HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düşürülmüştü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 16
Yazar: Taha Kılınç
Divriği Ulu Camii Elhamra'dan Muhteşem

Divriği Ulu Camii Elhamra'dan MuhteşemGeçtiğimiz hafta sonu konferanslar için Sivas ve Elazığ’daydım. Pazar sabahı Sivas’tan Elazığ’a geçerken Divriği’ye uğradık. Çok uzun zamandır, bu şirin İslâm beldesine yolumu düşürmek istiyordum, ancak Divriği’yi dünya çapında şöhrete kavuşturan ulu cami ve şifahane yıllardan beri restorasyonda olduğundan, ziyaretimi de erteliyordum. Nihayet çalışmalar tamamlanınca, imkânları fırsata dönüştürdük. Epey serin bir bahar sabahı, Divriği’yi idrak etmek nasibine erdik. “Ziyaret” yerine “idrak” kelimesini kasten kullanıyorum elbette. Gidip görünce anladım ki, Divriği ziyaret değil idrak edilir.

Günümüzde Sivas’ın bir ilçesi olan Divriği, aslında 15 bin nüfuslu bir kasaba; ancak İslâm tarihinde çok az beldeye nasip olan bir derinliğe sahip. 1180’lerden 1270’lere kadar şehri yöneten Türk hanedan Mengücekliler, Divriği’de o kadar kalıcı ve silinmez izler bırakmış ki, daha uzaktan görür görmez, sırtını dağlara yaslamış biçimde size tebessüm eden ve adeta “Gelin bakalım, size anlatacaklarım var” diye fısıldayan şehrin büyüsüne kapılıyorsunuz. Herhalde erişilmesi güç konumu sebebiyle olsa gerek, Divriği, tarihteki büyük yıkım ve istilalardan kendisini korumuş. Anadolu Selçuklularına bağlı bir şehir devleti olan Mengücekliler, bu sayede Divriği’yi baştan başa imar etme fırsatı bulmuşlar.

Divriği Ulu Camii’ni ve ona bitişik şekilde inşa edilen şifahaneyi, caminin müezzini Nail Ayan Hoca’nın mihmandarlığında gezdik. 1228-1243 tarihleri arasında tamamlanan külliyenin cami kısmını Süleyman Şah’ın oğlu Ahmed Şah yaptırmış. Şifahaneyi ise Ahmed Şah’ın eşi Melike Turan Melek vakfetmiş. Külliyenin baş mimarı, Muğîs oğlu Ahlatlı Hürrem Şah. İşin ilginç tarafı, Divriği Ulu Camii ve Şifahanesi, Hürrem Şah’ın bilinen ilk ve tek eseri. Tarihe böyle bir âbideyle geçmek de her faniye nasip olmayacak bir devlet doğrusu. Tam iki saat boyunca, külliyenin içindeki ve dışındaki ayrıntılardan gözümüzü alamadık. Taş işlemeler, taç kapılar, süslemeler, semboller, mânâlar ve işaretler… Nail Hoca anlattıkça, biz de tarihin derinliklerine doğru dalıp gittik.

Seyahatten önce yaptığım araştırmalar sırasında, Divriği Ulu Camii ve Şifahanesi’ne “Anadolu’nun Elhamra’sı” dendiğini okumuştum. İtiraf etmem gerek: Divriği’ye doğru yaklaşırken “Endülüs’ün incisi Elhamra’nın ihtişamıyla kıyaslanacak bir eser olabilir mi gerçekten?” diyordum. Fakat külliyeyi görünce, tek kelimeyle çarpıldım. Defalarca Endülüs’e seyahat etmiş, Elhamra Sarayı ve Müslümanlardan kalma diğer eserleri her yönüyle incelemiş biri olarak, artık şunu söylemekte beis görmüyorum: Divriği Ulu Camii ve Şifahanesi, Endülüs’teki hiçbir eserle kıyaslanamayacak derecede muhteşem ve olağanüstü. Bu cümleyi, ne dediğimi bilerek kuruyorum.

Divriği’den ayrıldıktan sonra Arapgir ve Keban üzerinden seyahatimize devam ettik. Divriği Kaymakamı Sayın İlyas Kılıç Bey’in “Divriği’deyseniz misafir etmek isterim” şeklindeki mesajı bize ulaştığında, çoktan Elazığ’a varmıştık. Ama Divriği, tek seferde hazmedilip anlaşılacak bir şehir değil elbette. Yeniden ve tekrar gelmek, uzun zaman kalmak, gecesiyle gündüzünü yaşayıp tarihin derinliklerine doğru tefekkürlere dalmak gerekiyor. Kaymakam Bey’e de nazik daveti için teşekkür ederken -inşallah- tekrar geleceğimizi belirttim.

Anadolu’muz, İslâm dünyasının her tarafına uzanan kollarıyla ve bağlantılarıyla, bağrında nice hazineler gizleyen bir coğrafya. Bu yönüyle, Anadolu’nun kıymetini yeterince bilip takdir edebildiğimizi söylemek zor ne yazık ki. Anadolu’yu etraflıca anlamadan ve kavramadan da âlem-i İslâm’ı ihata etmek imkânsız. Bu sebeple, özümüz ve yüzümüz Anadolu’ya dönük. Ayağımız da sımsıkı bu topraklara basıyor. Divriği’nin bana fısıldadığı nice cümle arasında, herhalde en güçlüsü buydu.

Divriği’yi muhakkak görünüz ve idrak ediniz. Bakalım, bu kadim İslâm beldesi size neler söyleyecek?

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Taha Kılınç
08-04-26
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
Divriği Ulu Camii Elhamra'dan Muhteşem
Online Kişi: 22
Bu Gün: 692 || Bu Ay: 8.255 || Toplam Ziyaretçi: 2.861.725 || Toplam Tıklanma: 58.112.958