HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM
Okunma Says: 4034
Yazar: Dr. Ebubekir Sifil
KADIN ÜZERÝNDEN DÝN SORGULAMASI YAPMAK

Her zaman söylüyorum; bir kere daha söyleyeyim: Modernite insanln karlat en tehlikeli virüstür. Girdii her alan tekeline alr ve hzla dönütürür. Girmedik alan brakmak onun tabiatna aykrdr. Dolaysyla hayatn bir alannda modernitenin hakimiyetini kabul ederek o istikamette dönümeye rza göstermek, dier alanlarda da açk veya örtülü olarak ayn durumu tescillemek demektir.

Moderniteyi niçin "virüslerin en tehlikelisi" olarak nitelemeliyiz? Bu soruya deiik açlardan deiik cevaplar verilebilir. Ama sanyorum bunlarn hepsini ümulüne alan cevap udur: Çünkü modernite, dönütürdüü insanda  "mutlaklk" hissi oluturur. Bir dier deyile uzun insanlk tarihinin hiçbir döneminde insan, beer kaynakl deer yarglarn ve pratiklerini -modern dönemde olduu gibi-  mutlaklatrmamtr. Modern insan, "deer" adna, hatta "hakikat" adna ulalabilecek ne varsa, ona münhasran kendisinin ulat vehmini tayan yegâne insandr.

Modern zamanlarda bir ksm slamî nasslar (ayet ve hadisleri) srf modernitenin oluturduu deer ölçülerine ve pratiklere uymad gerekçesiyle bin dereden su getirerek devre d brakma gayretlerinin temelinde ite bu "mutlaklk vehmi" yatmaktadr.

slam tarihinin hiçbir döneminde hiçbir akl banda müslüman, "ben, önceki nesillerin hiç birisinin ulaamad u hakikate ulatm" ya da "önceki nesillerin tamamnn yanld/yanl anlad u ve u ayetleri/hadisleri sadece ben doru anladm" dememitir. Çünkü kendi deerlerinden üpheye dü-ürül-memi hiçbir müslüman bunun -aklen mümkün olsa da- adeten mümkün olmadn bilir. Bu ümmetin, kyamete kadar gelecek bütün insanlk üzerine ahit klnd, dolaysyla temsil ettii deerler sisteminin "hakikat"in ete kemie bürünmü hali olduu kesin gerçei bize hep unu telkin eder: Hakikat söz konusu olduunda sadece siyah ve beyaz vardr. Grilie, flulua, izafilie yer yoktur...

Bizler hayatmz "aklen mümkin"lere göre deil, "adeten mümkin"lere göre yönlendiririz. Aklî imkân esas alnarak hareket edilecek olursa hayat yaanmaz olur. Zira mesela u anda içinde bulunduumuz binalarn bir depremle yerle bir olabilme ihtimali aklî olarak her zaman söz konusudur. Ya da zaman zaman bizi esir alarak ikaz eden -sel, su baskn, tsunami, don, ç... gibi- tabii afetler her zaman bamza aklî bir ihtimal olarak gelebilir. Bu hisle yaamaya balarsak bir süre sonra psiik rahatszlklarn mübtelas olmak kaçnlmaz hale gelecektir...

Buradan gelmek istediim nokta uras: Bu ümmetin, Kur'an ve Sünnet'in herhangi bir alanla ilgili delaletini tarih içinde yanl anladn ve uyguladn söylemek, "muradullah"n tarihin kurban olduunu söylemek demektir. Kadnla erkek arasndaki ilikiyi -modernitenin dayatmalaryla- "eitlik" ilkesi üzerine oturtarak yeniden kurgulamak, Kur'an ve Sünnet'i modern deerler üzerine yeni bir okumaya tabi tutmak demektir. Bunun Ehl-i Kitab'n tahrif tecrübesinden farkl bir ey olduunu kim iddia edebilir?

Dinî hükümleri anlama faaliyetinde "eitlik" ilkesini Kur'an ve Sünnet'e dahi hakim olacak seviyede mutlak ve genel geçer kabul ettiinizde baka alanlarda baka problemlerle karlamaktan kaçnamazsnz: Söz gelimi toplumun fakir kesimleri "eitlik" ilkesini esas alarak zekât müessesesinin yeniden düzenlenmesi gerektiini ve zenginlerin, mallarnn 40'ta 1'ini deil, mesela yarsn fakirlere vermesi gerektiini pekala ileri sürebilir. Bu süreç, hayatn dier alanlarn düzenleyen hükümlerin tamamna kadar kaçnlmaz olarak uzanacak ve ortaya "yeni bir slam" çkacaktr! Bunun "tahrif"ten farkl bir ey olduunu kim iddia edebilir?

Bu noktada "Ben slam alimi deilim"le balayan cümlelerin ardndan "ama..." ile devam eden hüküm cümleleri kuran yazarlara da bir çift sözüm var: Yaptnz i düpedüz "fetva vermek" olduu halde slam alimi olmadnz sözün banda vurgulayarak sergilediiniz yaman çelikinin farknda olmaynz -yaptnz iin mahiyetini kavrayamamaktan kaynaklanan cehaletiniz sebebiyle-tolere edilebilir belki. Ama Kur'an ve Sünnet hakknda sergilediiniz -oryantalistleri çartran ve katmerli bir "yabanclama" içinde kvrandnz gösteren- tutum bir "Kur'an ve Sünnet'i tahrif giriimi"dir.

Hem fetvaya ehil olmadnz halde fetva veriyorsunuz; hem de bunu kötü biçimde yapyorsunuz. Sizler Allah ve Resulü'nün hükmünü/muradn deil,  modern deerleri esas kabul etmekle önce hükmü veriyor, ardndan bunun gerekçesini oluturmak için çrpnyorsunuz.  Ehl-i Kitap kendi kitaplarn tam da böyle tahrif etmiti!...

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Dr. Ebubekir Sifil
24-12-11
E mail: milligazete.com
 
 
Yorumlar: 1
Ýhsan Efendioðlu
Çok Güzel Bir Yazý
Tarih : 24-12-11

Ebubekir Sifil Hocam, Allah sizden razý olsun. Herkesin anlayabileceði þekilde izah etmiþsiniz. Bu yazý hýzlý hýzlý deðil, yavaþ yavaþ, düþünerek, sindire sindire okunmalý.

 
KADIN ÜZERÝNDEN DÝN SORGULAMASI YAPMAK
Online Kii: 26
Bu Gn: 292 || Bu Ay: 6.271 || Toplam Ziyareti: 2.929.552 || Toplam Tklanma: 58.627.617