İSTANBUL'A BİR MÜHÜR DAHA: TAKSİM CAMİİ

Allah emeği geçenlerden râzı olsun.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir düşünce için ölümü göze almak, kendini feda ediş değil; hayatı anlamlandırmaktır.
İsmet Özel
Son Dakika!
Kategori : / MAÂRİF (Eğitimle İlgili Yazılar)
Okunma Sayısı: 112
Yazar: Ali Akben
KAMALİZM VE DİNSİZLİK...

Değerli okurlarım yakın tarihi bilmeden günümüzdeki gelişmelere nâkıs kalabiliriz...

Son iki yüz yıl Osmanlı tarihini mercek altına alıp incelediğimizde yaşanılmış öyle garabetlere şahit olunuyor ki günümüzü hem aydınlatan hem de karartan cinsten.

Bir Osmanlı paşası olan Mustafa Kemal kendisine verilen görevi yapmış ve Anadolu’dan hareket ederek devletimizi yeniden kurmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda devletimizin dini İslam.

Detaylarda boğulmadan devam edelim.

Cumhuriyetimizin ilk yıllarında Osmanlıyı hatırlatabilecek her ne var ise hepsine birden topyekun savaş açılmış ve din dil millet milliyet gibi kavramların kimyası ile oynanmış daha baştan devletimizin düğmesi yanlış iliklenerek işe başlanmıştır.

İş öyle bir yere kadar vardırılmış ki, devleti kurma görevini başarı ile tamamlayan kişinin isminin başındaki Mustafa kelimesi İslam’ı çağrıştırdığı, Kemâl kelimesi de Arapça olduğu için kaldırılarak öz Türkçe Kamâl olmuş, soyadı kanunu ile de Atatürk ilave edilerek mesele halledilmiş diyemeyeceğim.

Çünkü daha sonra yeni bir din ihdas edilmesi gerekliliğinden olsa gerek Kamalizmin din olması için epey bir çalışanlar çabalayanlar olmuş.

Muş diyorum çünkü o günün kraldan çok kralcılarının işi bu.

Tarihçi olmadığım için buraya kadar deyip esas varmak istediğim yere yani günümüze geleyim.

Malum zihniyetin bugününde durum aynı desem haksızlık yapmam sanırım. Bu kanaate varmak için tarih bilgisine de gerek yok.

Bizzat yaşıyoruz ve görüyoruz.

Din dendiğinde elleri ayakları birbirine dolanan beyni karışan ve kıçına nışadır sürülmüş yaratıklar gibi sağa sola tekme atan mebzul miktarda ucubeler var etrafımızda.

Mangalda kül bırakmayan bu yaratıkların dünkü ağababalarından da pek bir farkları yok.

Yalan dolan diz boyu.

Milletin değerlerinden bihaberler.

Ben yaparsam doğru başkaları yaparsa yanlış mantıklı bu yaratıklar bugünlerde yine iyice azıttı.

Yokluk edebiyatını iyi senarize eden, deveyi hamudu ile götüren ve bukalemun gibi hangi kisve ve kılıkta olunacaksa ona göre şekil alan bu yaratıkların varsa yoksa tek ve bir hedefleri var bugünlerde.

Tayyip düşmanlığı.

Aslına bakarsak din düşmanlığı.

Sade din düşmanlığı olsa yine peki ama bu yaratıklarda millet milliyet hatta devlet düşmanlığı da var. Yerli ve milli olan hemen her şeye düşmanlar.

Gavurlarla kol kola onlardan aldıkları emirlere göre hareket eden ve taraftarlarını aldatma hususunda olmadık kılıklara giren bu bukalemunların yeni bir marifeti demeyeceğim bilindik bir marifetleri yine bugünlerde ortalıkta dolaşıyor.

Mücahitlerin müteahhit olup sonrada her şeye müsait olmaları gibi bu güruh da bugünlerde her şeye müsait olmuş durumda.

Yoldaş moldaş derken şimdide fondaş olup ağababalardan aldıkları dolarlar ve emirlere göre durumdan vazife çıkarmakla meşguller.

Utanmadan sıkılmadan bunun normal bir şey olduğundan bahsetmeleri gerçekten çok acı.

Düğün değil bayram değil gavur sizi niçin öpüyor bir düşündeniz.

İnsan gibi çıkıp bu yaptığım düpedüz beşinci kol faaliyeti ve bana bindiğim dalı kestiriyorlar içinde bulunduğum geminin su alması için çalışmam isteniyor diyerek mertçe bir çıkış yapsalar diyeceğim ama nerde o akıl ve feraset.

Akıl çevirim dışı, din düşmanlığı genetik bir araz ve milliyet kavramı da bu güruha göre çağ dışı olunca böyle oluyor ve milletin tükrüklerini bile yağmur zannedecek kadar akıl dane olabiliyor.

Ne diyelim.

Allah müstehaklarını versin.

Boşuna heveslenmeyin derim.

Türkiye eski Türkiye değil.

Millet ise dün olduğu gibi bugünde yarında bu gezi zekalı kaz kafalılara pirim vermez. Boşuna heveslenmeyin.

Hevesiniz kursağınızda kalır ve boğulursunuz.

Sağlık ve mutluluk dileklerimle.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Ali Akben
24-07-21
E mail: milatgazetesi.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
KAMALİZM VE DİNSİZLİK...
Online Kişi: 25
Bu Gün: 14 || Bu Ay: 5.319 || Toplam Ziyaretçi: 1.815.534 || Toplam Tıklanma: 45.352.438