HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 464
Yazar: Ersin Çelik
PAÇOZLUĞUN ZAFERİ

PAÇOZLUÄžUN ZAFERİArtık “tak” etti ve geçenlerde Instagram hesabıma “eriÅŸim kısıtlaması” getirdim.

Takip edenler biliyor, iki yıldan fazladır X hesabımı tamamen kapatmıştım. Hâlâ “Dönmeyecek misin?” diye soranlar oluyor. Hiç ikiletmeden “Hayır” diyorum. X’in gündemine teslim olmamanın konforundan bahsediyorum. Ancak Instagram da “çekilmez” oldu. Uygulamayı telefonumdan sildim. İhtiyaç halinde bilgisayardan açıyorum. Neredeyse bir aydır böyle.

Yani bir adım geri attım. Neden mi? Takipçilerimle tamamen yazılar, önemli meseleler ve 7 Ekim’den beri Gazze’ye dair bağımız oluÅŸsa da platform bir bütün olarak her geçen gün biraz daha TikTok’laÅŸtı. Instagram, Yapay zeka içerikler ve metinlerle de bir taraftan mekanikleÅŸiyor. Haliyle keÅŸfetteki “paçozluk” diz boyu.

Merhum Alev Alatlı “paçoz”u ÅŸöyle tarif ediyordu, yıllar evvel verdiÄŸi bir söyleÅŸide: “Arsız, densiz, haddini bilmez, bayağı; kendi çıkarları için her yolu mubah sayan, küstah, beÅŸ para etmez, tufeyli, sokak kurnazı, zevzek. Müptezel, basmakalıp, palavracı, rüküÅŸ, hoyrat, içtenliksiz, pespaye, nekes; terbiyesiz, aÅŸağılık, ahlâksız, kalleÅŸ.”

Alatlı, baÅŸka bir söyleÅŸisinde ise ÅŸöyle diyordu: “Paçozlukta sürüden ayrılmamak esastır: Kim ne yapıyorsa onu yapmak, kim nereye gidiyorsa oraya gitmek, kim neye raÄŸbet ediyorsa ona raÄŸbet etmek. ‘Trendy’ kabullere sıkı sıkıya yapışmak, açığa düÅŸmemek. Toplam eblehleÅŸme, deÄŸerler yitimi.”

Son günlerde sosyal medyada önümüze düÅŸen bazı görüntüler, Alev Alatlı’nın Instagram ve TikTok hayatlarımızı iÅŸgal etmeden seneler önce yaptığı tariflere birebir uyuyor.

Bazı annelerin çocuÄŸu LGS’ye girdiÄŸi için düzenlediÄŸi düÄŸünvari kutlamalar… ÖÄŸrencilerini mezun eden bazı öÄŸretmenlerin eÄŸitimin önüne geçen merasimleri… Umreden dönüÅŸleri bir ibadetin tamamlanmasından çok sosyal medya etkinliÄŸine dönüÅŸtüren gösteriÅŸli kabuller…

Åžimdi bunları tartışıyor, eleÅŸtiriyor, kınıyor ve hatta alaya da alıyoruz. Ancak yarın normalleÅŸeceklerinden hiç ÅŸüphemiz olmasın. Önümüzdeki yıl “LGS annesi” organizasyonlarının niÅŸan ve düÄŸün davetleriyle yarışmaya baÅŸlaması kimseyi ÅŸaşırtmayacak.

Çünkü yakın geçmiÅŸte benzer örneklerini gördük. Cinsiyet açıklama partileri de önceleri tuhaf karşılandı. Fakat sonra yaygınlaÅŸtı, ardından da sıradanlaÅŸtı. Bugün birçok sosyal medya kullanıcısı, ünlüsü ünsüzü dahil, daha dikkat çekici olmak için bir öncekinden daha sıra dışı paylaşımlar yapmaya çalışıyor.

Algoritmalar da tam bu aÅŸamada devreye giriyor. Nasıl mı? Daha absürt olan daha fazla görünür oluyor. Daha saçma olan daha çok etkileÅŸim alıyor. Daha çok etkileÅŸim alan ise daha fazla taklit ediliyor.

Nihayetinde o kutlamalar “paylaşım yapmak için” yapılmış oluyor. Bir süre sonra da olan biten garipsenmiyor.

Bir yazımda deÄŸinmiÅŸtim: Sosyal medya çağında insanlar, anormal davranışların sıradanlaÅŸtığı “herkesleÅŸme” karakterine bürünüyor. Zaten tartışılması gerekenler, birkaç abartılı kutlama ya da görgüsüzce yapılan paylaşımlar deÄŸil artık.

Sosyal medyanın insan davranışlarını dönüÅŸtürme gücü sosyolojik olarak ispatlandı. Hatta bazen geleneksel kurumların, dini hassasiyetlerin ve toplumsal sınırların bile bu dönüÅŸüm karşısında zorlandığını görüyoruz.

DüÅŸünsenize, eÄŸer Diyanet müdahale etmeseydi, birileri gençlere ulaÅŸma niyetiyle ama aslında farklı bir etkinlikle gündeme gelmek uÄŸruna ÅŸu günlerde camilerde Dünya Kupası maçları izletecekti.

İbadetler, baÅŸarılar, hediyeler, aile içi iliÅŸkiler, çocukların en özel anları, hatta kimi zaman hastalıklar ve cenazeler bile “etkileÅŸim kasma etkinliklerine” dönüÅŸüyor. Çünkü bu “pazarda” her ÅŸey görünür olmak zorunda. Bunun için de performans insanlarına evrilmek bir mecburiyet. Böyle olunca hayatın kendisi de anlamını yitiriyor. Dilan Polat’ın ölümle burun burunayken insanları kanalına davet etmesi çok tartışıldı, “bir insan o anda bunu nasıl yapabilir” dedirtti ama sosyal medyanın öncelikleri bunu mümkün kılıyor iÅŸte.

Öyle ki “teÅŸhir” kelimesi bile aşındı. Alev Alatlı’nın yıllar önce iÅŸaret ettiÄŸi “deÄŸerler yitimi” normlaÅŸtı.

O sebeple bugünlerde paçozlukları tartışmak ve kınamak yerine biraz geri çekilmenin maddi ve manevi ÅŸifa olacağını düÅŸünüyorum.

Daha az seyretmek, daha az maruz kalmak demek. En azından “paçozluÄŸun zaferini” daha fazla görmemek gibi bir kazanım söz konusu…

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: Ersin Çelik
21-06-26
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
PAÇOZLUĞUN ZAFERİ
Online KiÅŸi: 30
Bu Gün: 1041 || Bu Ay: 15.026 || Toplam Ziyaretçi: 3.194.013 || Toplam Tıklanma: 59.711.449