İSTANBUL'A BİR MÜHÜR DAHA: TAKSİM CAMİİ

Allah emeği geçenlerden râzı olsun.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir düşünce için ölümü göze almak, kendini feda ediş değil; hayatı anlamlandırmaktır.
İsmet Özel
Son Dakika!
Kategori : / CEMİL MERİÇ'TEN SEÇMELER
Okunma Sayısı: 4842
Yazar: Harun ŞAHİN
CEMİL MERİÇ'TEN SEÇMELER (Türk Burjuvazisi ve Ümit Yaşar )

                           TÜRK BURJUVAZİSİ1 VE ÜMİT YAŞAR2

Baldensperger'ye3 ara verdik. Pazar günü konferansa götür­düler beni. Ümit Yaşar'ın4 konferansı. Lozan Kulübü5 ağzına kadar doluydu. Kadın kokusu, hamakat6 kokusu... Konferans­çı, Oscar Wilde7 kadar şımarıktı. Şöhretten şikayet ediyordu, kendisini bir gölge gibi takip eden şöhretten. Tarih bu küs­tah şikayeti hiçbir lâyemuttan8 dinlememiştir. Gerçek büyük­ler tanınmadan öldüler. Milton9, Stendhal10, Nietzsche11 ve yüz­lercesi... Her zafer bilhassa onu hak etmeyen için ağır bir yüktür. Ümit Yaşar’ın uyandırdığı ilgi, tam bir “mediocrite”12yi heykelleştirmesinden doğuyor. Türk burjuvazisi yenilikten hoşlanmıyor. Fazıl Hüsnü'nün13 panayır hokkabazlıkları bunun için itibarsız. Dildeki özleştirici akım(?) küskün bir hayranlık yaratıyor onda. Küskün, çünkü her yeniden korku duymaktadır. Hayranlık, çünkü her yeniye, daha doğrusu her hokkabazlığa, her maskaralığa alkış tutmak bu köksüz, bu dalsız budaksız, bu kazık gibi sınıfın tarihi vazifesi. Ümit Yaşar ve orta sınıf. Bunlar birbiri için yaratılmış. Bir şair ki yalnız düşünmekten değil, konuşmaktan da âciz. İhtiyar bir âşıka cilve yapmaya kalkan bir kaldırım orospusu gibi horlu­yor dinleyiciyi. Terbiye ne kelime. Şiirleri çağdaşlarından derlenmiş kötü bir antolojiye benziyor. Geçen yazımda Yah­ya Kemal'in14 sığlığından bahsetmiştim. Yahya Kemal, Ümit Yaşar'ın yanında umman. Ümit Yaşar'ın hüneri alışılan'ı, köksüz'ü, meyvesiz'i vermek. Bir hadımlar şairi. "Virilité"si15 olmayan bir sınıf, "virilite"si olmayan bir şair. O sınıf serveti hak etmeden kazandı, Ümit Yaşar şöhreti. Bunun için mustariptirler16. O sınıf kazandığı servetle beraber büyümedi. Dev bir zırhın altında kaybolan cüce. Ümit Yaşar da öyle. Zafer onun değil, reklamın. Dümdüz bir nazım, ne tepesi var, ne uçurumu. Ufuksuz ve imzasız, âdeta mâniler gibi. Vâlâ Nurettin17 ne kadar gazeteci, Reyyan ne kadar avukat, Türk burjuvazisi ne kadar burjuva ise, Ümit Yaşar da o kadar şair. Gecekondu burjuvazisine gece-kondu şâir. Yahya Kemal hayranları belki cüce, ama sıhhatli birer cüce. Ümit Yaşar'ınkiler hadım.

Bu milletin bütün kütüphanelerini yaktılar. 1929'da ilk mektebi bitiren nesil kendini bir çöl ortasında buldu. Yeniden başladı alfabeye ve ölünceye kadar alfabede kaldı. Son­raki nesiller hep aynı yokluk, hep aynı sefalet içinde çırpın­dılar. 1929'da okuma-yazma bilenler 1930'da analfabet18 duru­muna düştüler. Ve kendilerine zorla kabul ettirilen, dili çelik bir korse gibi, bir Çinlinin ayakkabısı gibi, ezip büzen bu ya­bancı harflere hiçbir zaman ısınamadılar. Yeni nesiller ise on, on beş yılda şişirilen, sözde milli, bir kütüphane buldu­lar. Ama bu kitapların dili boyuna değişiyordu. Her maska­ralığı alkışlamaya zorlanan ve bu şakşakçılığı bir refleks, bir insiyak19 gibi uzviyetine sindiren şamar oğlanı burjuvazi! Ev­de babasından duyduğu Türkçeyi konuştu, okumaktan vazgeçti yahut Ulunay'ı20, Burhan Felek'i21, Vâ-Nû'yu22 okudu. Bu burjuvazi yabancı dil bilmez, kendi dilini bilmez, ufuksuz­dur, mâzisizdir, istikbalsizdir, bir cenin-i sakıttır23. Aynı vasıf­lar Ümit Yaşar'da da yok mu? Yalnız hem sevindirici, hem üzücü bir nokta; bu naylon gömlekli, ipek entarili kalabalık, genciyle orta yaşlısıyla, uydurcadan hoşlanmıyor. Sevindinci, zira, dilimizin istikbali bakımından bir nevi teminat. Üzü­cü, çünkü "özleştirme" adı verilen cinnet salgınını mahkûm etmiyor bu kalabalık, koşmaktan hoşlanmadığı için yerinde, nereye gidiyorsunuz diye haykırmıyor, koşanı alkışlıyor, bataklığında kalmak istiyor.

