HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düşürülmüştü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : İKTİBAS / ÇARPIK VAZİYETLER
Okunma Sayısı: 3544
Yazar: Gökhan Özcan
BİR İNSAN, İÇİNDE BİRBİRİNE ZIT İKİ İNSAN BARINDIRABİLİR Mİ?

Eğriyim, tembelim, yok bir tasam!

Bir insan içinde birbirine zıt iki insan barındırabilir mi? Çelişkilerden bir karakter örülebilir mi? İnsanın bir sözü bir diğer sözünü tekzip edebilir mi? Tutarlılık dediğimiz şey, evvel zamanlara özgü bir takıntı olabilir mi?

Mesela bir insan bir yandan devrim nutukları atarken diğer yandan statükonun kılına zarar gelmemesi için daim nöbette hazır kıta bulunabilir mi? Hem altına babadan kalma üniformasını giyip, hem üstüne özgürlükçü aksesuarlar takıp takıştırabilir mi? Hem devletçiliğimiz ilelebet payidar kalsın diye bağrışıp hem de adını sivil toplum zamazingosu koyabilir mi? Tişörtüne hem Nazım mısraları, hem milli şef özdeyişleri kazıyabilir mi? Beyninin bir lobuyla Chuck Palahniuk'a, diğer lobuyla Turgut Özakman'a bayılabilir mi? Bir yandan bulduğu her fırsatta halk adına esip gürlerken, diğer yandan halkın her işe karışmasından fena halde gıcık kapabilir mi? Birisi kendine 'filanca' dediğinde en dip hücrelerine kadar huyum huyum huylanırken, kendisi adeta kuşlara bile 'falanca' olma zorunluluğu getirmeye çalışabilir mi? Her türlü dini davranışı hayatın dışına süpürmeye çalışıp, yeri gelince tornistan edip 'benim dedem de hafızdı' triplerine yatabilir mi? Bir yandan maneviyatçı geçinip, öte yanda zaten dağ gibi dünyalığına bir de kaçak kat çıkabilir mi? Hem dibine kadar modern ama hem de sonuna kadar dindar olabilir mi? Hem tam teşekküllü bir tekno-manyak, hem kurumsal gelenekçi olabilir mi? Hem her laf karambolünde bir kadim kültür vurgusu yapıp, hem güncelin yağlı göbeğine demir atmış olabilir mi? Hem en yüksek mekteplerde eğitim almış, hem de bir benzin pompasından daha cahil olabilir mi? Ağzını açmadan önce iyi kötü bir şeye benzerken, konuşmaya başlayınca ani irtifa kaybından yere çakılabilir mi? Eşin dostun kıyağı olan ödülünü almaya çıkarken kırk yıllık emektar havalarındayken, ödülü alırken aniden ergenlik sivilcesi moduna geçebilir mi? Her söze 'hukukun üstünlüğü' diye başlayıp, yine 'her sözü devletin âli menfaatleri' diye bitirebilir mi? Her alışverişini 'trendy' global markalardan yapıp, aynı anda etrafa ulusalcı cakalar satabilir mi? Hem ye, iç, yaşa felsefesinden zevk-u safa sürüp, hem boştaki küçük parmağıyla sosyal sorumluluk alabilir mi? Onun bunun ayıbıyla gün geçirip, kendi kofluğundan fellik fellik kaçabilir mi? Hem koca koca iddialar taşımaya soyunup, hem küçücük bir adamlıkla gün geçirmeyi kendine yedirebilir mi? Neredeyse bir asır boyu varlığının herbişeyiyle habire gurur duyup, bir arpa boyu yol gidememiş olmanın ezikliğine gözlerini sımsıkı kapatabilir mi? Apartmanın üstüne hayır için cami kondurup, üç şerefeli minareyle gökyüzüne hava atmaya kalkışabilir mi? Bahçeli evini müteahhite verip iki metrekare balkona barbekü tıkıştırmaya çalışabilir mi? Ağır 'looser' edebiyatı çekip alemin en tutulan adamı olmayı umabilir mi? Zamanın her getirdiğine birinci sıradan gönüllü yazılıp kabir ziyaretine cipiyle gidebilir mi? Hem rock konserlerinde kendinden geçip, hem hicap lakırdısı edebilir mi? Hem herkeslerle aynı tornadan çıkıp, hem herkeslerden bambaşka olmayı bekleyebilir mi? Hem atarken hiçbir mangalda kül bırakmayan, hem beş para edecek tek bir yanı bulunamayan olabilir mi?

Olabilir. Bizim memlekette bunların hepsi olabilir. Daha fazlası da olabilir. Ölçü kaçmış, miyar bozulmuş, akl-ı selim istimlak edilmiş. Geriye böyle bir curcuna kalmış. Törenler, törenimsiler, soğuk savaş parodileri, totaliter müsamereler kalkıyormuş, illa ki kalksın! Ama mesele sadece o mu? Biz her gün, her saat, her an, şu nadide insanlığımızı, şu emanet varlığımızı, şu paha biçilmez zamanımızı, işte öyle abes bir curcunaya armağan etmeyi ısrarla sürdürmekteyiz, haberiniz olsun!

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Gökhan Özcan
08-10-13
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 1
ibrahim TUNCER
HARİKA
Tarih : 10-10-13

Çok güzel bir yazı. Memleketimizde bunlardan çok var, gittikçe de sayıları artıyor. Çünkü itibar artık bu tür adamlara. Her kalıba uyan her boyaya boyanabilen insanlar arıyor günümüzün böyükleri! Efendim çok esneklermiş her şarta anında adapte olabilirlermiş.Ahlak,idealler,şuur,pirensipler,duruş,dahada ileri gideyim ayet, hadis,eshabın ve alimlerin duruşları hepsi hak getire.Varsa yoksa yalakalık ve siliklik. Her halde aşağıları talep etme vakti çoktan geldi......

 
BİR İNSAN, İÇİNDE BİRBİRİNE ZIT İKİ İNSAN BARINDIRABİLİR Mİ?
Online Kişi: 22
Bu Gün: 938 || Bu Ay: 7.743 || Toplam Ziyaretçi: 2.931.860 || Toplam Tıklanma: 58.661.189