
| Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar | Okunma Sayısı: 9 |
Yahudiler, dünyayı esir aldılar. Son yüzyıl, insanlığın hayatı, Yahudilerin esareti altında geçiyor ama insanlık köleleştirildiğinin, hayatının her alanının Yahudi gücü, küresel paganik düzeni ve hâkimiyeti tarafından çepeçevre kuşatıldığının farkında bile değil.
Yahudi hegemonyası öylesine ilginç boyutlar kazandı ki, Batılıların fiîlî işgalini solladı, daha etkili, “çaktırmadan” celladına âşık eden, görünmeyen, gizli, sinsi bir hegemonya biçimi üretti: Zihnî işgal.
Bütün dijital dünya kartelleri, Yahudi.
Silicon Vadisi’ne hükmedenler Yahudiler; hükmeden akıl, Yahudi aklı!
Coğrafî emperyalizmin yerini kültürel, medyatik ve dijital emperyalizm ve sömürgecilik aldı. Dijital emperyalizmin ve sömürgeciliğin bütün kavramları, kurumları ve araçları Yahudi aklının eseri: Hegemonya kurucu, köleleştirici, şiddet üretici, jakoben, vicdansız ve ruhsuz.
TRUMP’IN İSRAİL ELÇİSİ TRUMP’A MEYDAN OKUYOR!
Bu ruhsuzluğun örneklerinden biri, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee. Trump, “Amerika olmasa İsrail olmazdı” demişti. Trump’ın İsrail elçisi bakın Trump’a nasıl meydan okudu hemen hiç vakit kaybetmeden:
“İsrail olmasaydı, Amerika olmazdı. Varlığımızı bu topraklarda olanlara borçluyuz.”
İsrail’in Amerika’yı nasıl esir aldığının tedirgin edici bir göstergesi bu!
İsrail’in Hindistan’da da, Çin’de de, Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerinde de “ipleri” elinde tuttuğunu bilelim!
YAHUDİLER DÜNYAYI ESİR ALDILAR!
Ayrıca siyonistler her alanı işgal etmiş durumdalar: Paraya, kültüre, sanata ve düşünce dünyasına da hâkimler.
Nobel ödüllerini onlar veriyorlar…
Kimlere veriyorlar?
Siyonist çıkarlara hizmet edenlere, elbette.
Bu ödüller hem adam devşirme aracıdır hem de sus payı. Hem çok büyük prestij, şan şöhret kazandıran hem de para kazandıran araçlar!
Nobel edebiyat, fizik, tıp, barış ödülleri şaibelidir bu yüzden.
Akademi dünyasının en büyük epistemik cemaati siyonistlerdir; Türkiye’de de onların uzantısı, devşirilmiş baronik-masonik çeteler.
Neyin bilim olduğuna, neyin bilim olmadığına bu çeteler ve bunların seküler kapitalist pagan zihniyeti karar veriyor.
Modern dünyayı bunlar kurdular, esas itibariyle. Aydınlanma Çağı’nda burjuva salonlarında Aydınlanma’nın ve Fransız Devrimi’nin temelleri atılırken, Yahudilerin “gizli eli” masonların ne kadar belirleyici olduğunu, ilgili kitaplar yazar. Meselâ alanın en otorite isimlerinden Kültürel İncelemeler ekolünün en önemli ismi (benim de Londra’dan doktora hocam) Stuart Hall, Modernlikle ilgili yazdığı Open University’de ders olarak okutulan kitabında bu konuya bir bölüm ayırmıştır. Bu arada Stuart Hall, İngiliz değildir, Karayipler’den siyahî parlak bir adamdır.
Sözün özü, içinde yaşadığımız modern pagan dünyanın ve kurumlarının kurucuları Yahudilerdir esas itibariyle. En büyük filozoflar, öncüler Yahudidir ayrıca.
Gazze soykırımından ve Epstein dosyaları rezaletinden önce bu cümleleri kurduğunuz zaman “komplocu!” damgasını yapıştırıyorlardı suratınıza! Söylediklerinizi ve sizi alaya alıyorlar, küçük düşürüyorlardı.