Kadıköy nazeninlerinin otuz yıl önceki şairi Celal Sahir'di24. Kemiksiz, adelesiz bir salon züppesi. Ama Sahir hem Fuzuli'yi25 okumuştu, hem Musset'yle26 flört etmişti. Derinlere kök salmamıştı ama, büsbütün köksüz de değildi. Dinleyici­leri de öyle. Memleketi muazzam bir tımarhanenin hücreleri halinde görmek ne kadar hazin. Bir yanda dilin ciğerlerini kemiren energümenler27 ne yaptıklarını, ne istediklerini bil­meden ezberlediklerini haykırmakla meşgul. Seyirciler, sa­dece Bizanslı oldukları için, bu şaklabanlıklara kurnaz bir saygı ile suç ortaklığı etmekte... Ötede sadece cilaları değişen putlar. Cilaları ve bazan tahtaları. Celal Sahir yerine Ümit Yaşar. Allah encamımızı28 hayreylesin.

--------------------------

 1 Türk Burjuvazisi: Sözlükler Burjuvaziyi, Burjuvaların meydana getirdiği içtimaî (sosyal) sınıf olarak tarif ediyor. Her cephesinden Fransız olan bu kelime ile Türk’ün ne gibi bir münasebeti olabilir? Müslüman bir toplumda, inananların kardeş olduğu bir toplumda, mülkün Allah’ın olduğu bir cemiyette bu kanlı kelimenin ne işi var? Tanzimat sonrası değerlerinden kopan, müstağrip Türk aydını, bir kuruntu olarak benimsediği sosyal sınıfta sığınacak yeni bir liman buldu: Burjuvazi. Sığınacak ve yardakçılık yapacak. Avrupa'da burjuvazi, ticaret ve sanayi ile zenginleşti, bizde hırsızlıkla. Avrupa’da soylular sınıfı ile mücadele ederek Fransız İhtilali ile iktidara geldi. Bizde Milli Mücadeleyi yürüten Anadolu insanının kemikleri üzerinde saltanat kurdu. Düşünce dünyanızdan bu ve benzeri kelimeleri kovmadıkça herhangi bir diriliş hayaline kapılmak imkansız.

2 Jurnal I. İletişim Yayınları, İstanbul 1998, s.139

3 Baldensperger: Fernand Baldensperger(1871-1958). Fransız edebiyat tenkitçisi. Kurduğu Karşılaştırmalı Edebiyat Enstitüsü ve 1921 yılında yayınlanmaya başlanan Karşılaştırmalı Edebiyat Dergisi ile Mukayeseli Edebiyatın akademik bir disiplin olarak ortaya çıkmasını sağlamıştır. Baldensperger, Özellikle Vigny’nin eserleri üzerine yaptığı çalışmalarla tanınmıştır.

4 Ümit Yaşar Oğuzcan: (1926-1984). 1940 sonrası popülist şairi.

5 Lozan Kulübü: 1950’li yıllarda CHP’liler tarafından İstanbul’un Moda semtinde kurulan tatil ve eğlence kulübü.

 6 Hamâkat: Ahmaklık, anlama kıtlığı.

 7 Oscar Wilde (1854-1900) İrlandalı şair ve oyun yazarı. İğneli üslubu ile Victorya dönemi Britanya’sının en ünlü yazarlarından biri oldu. Sadece edebi kişiliği ile değil, doğduğu çevre, tahsil hayatı, evliliği, cinsî tercihleri, estetizmi ve felsefesi ile de meşhurdu. Bir dâvâ sonucu, fiilî livâta ve ahlâksızlıktan hüküm giydi ve doğduğu çevrenin aksine Paris’te bir otel odasında, fakirlik içinde can verdi.

8 Lâyemut: Ölümsüz, ebedî.

9 Milton: John Milton (1608-1674). İngiliz şâir, tarihçi ve devlet adamı. Klâsizm akımına mensup olup epik şiirleriyle tanınmıştır. En önemli eseri: Kaybolan Cennet’tir.

