuma söz konusudur.
badetler, bir ara vermedir ama dinlenme, tatil deildir. Ara verilen dünya hayatnn rutin akdr yoksa insann zihni çok daha faaldir ve üstelik daha yüksek bir mertebededir. badet srasnda varolusal olarak bir yükselme duygusu yaanr. nsan, kendi bana kendisini anlayamayacaktr bunu ancak Yaratcya bal olduunun bilincinde olmas, Yaratc tasavvuru sayesinde yapabilir. Buradaki “Kendini anlama” ifadesi, sadece basit bir bilisel ilevi deil, bütün bir varoluun, kiinin düüncelerinin, duygularnn ve eylemlerinin topyekûn yer ald derin bir kavray anlatmaya çalr. Bu yüzden tüm ibadetler srasnda adaleti, sevgiyi ve gücü, hepsini birden, bir arada, tek bir potada tecrübe ederiz. badet, varoluumuzun bütün boyutlaryla, Yaratc’ya yaklamaya ve onunla iletiim kurmaya izin veren, sonlu ile sonsuzun, kutsal ile profann birbirine baland ara geçittir. badet sayesinde bizim dünyevi ve sonlu varlmz, aknlar, kutsal bir haleyle kaplanr. Yaratc, bizim için bilimsel olarak kant gereken niceliksel bir varlk olmaktan çkar, olanca gücü ve sonsuzluuyla varoluumuza katlr. Bu nedenle ibadet, inancn özüdür. badet olmasayd, maneviyat seferi kendisini her daim yenileyemez, din, “Tanr var m yok mu?” sorusunun etrafnda dönen basit bir entelektüel tartma konusu olarak kalrd.
nancn ve onun özü olan ibadetlerin, bireysel psikolojimizde olduu kadar, toplumsal psikolojimizde de deimez yeri vardr. nsan, ayn zamanda grup-varlktr; ancak “öteki” sayesinde, “öteki”nin aynasnda görür tanr kendini. Salkl bir insan ilikisinin ve toplumsal yaamn olabilmesi için bizim dmzdaki insanlarn da en az bizim kadar deerli olduunun bilgisine ve bizi bakalarna yaknlatracak sevgi, sayg, merhamet gibi olumlu duygulara ihtiyaç vardr. Ahlâk, enikonu, bizim insan kardeimiz olan “Öteki”ne ne yapacamz, nasl davranacamz hakkndadr. Bu kadar önemli olan ahlâkî ilev, birçok kaynaktan beslenir; ahlâkn birçok kökeni vardr ama en önde geleni dinsel olandr. Dinsel olann ahlâkn ana kayna oluu, maneviyatn psikolojimizde tuttuu derin yer nedeniyle olduu kadar, Yaratcnn hem “Öteki”nin de yaratcs hem de “Mutlak Öteki” özellii dolaysyladr. Bütün “Öteki”lere kar davranmzda, “Öteki”lerin bir sahibi, hesap vereceimiz bir merciidir Yaratcmz… Tüm bu nedenlerle “Allah’n ahlâkyla ahlâklannz!”, “slâm, güzel ahlâktr.” denilir. badetler, ahlâkmz, bakalarna ne yaptmz, bakalarn ne kadar düündüümüzü Yaratcmz’n önünde, onunla birlikte gözden geçirdiimiz durumlardr.”
Yazar: Erol Göka |
09-05-21 |
||
| E mail: dunyabizim.com | Tweet | ||