HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düşürülmüştü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / ÎMAN VE İSLÂM
Okunma Sayısı: 5171
Yazar: Ali Tekelioğlu
SALAVÂT AYI: ŞÂBÂN-I ŞERÎF

SALAVAT AYI: ŞABAN-I ŞERİFŞaban ayı denince akla gelen Sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa gelir. Tabii ki diliniz “Hz. Muhammed” dediğinde peşinden salavat getirirsiniz: “Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed” dersiniz.

Salavat getirmekle de “Ey Allah’ım! Peygamber Efendimiz Muhammed(s.a.v)’e ve O’nun ailesine yardım et, makamını artır. “ demiş olursunuz.

Aslında her salavat getirişte “ Ey benim peygamberim, ben seni unutmadım. Sen benim hem dilimde hem gönlümdesin.” diye O’na olan sevginizi tazelersiniz.

Gül peygamberin adı anıldığında salavat getirmek, vaciptir. Yani salavat getirmemek, günahtır.

Çünkü Kur'ân-ı Kerim'de şöyle buyurulur:

“Gerçekten Allah ve melekleri Peygambere salât ederler. Ey iman edenler! siz de ona teslimiyetle salât ve selâm edin." (el-Ahzab, 33/56).

Âyetten de anlaşıldığı gibi salat: Allah'ın salatı, meleklerin salatı ve müminlerin salatı olmak üzere üç kısma ayrılır:

a. Allah'ın Peygamberi'ne salat etmesi: O'na rahmeti ve ondan hoşnut olması, O'na destek vererek yardım etmesi, tebliğ ettiği İslâm dinini yayarak O'nun şanını artırması, O'nun işlerini bereketli kılması, ismini yüceltmesi, ona ahiret mükafatlarını vermesi ve getirilen salatı kabul etmesi anlamına gelir.

b. Meleklerin salatı şu anlama gelir: Melekler Hz. Peygamber'i çok severler; O'na en yüce makamları vermesi, dininin ve şerîatının gelişmesi ve O'nu yüksek derecelere ulaştırması için Allah'a dua ederler, istiğfar ederler; O'na salat getirenlere Allah'ın rahmetini dilerler.

c. Müminlerin salatı: O'na saygı ve tazimde bulunmaları, O'nunla ilgili duada bulunmalarıdır. Allah'tan, tebliğ ettiği dinin güçlenmesini, şanının artmasını dilemek ve Cennetteki Makam-ı Mahmud'u ve ümmetine şefaat etme hakkını ona vermesini istemektir.

Salavat getirerek, şerefi artan aslında bizleriz. Salavat getirmek hem bu dünyada hem ahirette kurtuluşumuza vesile oluyor:

Enes İbni Malik (r.a) rivayet etmiştir. "Allah Teala Hazretleri arş-ı âlâ’nın altına nurdan bir deniz yarattı ve sonra iki kanatlı bir melek yarattı ki bir kanadı doğuda bir kanadı batıda, başı Arş-ı Alaya değiyor, ayakları 7 kat yerin altına uzanıyor. Her kim ki bana salavat getirirse, Şaban ayında, "Allahumme salli alâ seyyidina Muhammed" derse Allah Teala o meleğe nurdan yarattığı denize dalmasını emrediyor. Melek dalıyor o denize ve çıkınca silkeleniyor. Düşen her bir damlanın adedince Hazret-i Allah bir melek yaratır. Yaratılan her bir melek salavat getiren kul için kıyamet gününe kadar istiğfar eder..

"Yarabbi bu salavat getiren kulunu bağışla, bu salavat getiren kulunu bağışla" diye.

Bir melek değil, o kadar büyük meleğin üzerinden akan su damlaları kadar melekler istiğfar ederler. Ne büyük zenginlik bu ne kadar büyük rahmet.”

Evliyaullahtan Süfyan-ı Sevri Hazretleri, Beytullah'da tavaf ederken, bir zatın sadece salat ü selam getirdiğini ve ayağını kaldırdığında ve yere koyduğunda birer salat ü selam söylediğini görür.

Süfyan-ı Sevri(k.s) sorar: '' Nedir bu halin ey insan! Başka dua bilmez misin sen? '

Genç adam: '' Madem sen bu memlekette garipsin, sana durumu anlatayım.'' der. Ve anlatır:

“Ben, babamla beraber Hicaz'a gelirken yolda babam öldü; cenazesini gömmeden, akşama yakın, babam yanımda iken ağladım, sızladım, uyku galip geldi, bir ara uyudum. Babamın yüzü simsiyah oluverdi. Simsiyah olan babamın yüzünü gördükçe tüylerim diken diken oluyordu.

Bir de, baktım uzaktan gayet nurani misk-i anber gibi kokular saçan bir zat, ayağının birini kaldırırken salat-ü selam, diğerini yere koyarken de gene salat-ü selam getirerek babamın yanına yaklaştı, babamın yüzünden peçeyi kaldırdı.

Eliyle babamın yüzüne meshederek yanına yaklaştı, babamın yüzü bembeyaz oldu. Kendisi giderken ben arkasından ona yetiştim.

''Sen kimsin, bana söyleyeceksin'' dedim.

Buyurdu ki:

''Ben Kur'an sahibi Abdullah oğlu Hz. Muhammed'im, baban çok günahkar idi, fakat bana çokça salat ü selam getirmesi sebebiyle ona yetiştim. İşte bana salat ü selam getirene böyle dar bir zamanda yardım ederim.'' buyurdu.

Dualarımızın kabulü ve Peygamberimizin şefaatine mazhar olmak için O’nun ayı Şaban ayında bol bol salavat getirelim ve O’nun sünnet-i seniyyesine yapışalım.

Selam ve dua ile.

Yazar: Ali Tekelioğlu
31-05-14
E mail: ateko09@hotmail.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
SALAVÂT AYI: ŞÂBÂN-I ŞERÎF
Online Kişi: 20
Bu Gün: 759 || Bu Ay: 7.564 || Toplam Ziyaretçi: 2.931.597 || Toplam Tıklanma: 58.658.739