HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : İKTİBAS / ÇARPIK VAZİYETLER
Okunma Sayısı: 2871
Yazar: Hacer Aydın
KİTAP BAŞÖRTÜSÜNDEN DEĞERLİ OLMADIKÇA...

Müslüman kadın olduÄŸumuz için baÅŸörtüsü bizler için deÄŸerlidir. Aynı zamanda başımızda taşıdığımız, görüntümüzü üç aÅŸağı beÅŸ yukarı belirleyen aksesuarımızdır. Stil sahibiysek abartmadan bizi en yalın, en iyi yansıtacak baÅŸörtüsünün peÅŸine düÅŸeriz çoÄŸu zaman.  Stilimizi ararken baÅŸörtü butikleriyle hemhal oluruz. Biz olmasak da butik sahibi bizimle fazla hemhal olur. Öyle olur ki nerdeyse ahbap olmak ister.

Ne yaptığına kadar sorar. Ay ne güzel! Kitap mı yazıyorsun? Evet… Israr eder “kitaplarını dükkânıma getir koyayım”. E safız, güzel niyetler taşırız ya! “Ne güzel kadın deÄŸer veriyor, satmak için istiyor” deriz. Sevinirim “sattığı baÅŸörtüsü kadar deÄŸerlidir hücremde ömür tükettiÄŸim kitabım”…

 Aa gel gör ki kadın kitaplarımı dükkânında bedava dağıtmak için ısrarla benden istemiÅŸ. Üstelik sattığı baÅŸörtüden iki lira düÅŸmeden… Sanki benim kitaplarımın öyle bedava dağıtılmaya ihtiyacı var. Sanki ben kitaplarımı al, vitrininde entelektüel süs olsun diye ısrar etmiÅŸim… Tanınmak gibi de ısrarlı bir derdi olmayan ben için…

Yazarım, gerekirse yazdığımı köyde odun sobasında yakarım daha iyi… O an yaÅŸadığım hayal kırıklığı… Hücremde aÄŸlama duvarı…

Kendi sattığı baÅŸörtüsünden yüzde iki yüz kar elde eden, hayatında sadece bir kitap çeÅŸidi okuyan, ehli nur o genç kadının ısrarından farklı duygulara kapılmamın hayal kırıklığını günlerce üzerimden atamamıştım. …

Sanki bizler zevk-ü sefa içerisinde, hizmetçilerle dolu evlerde düÅŸüncelere dalıp kitap yazıyoruz. Ki zevk-ü sefa içerisinde yazılan bir kitap bile emek yüklüdür. Maalesef kitap yazmaya verdiÄŸimiz emekler insanların gözünde ‘hiç’ sayılmaktadır.

Bizler bir kadının baÅŸörtüsüne deÄŸil bir medeniyete yatırım yapıyoruz. Hücremizde ömür tüketip, zevklerden, gün ışığından aylarca uzak kalıyoruz. Gel gör ki vatanımızda yazdığımız kitaplar baÅŸörtüden daha kıymetli deÄŸil.  

Kitaplar, baÅŸörtüsüne ödediÄŸimiz paradan daha kıymetli olmadıkça medeniyetimiz yerlerde sürünmeye devam edecektir.

Kitaplar, altımıza çektiÄŸimiz arabadan, içinde oturduÄŸumuz lüks evlerden daha kıymetli olmadıkça medeniyetimiz iflah olmayacak.

Kitaplar, lüks restoranlarda yediÄŸiniz yemeklerden, taktığınız takılardan, üzerinizdeki fistanlardan daha deÄŸerli olmadıkça medeniyetimiz kepaze olmaya devam edecektir.

Abbasiler döneminde ilme, yazmaya, düÅŸünceye, ÅŸaire, edibe, âlime verilen deÄŸer biz zamane seleflerini kıskandıracak derecedeydi.  

Mesela Harun ReÅŸid “İlim meclislerine devam eden ve edebiyatta üstad olanlara 1000 dinar, hadis ravilerine, Kur’an hafızlarına, fakihlere 4000 bin dinar veriniz” demiÅŸtir.

OÄŸlu Halife Memun, Beytü’l-hikmeye her halifeden daha çok kıymet vermiÅŸ, bilginlerin, ediplerin, tercümanların rahatı ve rızkı için en yüksek ücreti ödemiÅŸtir ki İslam medeniyeti kurulsun.

“Memun, Huneyn’in tercüme ettiÄŸi her kitaba karşılık onun ağırlığınca altın veriyordu”.

“Bilim adamlarına bol ihsanda bulunmak sadece Memun’a has deÄŸildi. Halife Vasık bir defasında Beytül Hikme’nin başında bulunan Yuhanna b.Maseveyh’e  300.000 rupi tutarında para vermiÅŸtir.

Halife Muktedir, BaÄŸdat’a fakir olarak gelen İbn Dureyd’e her ay 50 dinar maaÅŸ baÄŸlayarak onun rahat bir hayat için geçirmesini ve ilmi çalışmalar yapmasını temin etmiÅŸti”.

Bu gün İslam medeniyeti diyebiliyorsak Abbasiler döneminde ilme-bilgiye, bilgine-âlime, ÅŸaire-edibe deÄŸer veren zihniyete sahip halifeler, yöneticiler, zenginler sayesindedir.  Kindi, İbn-Heysem, İbn-i RüÅŸd, Farabi, İbn-Sina, Nasuriddin Tusi, Sühreverdi, Razi, Cüneydi BaÄŸdadi, İbn-i Ravendi, Harezmî gibi medeniyetimizin köÅŸe taÅŸları beytül hikmeye verilen deÄŸerden ortaya çıkmıştır.

Bizler için ise hücrelerimizde edebiyata, düÅŸünceye, felsefeye, yazmaya verdiÄŸimiz emekler karşılığında aldığımız ömrümüzün tükenmesinden baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir.

Yazmanın, düÅŸünmenin, sanat yapmanın, medeniyete üretmenin karşılığı vatanımızda yoktur.

Piyasa ve reklâm deÄŸerin varsa emeÄŸin deÄŸer kazanıyor.

Yaz babam yaz, oku babam oku küçük hücremde elime geçen ÅŸimdiye kadar bol oksijen ki bedenim bol oksijeni kaldırmıyor zaten.

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.  

Yazar: Hacer Aydın
25-03-12
E mail: haber7.com.
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
KİTAP BAŞÖRTÜSÜNDEN DEĞERLİ OLMADIKÇA...
Online KiÅŸi: 21
Bu Gün: 483 || Bu Ay: 6.462 || Toplam Ziyaretçi: 2.929.859 || Toplam Tıklanma: 58.634.670