
| Kategori : ÝKTÝBAS / ÇARPIK VAZÝYETLER | Okunma Says: 359 |
Market raflarnda hemen her gün deitirilen etiket fiyatlarn, piyasalarda görülen pahall tablolarla izah etmek yeterli olur mu?
Üç liralk mal talep artt diye on üç liraya satan frsatç, mal depoda saklayp ktlk algs yaratan stokçu...
Fahi kira artlar yapan mülk sahibi, mülk sahibine hak ettii kiray ödemeyen kirac...
Sosyal medyada feryat figan, “stediim açklkta giyerim, özgürlüüme karamazsnz, siz benim p.poma bakmayn” diyen genç kz...
Metroda ayakta yolculuk yapan çarafl kadna, “Çarafn bana demesin” diye hakaretler savuran bir baka kadn...
ehrin meydannda “haracn vermedi” diye rzknn peinde olan esnafn dükkânn kurun yamuruna tutan serseri...
Fakirlii bir baarszlk olarak gören kapitalist ahlaka ram olmu, Allah’n bir kuluna dokuz pulu, dokuz kuluna bir pulu reva gören zihniyetteki tacir...
Hocasna her türlü saygszl hak bilen örenci, örenciye bir harf öretmenin kudsiyetini kaybetmi hoca...
Liyakat ve kifayetli atamay skalayan yönetici...
Apartmandaki dier sakinleri çkard gürültülerle taciz eden, balkona sadece altndaki iç çamaryla çkmaktan ar etmeyen komu...
Sizce tüm bunlarn arka plannda yatan gerçek sebep ne?
Bu birbirinden dank görünen ahlaki hezeyanlarn arkasnda, aslnda tek ve derin bir kopu yatyor: nsann vicdan pusulasndan, yani ftratndan uzaklamas. yi ile kötüyü, doru ile yanl, güzel ile çirkini ayrt etme kabiliyeti ile arasna ördüü kaln duvarlar...
Peki, bu pusula nasl krld? Bu topran insan, kendi özüne nasl bu kadar yabanclat?
Bana göre bu ahlaki çökü, iki koldan gelen bir taarruzun sonucu. Birinci kol; reklamlarla, dizilerle ve sosyal medyann parltl dünyasyla zihinlerimize pompalanan tüketim odakl kültürdür. Mutluluun “vicdan rahatlnda” deil, “daha fazla eye sahip olmakta” olduunu fsldayan bu kültür; kanaatkârln yerine israf, helal kazancn yerine vurgunculuu, mahremiyetin yerine ise tehircilii “modern deerler” olarak pazarlad.
kinci ve daha derin olan kol ise, nesillerimizi kendi medeniyet kodlarna ve irfanna yabanclatran “köksüzletirme” projesidir. Kendi deerlerini “çad” bulan, kendi geçmiinden utanan, hocasna saygy “eziklik”, edebi ise “bask” olarak gören zihinler ina edildi.
Kendi ruh köklerinden koparlan bir toplumun ayakta kalmas mümkün deil. “Ben, baka deil, sadece iyi ve güzel ahlâk tamamlamak (uygulamak) için gönderildim” buyuran Hz. Peygamber medeniyetimizin ilham kaynayd.
te kaybettiimiz ey budur. Bütün hayat kuatmas gereken “güzel ahlak” idealini kaybedince, geriye sadece çkar çatmalar, nefsani arzular ve bitmek bilmeyen bir kaos kald. naatn demirinden çalan müteahhit de, kutsal aile birliini hiçe sayan e de, snav sorusunu çalan örenci de, bu büyük mefkûrenin yokluunda kendi küçük ve gayrimeru krallklarn ilan ettiler. ‘BEN’in keyfilii ‘BZ’in saadetinin önüne geçti.
Medeniyet ufkumuz insanda üç eyin inasn hedefler: Akl- selim ile sahih bir inanç terazisinde vücut bulan bir zihin duruluu. Varolu gayesinin idrak noktasnda kavranmas... "En büyük mesafe kafa ile kalp arasndaki mesafedir" denilir. Kalb-i selim ile yani gönlün fikirle tatmin düzeyinde ahenkli birliktelii hayat derinlemesine kavramay salar. Zevk-i selim ile de insann her türlü eylem ve eserinin bir edebe, estetie ve sanata dönümesi hedeflenir. Böyle bir ferdin elinden ve dilinden hiçbir canlya zarar gelmez. O vakit çardaki esnaf, hak geçmesin diye kantarn ayarn bozmaz. Metro’daki genç, yal teyzeye yerini vermekten haz duyar.
te medeniyetimizin ina etmek istedii "kâmil insan" buyken, modern dünyann bize dayatt model tam tersidir: Kalbi ve kafas birbiriyle savaan, huzur yerine haz peinde koan, eylemleri bir estetie deil, anlk bir çkara hizmet eden parçalanm bir birey... Bu parçalanmlk, toplumsal bir izofreniye dönütüünde, girite saydmz o ahlaki hezeyanlar da "sradan vaka" haline gelir.
Çözüm sadece polisiye tedbirlerde veya ekonomik paketlerde deildir. Çözüm, hayatn her sahasn yeniden kuatacak bir “ahlak inas” seferberliindedir. Bu, her bir ferdin kendi içine dönüp o krk pusulay tamir etmesiyle, ftratnn sesini yeniden dinlemesiyle balar.
Bugün yaadmz en büyük kriz, ne hayat pahall ne de metrodaki naho manzaralar. Bunlar kaybettiimiz deerlerin sonuçlar. En büyük kriz, ahlaki yozlamadr. Onu çözdüümüzde pek çok mesele kendiliinden ortadan kalkacak. Bereket, o mefkûreye döndüümüz gün geri gelecek.
Yazar: Refik Tuzcuoðlu |
02-09-25 |
||
| E mail: yeniakit.com | Tweet | ||