
| Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar | Okunma Sayısı: 541 |
Enerji kavramından geçilmiyor. Enerjim var, enerjim düÅŸük, enerjik ol, pozitif enerji… Tamamen maddi bir kavram enerji. Oysa bütün bu ifadelerle onunla maneviyatı, ruhu, iç dünyamızı, canlılığımızı (can kavramı da temelde ruhu ifade der) anlatmak istiyoruz. FiziÄŸin bu nesnel, maddi ve dünyevi kavramı ÅŸimdi sahte maneviyat için devrede. Benim aklıma ise enerji deyince hep elektrik gelir nedense! Parlak, nesnel ve fiziki ışık.
Ortalık “enerji ÅŸifacılığı” kaynıyor. Meditasyon, yoga, bio-enerji, reiki, theta healing (en çok ÅŸifadan bahseden akımlardan biri) gibi birçok akım doÄŸuyor. Bunların hepsi “saÄŸlık, zenginlik ve sevgi” peÅŸinde. Acıları imha ederek saf mutluluk saÄŸlamayı vaat ediyorlar. Pozitif düÅŸün diyerek hayatın parçası olan sıkıntı, acı, dert, çatışma, hastalık gibi tüm negatif gerçeklikleri yok sayıyorlar. İnsanlara bunları yok sayarak onların olumlu yönlerini gıdıklıyorlar. Bilinçaltı temizliÄŸi adıyla uyguladıkları seanslar, grup ritüelleri ile “ÅŸifa dini” icat ediyorlar.
Hatta kimileri İslamiyet’in ÅŸifa ve maneviyat ile ilgili boyutlarından iÅŸlerine yarayan kısımları keserek kendine katıyor. İslam da enerji ÅŸifalığına payanda oluyor. Din, enerjiye dönüÅŸüyor, sahte ritüellerin parçası haline geliyor. Sahte maneviyata meze oluyor. Nitekim miraca çıkarak ÅŸifa almaktan bahsedenler var. Miraç düÅŸüncesi, bir ruhsal yükselme enerjisi olarak kullanılmak isteniyor.
Hakikatin maneviyatı yerine sahte bir maneviyat inÅŸa ediliyor. Buradan sevgi, ruh, can ve dayanışma açlığı çeken insanlar kolaylıkla yönlendiriliyor. Yeni maneviyatsız cemaatler ve maneviyatsız ritüeller üretiliyor. KiÅŸiye ÅŸifa olacak, onu acılardan ve baÅŸarısızlıktan alıkoyacak ritüeller diye sunuluyor. Yalnızlık, baÅŸarısızlık, çatışma ve özgüven yoksunluÄŸu içinde olan insanlar buraya koÅŸuyor. Burada baÅŸarı, sevgi, dayanışma ve dostluk umuyor.
Enerji, fiziktir ve fiziÄŸe yarar. Can’a can katmaz. Canı, maneviyatsız bir biçimde teskin etmeye ve yaÅŸatmaya çalışır. Canın acısına, açlığına ve temsil arayışına fizikle cevap verir. Bundan dolayı da can, baÅŸkalaşır. Otantik yapısını kaybeder. Narsizm ve bencillik yükselir. Tanrı, TanrılaÅŸmak için baÅŸvurulan bir market metası haline gelir. Nitekim 4 bin kiÅŸi üzerinde araÅŸtırma yapan Hollanda’nın Radboud Üniversitesi’ndeki araÅŸtırmacılar, meditasyon gibi manevi eÄŸitim ile manevi üstünlük duyguları arasında baÄŸlantılar keÅŸfetti. Bu araÅŸtırmada “kendini beÄŸenmiÅŸlik” tutumunun öne çıktığı tespit edildi. Ruhsal olgunlaÅŸma saÄŸlamak yerine ÅŸiÅŸkin egolara yol açtığı gözlemlendi. “Farkındalık, meditasyon, kendi kendini iyileÅŸtirme ve auralar da dahil olmak üzere ruhsal eÄŸitim biçimlerinin, insanları egolarından uzaklaÅŸtırmaları beklenirken; uzmanlar, insanların daha baÅŸarılı, daha saygı duyulan veya sevilen hissetme ihtiyacını artırarak aslında tam tersi bir etkiye sahip olduÄŸunu söylediler”.
Sahte maneviyat cemaatleÅŸmeleri ve riteülleri dini olandan tamamen farklı. Çünkü bir marketing içinde gerçekleÅŸiyor. Adorno’nun kültür endüstrisi tezine paralel bir biçimde burada da maneviyat endüstrileÅŸmesi var. Ritüeli de, cemaate katılımı da parasal. Bir pazar iliÅŸkisi içinde maneviyat ve ÅŸifa edinmeye çalışılıyor. Allah, miraç, ÅŸifa, maneviyat, ruh tamamen pazar ve para iliÅŸkisiyle yürüyor. Bundan dolayı bunlara maneviyat endüstrisi diyorum. Elbette bu maneviyat endüstrisi, kapitalizmin ürettiÄŸi bir ÅŸey. Ancak Müslümanlığın maneviyat ekolü olarak güçlü bir tasavvuf geleneÄŸine, felsefesine, irfanına, cemaatleÅŸmesine ve meÅŸrebine sahip olmasına raÄŸmen neden bu olgu ortaya çıkıyor? Üzerinde düÅŸünmemiz gereken soru budur. Konjonktürel olarak bunun cemaat, tarikat, hizmet gibi maneviyat alanının özellikle FETÖ ile beraber gözden düÅŸmesinin de önemli bir etkisi oldu. İkinci olarak Kemalizm total bir biçimde sahih maneviyat ekollerini inkar, karalama ve bastırma faaliyetleri de buna katkı saÄŸlıyor.
Ne meditasyon, ne yoga, ne de Theta Healing sahih maneviyat. Bunlar insana ÅŸifa veremezler. Canı bedene çekerek, Tanrıyı insana hizmet eden beÅŸer haline getirerek ve daha da önemlisi sahih maneviyat kaynaklarından koparak hareket ediyorlar. Para ve pazarı iÅŸe katıyorlar. Bize maneviyat saÄŸlayacak ekollerimiz tarihte tecrübe ile sabit. Asırlarca insanlara ve toplumlara hizmet ettiler. Yesevilikten MevleviliÄŸe, NakÅŸilikten GülÅŸeniliÄŸe, Kadirilikten CerrahiliÄŸe kadar farklı meÅŸreplerle saÄŸladılar bunu. Ne pazar ne de para için ÅŸifa dağıttılar. Bize maneviyatıyla ÅŸifa verecek olan bu tasavvuf meÅŸrepleridir, tasavvuf yoludur. Maneviyat, enerjiden deÄŸil muhabbetten gelir.
Yazar: Ergün Yıldırım |
16-06-21 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||