İşin en garip tarafı, bunlara dokunan yanıyordu. Yahudilere dokunmaktan söz etmiyorum. Yahudilerin dünya üzerinde fiilî olarak hem kültürel, hem siyasî hem de iktisadî düzlemde kurdukları küresel hegemonyayı görüp eleştirenler hemen ötekileştiriliyor, alaya alınıyor, ikinci sınıf adam muamelesine maruz bırakılıyorlardı.
Dünyayı aptallaştırıyorlar düpedüz.
Yahudilerin dünyayı aptallaştırdıkları, herkesi ve her şeyi kendi hegemonyalarını pekiştirmekte köle gibi kullandıkları şimdi az biraz belirginleşmeye, anlaşılmaya ve görülmeye başlandı.
YAHUDİ GÜCÜ VE HEGEMONYASI
Bütün dünya, çok büyük bir şok yaşıyor.
Yahudilerin, -tek kelimeyle ifade etmek gerekirse- güce (ve güç üreten araçlara, bilime, teknolojiye, kültüre, sanata ve paraya) hâkim olarak dünyaya hâkim oldukları, dünyayı kendilerine köle yaptıkları anlaşıldı.
Güç elde etme, hegemonyayı tesis etme yolunda her şey mübah onlara göre. Herkesi ve her şeyi bu uğurda kullanmak mübah. Makyavelizm aslında Yahudilerin eseri. Yahudiler “seçilmiş ırk”, diğerleri köle, Yahudilere hizmet ettikleri sürece yaşama hakları var diğerlerinin.
İsmet Özel, yıllar önce, mealen, “insan hakları Yahudilerin haklarıdır, Yahudilerin huzuru ve refahını teminat altına almak için hazırlanan ve bütün dünyaya uyması için dayatılan haklar ve yasalardır,” derken ne kadar haklıydı.
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan bütün kurumlara bakın… Hepsi de ya spesifik olarak İsrail’e hizmet eden ya da genelde Yahudilerin ve onların köleleri Siyonistlerin çıkarlarını koruyan kurumlar. Birleşmiş Milletler’i onlar kurdular. NATO, IMF, Dünya Bankası ve Dünya Sağlık Örgütü’nün gerisinde Yahudiler ve Yahudilerin çıkarlarının korunması kaygısı var.
Modern siyasî devrimlerin gerisinde, örneğin hem Aydınlanma Düşüncesi’nin geliştirilmesinde hem de Fransız Devrimi’nin hayata geçirilmesinde Yahudilerin rolleri büyük. Amerikan Devrimi’nde de, Rus Devrimi’nde de, muhtemelen Humeyni’yi Paris’ten uçağa bindirip Tahran’a indirerek gerçekleştirilen İran Devrimi’nde de bu küresel siyonist çetelerin parmağı var, önce İran’ın Sünnî dünyaya yerleşmesini sağlamak, Sünnîlerin tepesini attırarak provoke etmek, sonra da Büyük Şiî-Sünnî Savaşı çıkartmak.
YAHUDİ PARANOYASI VE SÜRGÜNÜ
Burada Yahudi gücünü süblime ettiğim, mitleştirdiğim, onlarla başa çıkılmasının zor olduğunu söylemeye çalıştığım sonucu çıkarılmasın.
Yahudiler güçlü ama zaafları da çok fazla. Meselâ en büyük zaafları paranoyak olmaları, güç sarhoşu olmaları, ırkçı olmaları, insanlığa üstenci bir yerden, aşağılayıcı bir şekilde kibirle bakmaları…
Yahudiler bu zaaflarının kurbanı oldular tarih boyunca.
Azmanlaştılar. Sürgünü yediler. Azmanlaştılar ve sürgünü yediler. Babil Sürgünü böyle oldu. Amerikan sürgünü de böyle olacak. Amerikan sürgünü çoktan başladı aslında. Trump’a nefes aldırmıyorlar o yüzden.
Dünyanın özgürleşmesi, Siyonist hegemonyadan kurtulmasına bağlı!
Vesselâm.
Yazar: Yusuf Kaplan |
19-06-26 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||