HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düşürülmüştü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / MAÂRİF (Eğitimle İlgili Yazılar)
Okunma Sayısı: 2037
Yazar: Mücahit Öztürk
ÇOCUKLARIMIZ NİÇİN MUTLU OLAMIYOR?

ÇOCUKLARIMIZ NİÇİN MUTLU OLAMIYOR?Stres ve gerginlik günümüz insanının en büyük sorunların başında gelmekte. Anne babaların gergin olduğu bir ortamda, zaten çocuğun huzurlu ve rahat olmasını beklemek mümkün değildir. Çocuk doğası gereği hareketli, heyecanlı, sınırsız hayal gücüne sahiptir. Ancak bugün çocukların doğal ihtiyaçlarını karşılayacak gerek ortam, gerekse vakit bulmak neredeyse mümkün değildir. İç dünyasındaki enerjiyi boşaltamamış, çevresiyle sağlıklı ilişkiler kuramamış, oyunla doyuma ulaşamamış bir çocuğun mutlu olması beklenemez. Mutlu olmayan çocuk da davranışlarında saldırgan ve öfkeli, ilişkilerinde kırıcı ve tutarsız, duygusal alanda da yoğun kaygı ve mutsuzluk içinde olur.
Modern yaşam, çocukları fazlaca sınırladı. Monotonluk ve doyumsuzluğun hâkim olduğu bir dünya sundu çocuklara. Oynadığı oyunlar, kurduğu arkadaşlıklar ve ilgi alanlarının sınırlılığı, çocuğun kendi içinde var olan derinliklerine inmesini engelledi. Onu çok yüzeysel ve sanal bir ortama çekti. Çevresinde arkadaşlar bulamayan ve arkadaşlık kuramayan çocuk, bilgisayarı ve bilgisayardaki arkadaşlıkları bir çare olarak buldu. Bilgisayar ile yalnızlığını pekiştirdi.
Diğer taraftan eğitim aşamasında, özellikle ailelerin çocuktan yoğun beklentisi, birçok ebeveynin çocuğun sadece öğrenmesiyle ilgilenip, ruhsal gelişimin diğer alanlarını pas geçmesi, önemli stres kaynağı olmaya başladı çocuklar için. Onların en büyük ruhsal beslenme kaynağı olan oyun ve arkadaş ilişkileri geri plana atıldı. Çocuklar arkadaşların yerine koymaya başladı ekranı. Aslında anne-babalar kolayı seçti bu süreçte. Sosyal ilişkilerin az olduğu şehir hayatında, ekstra çaba göstermek zor geldi onlara. Aslında hiçbir çocuk ekranı, arkadaşlarıyla birlikte olmaya tercih etmezdi.
Bugün maalesef çocuklar eğer yuvaya gitmiyor iseler, nerdeyse hiç çocuk görmeden yetişiyorlar. Bu aslında iç karartıcı bir durum. Çünkü 3 yaşından itibaren çocuklar, çevrelerinde yaşıtları olsun isterler. Arkadaşları ile kurduğu ilişki modelinin, çocuğun kişilik ve sosyal gelişiminde çok önemli rolü vardır. Okul arkadaşlıkları ise sosyal gelişim açısında yeterli değildir. Çünkü okulda kısa teneffüslerin dışında birlikte olacakları, eğlenerek vakit geçirecekleri zaman dilimi çok azdır. Eskiden var olan komşu, akraba, eş, dost ve arkadaş ziyaretlerinin bu gün gündemde olmaması da, onların yaşıtlarıyla birlikte olma ihtimalini oldukça azaltmakta. Bu nedenle bizler, çocuğumuzun çocuklarla birlikte olabilmesi için her türlü ortamı hazırlamaya mecburuz.
Diğer taraftan anne-babaların gerginlikleri de direk olarak çocuğun ruh haline yansır. İş stresiyle eve gelen anne-babalar çocuklarıyla ya vakit geçirmemekte ya da geçirdikleri vakitte sabırsız davranıp çocuğun ihtiyacı olan kaliteli ilgiyi göstermemektedirler. Oysa zaten oldukça kısa bir süre bizimle olan çocuğumuzla olabildiğince anlayışlı ve sabırlı bir ilişki modeli geliştirmemiz gerekir. Erken dönemde çocuktaki mutsuzluk, çoğunlukla ailenin tutum ve davranışlarından ya da aile içi olumsuz ilişki dinamiklerden kaynaklanır.
Modern yaşamla birlikte doğallıktan oldukça uzaklaşan insanoğlu, yaşamda kendini mutlu kılacak bir takım alternatifler bulmak zorundadır artık. Çocuklarımıza da bu alternatifler gösterilerek stresle başa çıkmanın, mutlu ve rahat olabilmenin yolları öğretilebilir. Burada en önemli olan hayatı tek düzelikten kurtarmaktadır. Ev içinde ve ev dışında yapabileceğimiz çok minik değişiklikler ve farklı arayışlar çocuğun ve bizim hayatımıza yeni anlamlar kazandırmaya çoğu zaman yeter. Çocuklarımızı şehir hayatının gerginlik, huzursuzluk ve stresinden uzat tutabilmek için, sağlıklı ilişkiler kurabilecekleri ortamlarda, arkadaşlarıyla birlikte olmalarını sağlamalıyız. Onlara tabiatı tanıtıp, onun güzelliklerini öğretip, tabiatın içinde olmaları fırsatı vermeliyiz.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Mücahit Öztürk
07-12-14
E mail: yenisafak.com.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
ÇOCUKLARIMIZ NİÇİN MUTLU OLAMIYOR?
Online Kişi: 23
Bu Gün: 116 || Bu Ay: 7.938 || Toplam Ziyaretçi: 2.932.218 || Toplam Tıklanma: 58.665.500