HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düşürülmüştü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / ÎMAN VE İSLÂM
Okunma Sayısı: 3164
Yazar: Serdar Demirel
KUR'ÂN'I OKURKEN HZ. PEYGAMBER (s.a.v.)İN HADÎSLERİNE MUHTACIZ

Ramazan Ayı’nın önemli bir vasfı, bu mübarek ayda Kur’an tilâvetinin diğer aylara göre daha fazla yapılmasıdır. Efendimiz’in (sas) bu ayda Cebrail (as)’la yapmış olduğu mukabeleler meşhurdur.  

Bu ibâdeti yaparken sadece yüzden okumakla iktifa etmemeliyiz. Yüzden okumanın sevap olduğuna kuşku yok, ama tilâvetten asıl maksat, ilahi mesajın manasını anlama çabası olmalıdır.

Kur’an-ı Kerim’i tefekkürle her okuyuşumuzda hakikatin farklı vecheleri biraz daha kendisini bize açar. Biz kendimizi ne kadar ona verirsek o da barındırdığı hakikatlerden o kadarını bize sunar. 

Kuşkusuz Kur’an okuyan insan idrak gücü ölçüsünde ibretler çıkarır. Ama Kur’an okurken dikkat edilmesi gereken önemli bir husus; âyetlerin manalarını kendi bilgi ve idrak seviyemizle sınırlamamak, âyetlere mündemiç anlam katmanlarını kavramaya çalışmak gerekir. Bunu tek başımıza yapamayız tabiî.

Manasını tam kavrayamadığımız âyetlerin muhtevasına vakıf olmak için evvelemirde Hz. Peygamber (sas)’in açıklamalarına müracaat etmemiz gerekir. Doğru anladığımızı sandıklarımızı bile Efendimiz’in (sas) beyanıyla test etmemiz bizi hatalı tasavvurlardan koruyacaktır.  

Biz, Efendimiz’in (sas) hakemliğine müracaat etmeliyiz dediğimizde kimileri, hemen sahih hadis hatırlatmasını yapıyorlar. Daha teknik bir ifadeyle, “makbul hadis” diyoruz biz, zira makbul hadis hem sahih hem de hasen hadisleri içerir. Uydurma ve zayıf rivayetleri bunun dışında bırakır.

Efendimiz’in (sas) beyanına müracaat etmemiz çok önemlidir. Bu aynı zamanda bir Kur’an emridir:

“Sana da o Zikr’i (Kur’an’ı) indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın, tâ ki düşünüp öğüt alsınlar.” (Nahl: 44)

Bu âyeti celile Kur’an’ın Hz. Peygamber tarafından açıklanması gerektiğini açıkca beyan ederek bize adres göstermiştir. Yine Kur’an şöyle buyurur:

“Biz bu Kitab’ı sana sırf hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklayasın ve iman eden bir topluma da hidayet ve rahmet olsun diye indirdik.” (Nahl:  64)

Kitab’ın hakiki muhtevası Efendimiz’e (sas) bildirilmiştir. Zaten öyle olmasaydı Kur’an’ın birçok  hükmü anlaşılamaz olurdu.

Meselâ Kur’an; Namaz, Oruç, Zekat ve Hac ibâdetlerinin mü’minlerce yerine getirilmesini emretmekte ama bu temel ibâdetlerin bile keyfiyetini tam olarak açıklamamaktadır. Bu ibâdetlerin nasıl, ne zaman, ne kadar yapılacağının izahı ise Hz. Peygamber’e (sas) bırakılmıştır. Meramı anlatabilme sadedinde şu âyeti örnek verebiliriz:

“Sabahın beyaz ipliği, siyah ipliğinden ayırt edilinceye kadar yeyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın.” (Bakara: 187)

Bu âyetteki “Beyaz iplik siyah iplikten ayrılana kadar” ifadesinin manasını bazı sahabeler  anlamamışlardı. Bunlar arasından oruç gecelerinde ayaklarına siyah ve beyaz iplik bağlayanlar, ipler birbirinden ayırt edilinceye kadar yiyip içmeye devam edenler vardı. (Buhari: 4/1640, hn. 4241, Müslim: 2/767, hn. 1091)

Bir hadiste olayın şöyle geçtiği bildirilmiştir: Adiy İbnu Hâtim (r.a) biri siyah, biri beyaz iki köstek bağı aldı. Bir gece bunlara baktı fakat biri diğerinden ayrılmıyordu. Sabah olunca durumu Rasûlullah (sas)’e bildirdi: Rasûlullah (sas) ona takılarak; “Beyaz iplikle siyah iplik senin yastığının altında iseler yastığın çok geniş olmalı.” dedi. (Buhari: 4/1640, hn. 4239, Muslim: 2/766, hn. 1090)
Diğer bir rivâyette de, “âyette geçen beyaz ipliğin siyah iplikten ayrılması nedir?” sorusuna, Efendimiz: “Biri gecenin karanlığı, diğeri de gündüzün beyazlığıdır.” cevabını vermiştir. (Buhari: 4/1640, hn. 4240.)

Bu izahla da âyetteki teşbihle fecir esnasında ufuktaki beyazlık; karanlıktan ayırt edilinceye kadar yemek ve içmenin mubah olduğunu anlamış oluyoruz. Eğer Hz. Peygamber’in bu izahı olmasaydı kıyamete kadar bu bir problem olarak varlığını sürdürecekti.

Sonuç olarak, Kur’an’ı mutlaka tefekkür ederek okumalı ve ilahi mesajları kavramaya çalışmalıyız. Bunu yaparken Hz. Peygamber’e (sas) muhtaç olduğumuzu unutmamalıyız.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Serdar Demirel
25-07-13
E mail: habervaktim.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
KUR'ÂN'I OKURKEN HZ. PEYGAMBER (s.a.v.)İN HADÎSLERİNE MUHTACIZ
Online Kişi: 21
Bu Gün: 168 || Bu Ay: 6.973 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.645 || Toplam Tıklanma: 58.647.313