HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / EDEBÝYAT
Okunma Says: 692
Yazar: Ömer Lekesiz
Dil ile yazý nereden ve niçin gelir?

Dil ile yaz nereden ve niçin gelir?Edebiyatn yegâne malzemesi dildir.

Dil tanmak, anlamak, yönetmek – yönetilmek, sair sosyal ilgi ve ilikileri düzenlemek… için konuma esasnda zorunludur. Bu balamda konumak –bnü’l Arabî’nin söyleyiiyle– kendinden haber vermektir; susmak ise geçici olarak bavurulan bir seçimden ibarettir.

Yaz, konuulanlarn maksat ve önemine göre kayda geçirildii bir araçtr. Bu maksada göre dillerin ve yazlarn yaratllar ve nimet olular bakmndan birbirlerine üstünlükleri yoktur.

Üstünlük ancak, konumada varlkla ortak -çünkü her varlk kendi hakikatince mutlaka konuur- yazmada tek yetki sahibi olan insann, “el-Mütekellim”in varln ve kelâmn yüceltmesine göredir.

Dier bir söyleyile dilde ve yazda üstünlük kelimeyi ve o kelimeyi söylemeyi / yazmay mümkün klan organlar, dilin ve yaznn ancak o organlara bahedilen nur ile mümkün olduunu idrake tabidir. Nitekim konuamamann dilin, yazmamann elin yokluundan olmadn herkes bilir; nice dil vardr ki nur verilmedii için konuamaz, nice el vardr ki nuru olmad için yazamaz.

Hâl böyle olunca dil konusu, her eyden önce din konusu olarak somutlar ve her eriat kendisine tayin edilen dil (mana) içinde kurumlar. Bu somutlama ve kurumlama, nefsin muhtelif güçleriyle olan ilikisi nedeniyle kendisi için takdir edilen ilahî vasat ihlal etme eilimdeki insann, o eriat esasnda dil yönünden temizlenmesi ve mezkûr vasatta durmaya tevik edilmesiyle gerçekleir ki, her iki hususta da had Kur’an’dr. Zira her i (akt, itaat, emir ve eylem) dilde balar, dilde sürer ve dilde biter:

“Allah, sözün en güzelini; ayetleri, (güzellikte) birbirine benzeyen ve (hükümleri, öütleri, kssalar) tekrarlanan bir kitap olarak indirmitir. Rablerinden korkanlarn derileri (vücutlar) ondan dolay gerginleir. Sonra derileri de (vücutlar da) kalpleri de Allah’n zikrine kar yumuar. te bu Kur’an Allah’n hidayet rehberidir. Onunla dilediini doru yola iletir. Allah, kimi saptrrsa artk onun için hiçbir yol gösterici yoktur.” (Zümer, 39/23)

Ayn balamda ari’ kelime-i tevhit olarak sabitledii akdi (bil-kavl) yine güzel söz ve ses ile tezyin etmitir:

“Görmedin mi, Allah güzel bir sözü nasl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü salam, dallar göe yükselen bir aaç gibidir. Bu aaç, Rabbinin izniyle her zaman meyvesini verir. Öüt alsnlar diye Allah insanlara misaller getirir. Bu aaç, Rabbinin izniyle her zaman meyvesini verir. Öüt alsnlar diye Allah insanlara misaller getirir. Kötü bir sözün durumu da yerden koparlm, ayakta durma imkan olmayan kötü bir aacn durumu gibidir. Allah, iman edenleri hem dünya hayatnda hem de ahirette sabit bir sözle (bil-kavli) salamlatrr, zalimleri ise saptrr. Ve Allah dilediini yapar.” (brahim 14/24-27)

Resûlullah ise kendisine sözün özünün verildiini, ho (güzel) sözün sadaka olduunu buyurarak, Müslümanlarn hayr söylemeyeceklerse susmalarn ve Kur’an’ sesleri ile süslemelerini emretmitir.

Bu esasa göre, sanki edebiyata bitiikmi gibi söylenile gelen estetik meselesi Müslüman nezdinde ari’nin ilgili tanm, tasvir ve emirlerinde ve dolaysyla müstakil bir bahis olarak ele alnmayacak ekilde massedilmitir.

Aslnda bu massedilme estetikten önce bizzat edebiyatn kendisinde vuku bulmutur. Zira slam ulemas edebiyat anlamnda iiri felsefenin çok alttaki ilgilerinden biri saym ve airin çok çok önünde mevzilendirdikleri filozofu -Fârâbî’ye atfen- “Dilini iyi ve doru söze altran insandr. Kendisine ihsan edilen eylerden kardelerine veren, felsefeden ve srlardan istifade edendir.” eklinde tarif etmilerdir.

Felsefe için böyleyken ne edebiyatn ne de estetiin Müslüman nezdinde esamesinin bile okunmayaca malumdur. Gerçi Câhiz, Fârâbî, bn Sînâ vd. Aristoteles’in Poetika’sn anlamak tahtnda tefekkürlerinde iire de yer açmlardr ancak bu yer aç dinle/ edeple deil insann –ftrî– sanat arzusunun neden ve sonuçlaryla kaytl kalmtr.

Bu durumda, Muallim Naci’ye atfen, nutuk (söz) yaratlal beri iirin var olduunu, ilk iirin Habil’in Kabil tarafndan katledilmesi üzerine Hz. Adem tarafndan söylendiini ileri sürdüümüze göre, ilk insandan bugüne kadar var olagelen edebiyat nasl çerçeveleyeceiz?

Burada Mustafa Kutlu’nun bize söyledii u hususun hep hatrda tutulmasn öne almalyz:

“Cenab- Hakk, hesap gününde bana ne kadar kitap yazdm, ne kadar sattm sormayacak. Ahdime gösterdiim vefay ve amellerimin hesabn soracak!”

O halde u soruyla devam edelim: Neden edebiyat yaparz?

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Ömer Lekesiz
12-08-23
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
Dil ile yazý nereden ve niçin gelir?
Online Kii: 19
Bu Gn: 590 || Bu Ay: 4.731 || Toplam Ziyareti: 2.927.528 || Toplam Tklanma: 58.590.978