HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : TÂRİH / DÜNDEN BUGÜNE
Okunma Sayısı: 4106
Yazar: Ali İlbey
Yılbaşı Kutlama Pespâyeliğini M. Kemal Resmîleştirdi

Osmanlı döneminde yılbaşı kutlamaları gayr-ı müslimlerce yapılırdı. 1829’da İngiliz elçisinin Haliç’teki bir gemide verdiÄŸi baloda kutlanan yılbaşına Mustafa ReÅŸit PaÅŸa gibi Avrupa yanlısı Osmanlı devlet adamları da çaÄŸrılır. 1856’da Sultan Abdülmecid, Fransız elçisinin düzenlediÄŸi baloya Islahat Fermanları’nın oluÅŸturduÄŸu diplomatik bir mülahaza ile gitmek mecburiyetinde kalır.

“YAHUDİHÂNELER”DE YILBAÅžI KUTLAMALARI

“Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Türkiye Ansiklopedisi”nde anlatılan azınlıkların yılbaşı kutlamaları, BatılılaÅŸma yanlısı olanların yılbaşına nasıl meylettiÄŸine dair ipuçları veriyor:

“19. asırda oda oda kiraya verilme saikiyle en fazla da Musevî azınlık tarafından yaptırılan ve bu özelliÄŸinden dolayı da Müslüman Türklerce ‘Yahudihâne’ olarak adlandırılan apartmanlar Noel kutlamaları’nın yapıldığı mekânlardı. Buralardaki kiracı Hıristiyan ekalliyet, Noel'e karşı olan Yahudi ev sahiplerinin evinde Noel kutlarlar, İstiklal Caddesi'nde ‘Noel alayları’ düzenlerlerdi. Bunlardan bazılarının fazlaca çan çalmaları ve sair taÅŸkınlık yapmaları nedeniyle zaman zaman Müslüman halk ya da kamu otoritesinin müdahalesiyle karşılaÅŸtıkları da olurdu.”

Cumhuriyet Türkiye’sinde asrî eÄŸlence, kadınlı erkekli balo, danslı ve içkili yerlere gitmek gibi pespâyelikler yılbaşı kutlamalarının resmîleÅŸtirilmesiyle yaygınlaÅŸmıştır. Kemalist Cumhuriyet'in ilân ettiriliÅŸinden sonra 1 Ocak 1926 gününün ilk kez yılbaşı olarak kabul edildiÄŸini zoraki ders “Atatürk ve İnkılâp Tarihi” kitaplarından herkes okumuÅŸtur.

Din ü millete hasım olan Atatürkçü Cumhuriyet’in ilk yılbaşı kutlaması 31 Aralık 1925’tir. Bu kutlamada BatılılaÅŸan devrimci Cumhuriyetin ilk yılbaşı ÅŸerefine İstanbul Elektrik İdaresi’nce saat 00.00’da ÅŸehrin bütün ışıkları bir dakika söndürülür. Bu âdet, tahrif edilmiÅŸ Hıristiyanlıkla paganizmin modern kapitalizmle sentezinden doÄŸan eÄŸlence ürünüdür.

Kur’an okunarak açılan ilk Meclis ve Hükümetin BaÅŸkanı olarak içki yasağının kararlaÅŸtırıldığı bir dönemin ardından 1922’de M. Kemal, Rusya gibi bazı devletlerin en üst temsilcileriyle birlikte Ankara’nın Keçiören semtinde içkili ve eÄŸlenceli yılbaşı kutlaması düzenlediÄŸi malûm. 1929’da Ankara Hariciye KöÅŸkü’nde dekolte giyinmiÅŸ kadınlarla papyonlu erkeklerin ÅŸampanya içip dans ettiÄŸi ve devlet erkânı ile askerî bürokrasinin katıldığı yılbaşı balosu tertip ettirmesi, bütün Valilik ve Kaymakamlıkların yanında Cumhuriyet sisteminin muhtevasını oluÅŸturan CHP teÅŸkilatları ve bu çizgideki Åžehir Kulüpleri’yle Halk Evleri’nde de yılbaşının kutlanacağının habercisiydi.

KEMALİZM’İN ANKARA’SINDA YILBAÅžI İÇKİLERİ GIRLA GİDİYOR

Yakup Kadri KaraosmanoÄŸlu’nun “Ankara” romanında anlatılan yılbaşı manzaralarından, Kemalist Cumhuriyet idarecileri ve aydınlarının yılbaşı kutlamalarını Avrupa’ya benzemenin bir yolu olarak resmileÅŸtirdikleri görülüyor: “Bu kış (1929) Noel ve yılbaşı balolarına Ankara'da her seneden daha zevkli bir hazırlanış vardı. Çünkü bu eÄŸlenceler, henüz açılmış olan Ankara Palas'ın, büyük hall (hol) ve salonlarında yapılacaktı. Buranın bin kiÅŸiden fazla davetli alabileceÄŸi söyleniyordu. Onun için birçok ailelerin daha iki ay evvelinden İstanbul terzilerine taşındığı görülmeye baÅŸladı.”

