
| Kategori : / AKTÜALİTE | Okunma Sayısı: 1763 |
Kuş ve kuşku
Twitter'ın kapatılması/kısıtlanması meselesi üzerine başlayan hararetli tartışmalardan anladığım o ki; bu türedi alışkanlık, bu ülkede yaşayan her türden, her kafadan, her renkten insanın bir araya geldiği kocaman kalabalık için zaten çoktan hayatın 'tartışılmaz' bir parçası haline gelmiş bulunuyor.
Sadece ülkemizde 12 milyon kişinin doğrudan bağlısı olduğu ve belki bir o kadarının da 'dışarıdan' takıldığı bir 'şey'i, nasıl bu kadar sorgusuz sualsiz hayatımızın oturma odasına kabul ettiğimizi, benimsediğimizi ve savunur hale geldiğimizi anlamak ve bunu gamsızca kabullenmek benim için pek o kadar kolay değil... Temelinde küresel ticaret çarkını işleten dişlilerden bir dişli, sivri fikirleri olan bir Amerikan şirketinin piyasaya sürdüğü ve üzerinden servetler kazandığı bir 'mal'dır twitter! Pek çok benzerleri ya da rakipleri gibi...
Buna rağmen, çok gariptir ki, hem dünya genelinde, hem de bizim ülkemizde twitter'a ulaşabilir olma meselesi bireyler ve toplumlar için tartışmasız bir özgürlük kriteri olarak algılanıyor. Bu nokta, Türkiye'deki güncel tartışmadan özenle ayrıştırılarak sorgulanması gereken çok yanıltıcı ve bir o kadar da önemli bir nokta...
Konuyu biraz daha açıklığa kavuşturabilmek adına küçük bir internet araştırmasıyla (ki bu da elbette ironik bir durum) başta twitter olmak üzere sosyal medya denince akla gelen 'marka'larla ilgili edindiğim bazı verileri sizlerle paylaşmak istiyorum.
Twitter, gündelik pratikte bize öyle gelmiyor olsa da aslında dünya genelindeki 200 milyonu aşkın kullanıcısına dolaylı olarak bir şey satıyor. Yani onların sayısal varlıkları üzerinden bir ticaret yürütüyor. Bu satış sonucunda her yıl adeta katlanarak artan seviyede kar ediyor ve nihayet 2014 yılı sonu itibariyle 1 milyar doları aşan bir reklam geliri seviyesine ulaşmış olacak. 2015 için hedefi 1 milyar 330 milyon dolar...
Türkiye'de 12 milyon civarında twitter kullanıcısı olduğu söyleniyor. Her üç internet kullanıcısından biri twitter kullanıcısı ve bu bizi yüzde 31.1 gibi bir kullanıcı oranıyla dünya birincisi yapıyor. Ülkemizde her twitter kullanıcısı attığı her twitle şirkete 0.43 kuruş kazandırıyor. Şirketin sadece Türk kullanıcıların sırtından kazancı yıllık 2.4 milyon dolar civarında (üye sayısının 7 bin civarında olduğu 2012 yılı itibariyle, ne kadar arttı bilemiyorum).
Birkaç veri daha sıralayalım:
Dünyada her dakika 100 bin civarında twit atıldığı söyleniyor, bu sayının daha da artmış olması yüksek ihtimal...
Twitter dünya çapında ünlü isimlere de büyük paralar kazandırıyor. Mesela Kim Kardashian'ın atılan her twitle servetine eklediği para tam 8 bin dolar...
8 yıl önce kurulmuş bir ağdan sözediyoruz, büyüme hızını siz hesaplayın artık.
Bir diğer sosyal paylaşım sitesi olan facebook'un, 2013 yılı toplam geliri 7.87 milyar dolar. Facebook 10 yıllık bir 'şirket' ve 1.2 milyarı aşkın kullanıcısı olduğu ifade ediliyor. Yani dünyanın üçüncü büyük ülkesi facebook...
Her gün en az bir kere olmak üzere facebook'a giriş yapan kullanıcı sayısı 757 milyon kişi.
Patron Mark Zuckerberg'in facebook'tan on yılda elde ettiği kazanç tam 31 milyar dolar...
Facebook'un 13-17 yaş arası toplam kullanıcı sayısı 9.8 milyon kişi...
Meşhur arama motoru google'ın 2012 yılı toplam geliri 50 milyar dolar... Bu tablo, google'ın her yıl dünyanın en yoksul 28 ülkesinin toplam gelirinden daha fazla gelir elde ettiği anlamına geliyor.
2005 yılında kurulan video paylaşım sitesi youtube, bir yıl sonra google tarafından satın alınmış ve aylık aktif kullanıcı sayısı 1 milyar barajını çoktan aşmış durumda.
Youtube'un yıllık gelirinin 5 milyar dolar seviyesini aştığı, 2020 için hedefin 20 milyar olduğu söyleniyor.
En büyük internet alışveriş sitesi olan Amazon'un 2014 yıllık geliri tam 100 milyar dolar...
Bu çarpıcı verilerin rakamsal soğukluklarından arındırılması ve dikkatle okunması gerekiyor, sütunun dibi göründüğünden bunu inşallah bir sonraki yazıda hep birlikte yapalım.
Yazar: Gökhan Özcan |
25-03-14 |
||
| E mail: yenisafak.com.tr | Tweet | ||