10 Stendhal: (1783 -1842) Fransız edebiyatının en büyük realistlerinden biri. Romantizmin en güçlü olduğu dönemde yazmasına rağmen açık, sağlam bir üslupla yazdığı eserlerinde psikolojik çözümlemelere geniş yer vererek gerçekçi anlayışı benimsedi. Stendhal’ın değeri ölümünden sonraki dönemlerde anlaşılmıştır. Kızıl ve Siyah ve  Parma Manastırı en önemli romanlarıdır.

11 Friedrich Wilhelm Nietzsche: (1844-1900) "Güç İstenci", "Üstinsan", "Bengidönüş" gibi özgün fikirlerle tanınan varoluşçu Alman filozofu.

12 Mediocrite: Fransızca bir kelime olup orta durum, orta değerlilik; orta hal; kafa yetersizliği anlamına gelmektedir.

13 Fazıl Hüsnü: Fazıl Hüsnü Dağlarca (1914-2008) Son devir Türk şairi. Uydurukça'nın yılmaz mübarizi. 

14 Yahya Kemal Beyatlı: (1884-1958) Cumhuriyet Dönemi şiirinin en güçlü şâiri. 1884 yılında Üsküp'te doğdu. Asıl adı Ahmet Agâh'tır. Genç yaşta eğitim için Paris'e gider, Jön Türkler ile tanışır. O yıllarda Paris'in fikri hareketliği, kültür ve sanat hayatı içinde zihnen çabuk olgunlaşır. Jön Türkler'in savundukları fikirlerin doğru olmadığını anlar. Sosyalist hareketlere karşı duyduğu eğilim de yerini sanat ve fikir hareketleriyle ilgilenmeye bırakır. Camille Julian'ın "Fransa'nın toprağı bin yıl içinde Fransız milletini yarattı" cümlesinden hareketle tarihte Türklüğü aramaya koyulur. Bu cümleden olmak üzere, Osmanlı tarihini tetkik eder ve eserlerine ana mekân olarak Türküğün tarihteki en büyük başarısı olan Osmanlı'nın payitahtı İstanbul'u seçer. Şiirlerini(Ok şiiri hariç) Osmanlı şiirinin ölçü birimi olan aruz vezniyle yazar. Hayatı boyunca hiç kitap yayınlamaz. Eserleri, ölümünden sonra kurulan Yahya Kemâl Enstitüsü tarafından neşredilir. En önemli eserler: Kendi Gök Kubbemiz, Eski Şiirin Rüzgârıyla, Aziz İstanbul, Eğil Dağlar, Edebiyata Dâir'dir

15 Virilité: Fransızca erkeklik, yiğitlik.

16 Mustarip: Istırap ve acı çeken.

17 Vâlâ Nurettin:  (1901-1967). Cumhuriyet Devri şâir, gazeteci ve yazarlarından.

18 Analfabet: Eskimiş, okumaz yazmaz.

19 İnsiyak: İçgüdü, sevk-i tabiî

20 Refii Cevat Ulunay: (1890-1968) II. Meşrutiyet ve Cumhuriyet döneminin önemli gazetecilerinden biri.

21 Burhan Felek: (1889-1982). Gazeteci ve yazar.

22 Vâ-Nû: Bkz. Vâlâ Nurettin.

23 Cenin-i sâkıt: Düşük çocuk

24 Celâl Sahir Erozan, (1883 -1935) tarihleri arasında yaşamış Edebiyat-ı Cedide, Fecr-i Âtî ve Millî Edebiyat  topluluklarında yer almış şâir ve yazar.

25 Fuzûlî: (ö:1556). 16. asrın ve bütün Osmanlı döneminin en ünlü şâiri. Bağdat’ta fakirlik içinde hayatını sürdüren bir türbedar. Kitaplarımız eski edebiyatımızı “Saray Edebiyatı”, “Yüksek Zümre Edebiyatı” diye  aşağılamaya çalışıyor. Sahi Fuzûlî hangi sarayın şairi? Hangi padişahı gördü? Hangi “Yüksek Zümre”ye mensuptu? Osmanlı'da zümre var mıydı ki?

26 Alfred de Musset:  (1810-1857). Fransız hikâye ve roman  yazarı.

27 Energümen: Cin çarpmış kimse, fanatik

28 Encam: Son, nihâyet, netîce.

 


 

Yazar: Harun ŞAHİN
13-06-11
E mail: sahharun@hotmail.com
 
 
Yorumlar: 1
AHMET
İYİ GİDİYOR
Tarih : 14-06-11

Harun Hocam, Allah râzı olsun, mîzânına koysun. Çok güzel gidiyor. İstifâde ediyoruz. Benden başka da okuyucuların olduğunu görüyor, seviniyorum. Selamlar.

 
CEMİL MERİÇ'TEN SEÇMELER (Türk Burjuvazisi ve Ümit Yaşar )
Online Kişi: 27
Bu Gün: 113 || Bu Ay: 6.417 || Toplam Ziyaretçi: 1.782.766 || Toplam Tıklanma: 44.761.101