1927’nin 1 Ocak günü hafta sonuna denk gelince yılbaşı eÄŸlenceleri Kemalist Cumhuriyet yandaÅŸlarınca büyük raÄŸbet görür ve yılbaşı kutlamaları resmî gelenek hâline getirilir. İnkılapçı Cumhuriyet seçkinlerine hizmet eden Türk Tayyare Cemiyeti 1931 de ilk defa yılbaşı piyangosu düzenler. “Tayyare piyangosu” çekiliÅŸi yılbaşı kutlamalarıyla aynileÅŸir.

Ertesi yıl İstanbul’un yılbaşı kutlamalarında piyango çekiliÅŸine katılanlar sayısı artmış, eÄŸlence yerleri dolup taÅŸmıştı. Yıldız Sarayı da âdeta kumarhaneye dönmüÅŸ, Kemalist devletin müsaadesiyle ecnebi iÅŸletmeci Senyör Maryosera rulet masaları kurmuÅŸtu. Kaynaklar, İstanbul’daki bu yılbaşı gecesinde hiçbir kanunî kısıtlama olmadan bu kadar kumar oynanmadığını belirtiyor.

Azınlıkların oturduÄŸu BeyoÄŸlu, Cumhuriyet’in saÄŸladığı din ü millet kimliÄŸinden kopuÅŸun imkânlarıyla (!) BatılılaÅŸmaya meyilli yerli insanların da yılbaşı eÄŸlencelerine katıldığı yerdir. Kemalist devlet katında kutlamalar baÅŸladığında, BeyoÄŸlu’ndaki yılbaşı kutlamaları daha da artar ve Atatürkçü Cumhuriyet’in desteÄŸiyle Türkiye’ye yayılır. Dergiler yılbaşı sayıları çıkarmaya, gazinolar balolar düzenlemeye, Tayyare Piyangosu İdaresi çekiliÅŸlere katılma sayısını artırmaya çalışır.

M. Kemal ve İnönü imzasıyla 1 Ocak 1936 tarihinin resmî tatil ilân edilmesiyle yılbaşı kutlamaları telkin ve propagandalarla tamamen yaygınlaşır. İlk yılbaşı tatilinin ertesinde devrin gazetelerinde övücü yazılar çıkar:

“Bu yıl yılbaşı gecesi gayet neÅŸeli geçti. BeyoÄŸlu gazinoları bir gecede, bir sene içinde görmedikleri kadar bol müÅŸteri buldu ve yılın ziyanını örtecek kadar satış yaptı. Dün sabah 10’dan akÅŸama kadar, sokaklarda sayım gününü hatırlatan tenhalık seziliyordu. Tatili fırsat sayarak sabaha kadar içenler, ayılıp da sokaÄŸa çıkamamıştı.”

1938 yılbaşında M. Kemal yeni yıl tebriklerine cevap yayınlamaya baÅŸlar. Yılbaşına yakın günlerde Kemalist rejim yanlısı gazetelerde bol bol “Nimet Abla’nın Nimet GiÅŸesi” reklâmı yapılır: “Åžimdiye kadar binlerce kiÅŸiyi zengin etmiÅŸ ve müÅŸterilerimizin birçokları nimet sahibi olmuÅŸlardır…”

Atatürkçü rejimin dayatmasıyla seksen yıldır lümpen ve maneviyatsız kitle yılbaşı kutlamalarının bağımlısı olmaya devam ediyor. Balolar, partiler, programlar, geziler yılbaşıyla daha özel hâle getirilmeye çalışılıyor. BatılılaÅŸmayı resmîleÅŸtiren, milletin din ve geleneklerinde düÅŸmanca reformlar yapan Atatürkçü Cumhuriyet’in sunduÄŸu bir yılbaşı manzarası görmek istiyorsanız devrin yazarlarından Ahmet Rasim’in ÅŸu satırlarını lâhavle çekerek okuyunuz:

“Evvelleri biz Türkler, yılbaşı günlerinde başımızı sokmadığımız yer kalmazdı. Galata, BeyoÄŸlu, kısacası Ortodoks takvimini tutan milletlerin cümlesine kendimizi davet eder, sabahlara kadar eÄŸlenirdik. O ne sefahat gecesi idi!.. AÅŸağıda, yukarıda ne kadar her gazino, her kahve, her koltuk (Küçük meyhane), bir kumarhane. Her sokakta çalgı, saz eÄŸlentisi, çengi, köçek… Her evin odasında bir ziyafet sofrası. Üstünde hindiler, yemiÅŸler, rakılar, biralar, etrafında türlü türlü erkekler… EÄŸlence evlerinin birinden çık ötekine gir… Kumarhanenin birinde yutul, ötekinde kazan!.. SarhoÅŸluÄŸa ait hangi ve kaç türlü vasıta varsa hepsi ayakta; bildiÄŸimiz karnavallar, yahut eski Roma’nın satürnalleri (Saturnus ÅŸenlikleri) buralarda akÅŸamleyin dirilir sabahleyin can çekiÅŸirdi. (…) Kâh kapılardan coÅŸan karı kümeleri yol keserler, tepsiler içinde susuz, mezesiz rakılar dağıtırlar…”

