İSTANBUL'A BİR MÜHÜR DAHA: TAKSİM CAMİİ

Allah emeği geçenlerden râzı olsun.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir düşünce için ölümü göze almak, kendini feda ediş değil; hayatı anlamlandırmaktır.
İsmet Özel
Son Dakika!
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 93
Yazar: Ergün Yıldırım
Sahte maneviyat patlaması: Endüstrileşen maneviyat

MAFYA BABALIĞI VE KAMUOYU AKTÖRLÜĞÜEnerji kavramından geçilmiyor. Enerjim var, enerjim düşük, enerjik ol, pozitif enerji… Tamamen maddi bir kavram enerji. Oysa bütün bu ifadelerle onunla maneviyatı, ruhu, iç dünyamızı, canlılığımızı (can kavramı da temelde ruhu ifade der) anlatmak istiyoruz. Fiziğin bu nesnel, maddi ve dünyevi kavramı şimdi sahte maneviyat için devrede. Benim aklıma ise enerji deyince hep elektrik gelir nedense! Parlak, nesnel ve fiziki ışık.

Ortalık “enerji şifacılığı” kaynıyor. Meditasyon, yoga, bio-enerji, reiki, theta healing (en çok şifadan bahseden akımlardan biri) gibi birçok akım doğuyor. Bunların hepsi “sağlık, zenginlik ve sevgi” peşinde. Acıları imha ederek saf mutluluk sağlamayı vaat ediyorlar. Pozitif düşün diyerek hayatın parçası olan sıkıntı, acı, dert, çatışma, hastalık gibi tüm negatif gerçeklikleri yok sayıyorlar. İnsanlara bunları yok sayarak onların olumlu yönlerini gıdıklıyorlar. Bilinçaltı temizliği adıyla uyguladıkları seanslar, grup ritüelleri ile “şifa dini” icat ediyorlar.

Hatta kimileri İslamiyet’in şifa ve maneviyat ile ilgili boyutlarından işlerine yarayan kısımları keserek kendine katıyor. İslam da enerji şifalığına payanda oluyor. Din, enerjiye dönüşüyor, sahte ritüellerin parçası haline geliyor. Sahte maneviyata meze oluyor. Nitekim miraca çıkarak şifa almaktan bahsedenler var. Miraç düşüncesi, bir ruhsal yükselme enerjisi olarak kullanılmak isteniyor.

Hakikatin maneviyatı yerine sahte bir maneviyat inşa ediliyor. Buradan sevgi, ruh, can ve dayanışma açlığı çeken insanlar kolaylıkla yönlendiriliyor. Yeni maneviyatsız cemaatler ve maneviyatsız ritüeller üretiliyor. Kişiye şifa olacak, onu acılardan ve başarısızlıktan alıkoyacak ritüeller diye sunuluyor. Yalnızlık, başarısızlık, çatışma ve özgüven yoksunluğu içinde olan insanlar buraya koşuyor. Burada başarı, sevgi, dayanışma ve dostluk umuyor.

Enerji, fiziktir ve fiziğe yarar. Can’a can katmaz. Canı, maneviyatsız bir biçimde teskin etmeye ve yaşatmaya çalışır. Canın acısına, açlığına ve temsil arayışına fizikle cevap verir. Bundan dolayı da can, başkalaşır. Otantik yapısını kaybeder. Narsizm ve bencillik yükselir. Tanrı, Tanrılaşmak için başvurulan bir market metası haline gelir. Nitekim 4 bin kişi üzerinde araştırma yapan Hollanda’nın Radboud Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, meditasyon gibi manevi eğitim ile manevi üstünlük duyguları arasında bağlantılar keşfetti. Bu araştırmada “kendini beğenmişlik” tutumunun öne çıktığı tespit edildi. Ruhsal olgunlaşma sağlamak yerine şişkin egolara yol açtığı gözlemlendi. “Farkındalık, meditasyon, kendi kendini iyileştirme ve auralar da dahil olmak üzere ruhsal eğitim biçimlerinin, insanları egolarından uzaklaştırmaları beklenirken; uzmanlar, insanların daha başarılı, daha saygı duyulan veya sevilen hissetme ihtiyacını artırarak aslında tam tersi bir etkiye sahip olduğunu söylediler”.

Sahte maneviyat cemaatleşmeleri ve riteülleri dini olandan tamamen farklı. Çünkü bir marketing içinde gerçekleşiyor. Adorno’nun kültür endüstrisi tezine paralel bir biçimde burada da maneviyat endüstrileşmesi var. Ritüeli de, cemaate katılımı da parasal. Bir pazar ilişkisi içinde maneviyat ve şifa edinmeye çalışılıyor. Allah, miraç, şifa, maneviyat, ruh tamamen pazar ve para ilişkisiyle yürüyor. Bundan dolayı bunlara maneviyat endüstrisi diyorum. Elbette bu maneviyat endüstrisi, kapitalizmin ürettiği bir şey. Ancak Müslümanlığın maneviyat ekolü olarak güçlü bir tasavvuf geleneğine, felsefesine, irfanına, cemaatleşmesine ve meşrebine sahip olmasına rağmen neden bu olgu ortaya çıkıyor? Üzerinde düşünmemiz gereken soru budur. Konjonktürel olarak bunun cemaat, tarikat, hizmet gibi maneviyat alanının özellikle FETÖ ile beraber gözden düşmesinin de önemli bir etkisi oldu. İkinci olarak Kemalizm total bir biçimde sahih maneviyat ekollerini inkar, karalama ve bastırma faaliyetleri de buna katkı sağlıyor.

Ne meditasyon, ne yoga, ne de Theta Healing sahih maneviyat. Bunlar insana şifa veremezler. Canı bedene çekerek, Tanrıyı insana hizmet eden beşer haline getirerek ve daha da önemlisi sahih maneviyat kaynaklarından koparak hareket ediyorlar. Para ve pazarı işe katıyorlar. Bize maneviyat sağlayacak ekollerimiz tarihte tecrübe ile sabit. Asırlarca insanlara ve toplumlara hizmet ettiler. Yesevilikten Mevleviliğe, Nakşilikten Gülşeniliğe, Kadirilikten Cerrahiliğe kadar farklı meşreplerle sağladılar bunu. Ne pazar ne de para için şifa dağıttılar. Bize maneviyatıyla şifa verecek olan bu tasavvuf meşrepleridir, tasavvuf yoludur. Maneviyat, enerjiden değil muhabbetten gelir.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Ergün Yıldırım
16-06-21
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
Sahte maneviyat patlaması: Endüstrileşen maneviyat
Online Kişi: 24
Bu Gün: 107 || Bu Ay: 6.411 || Toplam Ziyaretçi: 1.782.726 || Toplam Tıklanma: 44.760.313