M. KEMAL’İN DESTEĞİYLE BEYAZ RUSLAR YILBAÅžINI CÂZİP HÂLE GETİRİYORLAR

BatılılaÅŸmaya meyilli yerlilerin yılbaşı kutlamalarına ilgisi iÅŸgal günlerinde İstanbul’daki Beyaz Ruslarla baÅŸlar. Cumhuriyet döneminde M. Kemal’in de ilgi duyduÄŸu ve arka çıktığı BolÅŸevik devriminden kaçan Beyaz Ruslar içkili eÄŸlence yerleri iÅŸletiyorlar, dolayısıyla yılbaşı kutlamalarını “daha cazip” hâle getiriyorlardı. Refik Halit Karay’ı dinleyelim:

 “Mütareke yılbaşılarına kadar bizler, saat 12’yi çalarken ışıkların söndürülmesi düzenbazlığını bilmezdik; limandaki vapurların da bu merasime düdük çalarak katılmalarını iÅŸgal senelerinde öÄŸrenmiÅŸtik. Esasını ararsanız, müslüman halkı BeyoÄŸlu tarafına alıştıran da haraÅŸolar (Beyaz Ruslar) oldu. Arkasından gelen GarblılaÅŸma hareketi, kaç-göçün kalkması, balolara raÄŸbet, bize yılbaşı geceleri sabahlama âdetini de kabul ettirdi. Ama dikkat ediniz: Bu âdetin sadece eÄŸlence tarafını almışızdır. Zira bizdekinin hıristiyanlardaki gibi dinle alakası yoktur, hayır ve hasenat iÅŸlemekle de, hele bir hafta evvel gelen Noelle de! Tuhafı ÅŸudur ki, tek geleneÄŸimize dayanmayan bu yeni âdete, yani yılbaşı sabahlamasına, bütün âdet ve bayramlarımızdan fazla gayretle, dört elle sarılmış haldeyiz! (…) Bakalım ÅŸehirden köye de gidecek mi?”

Zihniyetini paylaÅŸmadığım tarihçi İlber Ortaylı da gayr-ı ahlâkî Batılı eÄŸlencenin yılbaşı kutlamalarıyla hız kazandığını söylüyor: “Türk hayatında balo, kadınlı erkek­li yemek, danslı müzikli yerle­re gitmek gibi bir yenilik, yılbaşı geceleri saye­sinde hızlandı."

29 Ekim Cumhuriyet balolarının aynısı yılbaşında da yapılmaya baÅŸlandı. Kemalist oligarklarla yandaÅŸlarının 1935'ten baÅŸlayıp 1960'a kadar süren “Park Otel Günleri” nde içkili danslı yılbaşı gecelerini onlardan zulüm gören milletimiz unutmamıştır.

Günümüzde yılbaşı kutlamalarını en çok telkin ve propaganda eden yine Atatürkçü sistemin zihniyetine sahip gazete ve televizyonlardır. Sadece Hürriyet’in 23 Aralık 2011 tarihli “Yılbaşı” ekindeki aklâksızca yapılan reklâmlar bile yılbaşı kutlamalarının cemiyeti çürüten bir facia olduÄŸunu gösteriyor. Gazete Eki’nin manÅŸeti ÅŸöyle: “AÅŸk melekleri sizi yeni yıl alışveriÅŸine çağırıyor!” Sayfalar dolusu yılbaşı yazılarından ÅŸu birkaç baÅŸlık dahi facianın büyüdüÄŸünü gösteriyor:

“Herkesi çatlatacak partiler yapın”, “Evden çıkmak için 12 sebep!”, “DüÅŸük fiyatlar daima garanti al­tında! Son söz düÅŸük fiyatların!”, “Tek Varilden ÅžiÅŸeli!”, “Kokteyl Tarifleri Hediyeli!”, “Buzun Estetik Hali! Åžam­panyanın Simgesi!”, “Bu İçkiler Reçeteli!”, “İçinizi Isıtan Klasik Orta Kalite Åžarap Yeterli!”, “Sıcak Åžarap Sadece Kır­mızıdan Mı Olur?”, “İçkiniz Kaç Ka­lori?”, “Yeni Yılı İtalyan Güzellerle Karşılayın!”, “Avm’lerde Kır­mızı-Beyaz Günler! Noel Anne İle Noel Baba Burada!”, “Çocuklara Özel Yılbaşı Partisi!”

Beyaz Zekeriya ve Y. Nuri gibi Kemalist Cumhuriyetin ilahiyatçıları “Yılbaşı kutlanır…” diyerek yozlaÅŸmaya “fetva” vermeye devam ederse yukarıdaki âdi yılbaşı manzaraları devam edeceÄŸe benziyor.

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: Ali İlbey
01-01-14
E mail: habervaktim.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
Yılbaşı Kutlama Pespâyeliğini M. Kemal Resmîleştirdi
Online KiÅŸi: 21
Bu Gün: 448 || Bu Ay: 7.253 || Toplam Ziyaretçi: 2.931.120 || Toplam Tıklanma: 58.653.861