HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düşürülmüştü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : DÜNYADA NELER OLUYOR / İSLÂM ÂLEMİ
Okunma Sayısı: 2044
Yazar: Mustafa Özcan
MEZHEP SAVAŞI DEĞİL, SALDIRISI

MEVLÂNÂ'YI GÖSTERİP TASAVVUFA VURUYORLARYanlış teşhis doğru tedaviye götürmez, bilakis engeller. İran’a bakışımız baştan beri sakat ve sorunlu. İran mezhebi abanma ve sarkma yapmasına rağmen Şiileştirme  politika ve dalgalarına karşı çıkanları mezhepçi olarak göstermeyi başarmıştır. Böylece tehlike bir iken ikiye çıkmıştır. Yalanı ve basını iyi kullanıyor. Huzur isteyen ve nemelazımcı kitleler ise  tehlikeyi görenleri bastırmaya çalışmıştır. Bu da İran’ın işine gelmiş ve gayretlerini katlamıştır. Huzur isteyenler İran’ın tezlerine tutunmuşlardır. Yaptıklarını hafif görmüşlerdir. Esat’ın yaptıklarını hafif görenler gibi. Sonuçta gidişat kolayca engellenebilirken felaketin çapı gaflet ve ihanet çemberiyle büyümüştür. Nemelazımcılar nedeniyle kurt gövdeye girmiştir. Bunu söndürmenin yolu Suudi Arabistan’ın yaptığı gibi bu mezhebi saldırıyı geriletmektir. Yoksa İran’a; yayılmacılığına ses çıkarmayalım yaklaşımıyla huzur isteyenlerin huzuru çok fena bozulacaktır. İran’ın Şii yayılmacılığına karşı çıkan sadece Suudi Arabistan mı? İdamlardan birkaç gün evvel Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika İran’ın mezhebi yayılmacılığına karşı harekete geçmek gerektiğini ve buna karşı çıkmanın zaruretini anlatmıştır. Suudi Arabistan ise bunu fiiliyata dökmüştür. Buteflika Şiileştirme (teşeyyü) dalgasına karşı mücadele edilmesi gerektiğini  söylemiştir (http://islammemo.cc/ akhbar/arab/2016/01/05/278420.html )

***
İran Şiileştirme vetiresinde herkese ayrı bir mavi boncuk dağıtıyor. Ayar veriyor. Dürzileri Selman-ı Pak üzerinden kandırmaya çalışıyor, Ezher’e  ise mezheplerin yakınlaşması babından ötekilerine ise Fatimiler üzerinden sızıyor. Buteflika gibi Ezher de defalarca İran’ın mezhebi yayılmacılığına karşı uyarılarda bulunmuştur (http://www.tahrirnews.com/posts/ 332009/http:// arabic. cnn. com/middleeast/2015/12/30/iran-egypt-al-azhar-shiite-thought-competition). Dikkatli bir takipçi olmadığımızdan İran’ın kaypaklığını anlayamıyoruz. Aksine onların kaypaklığı ile bizim popülist yaklaşımlarımız birleştiğinde mesele felaket düzeyine çıkıyor. Ortada bir mezhep savaşı değil mezhep saldırısı var. Hem de 1979 yılından beri. Hatta iki uçlu, kanatlı bir saldırı. Bunlardan birisi mezhepçilik diğeri ise Pers ulusalcılığı. Maalesef İsrail ve ABD düşmanlığı üzerinden Sünni avcılığı ve onun ötesinde düşmanlığı yapıyor. Oysa ki, ABD, İsrail, Rusya ve İran’ın ortak paydası Sünni düşmanlığıdır. İran’ın birinci düşmanı İsrail midir yoksa Sünnilik ve Sünni dünyası mıdır? Sünni dünyasıdır. Bu konulara en vakıf isimlerden Cebel-i Lübnan Müftüsü Muhammed Ali Cuzu. Hazreti Ali’nin Arap düşmanı olmadığı gibi Pers taraftarı da olmadığını lakin İran’ın Arap düşmanlığı ile Pers taraftarlığı birleştirdiğini ifade ediyor. Cuzu, Suriye’de yaşananların tartışılmayacak bir biçimde Sünni ve Arap düşmanlığı olduğuna parmak basıyor. Tarihin en garip ortaklığı da Arap düşmanı İran rejimiyle Arapçılık ideolojisine dayanan Baas ortaklığıdır! Şeytan ayeti, Deccal ayeti işte budur! ABD ve Rusya da İslam dünyasında kimin düşmanıdır? Elbette Sünniliğin düşmanıdır. Lavrov açık bir biçimde Suriye’de Sünni bir iktidara izin vermeyeceklerini söylemiştir. Bunu temin için Suriye’dedir. Obama da Suriye ve Lübnan’dan ağırladığı patrikler huzurunda Esat’ı azınlıkların hamisi olarak nitelendirmiştir. Bununla da kalmamış Suriye’de hilafetçi olanlar ve yeteri kadar laik olmayanlar kara listeye alınmıştır. Halbuki, kimse Şiilere velayeti fakihçi misin diye sormuyor! Rusya kutsal harp ilan ediyor Batılılarda ses seda yok! İsrailli general Amus Gilad da kendileri için en tehlikeli birliğin Sünni birlik olduğunu söylemiştir. Bu nedenle de Arap Baharı’nı tepe taklak etmişlerdir. Amus Gilad Mısır, Suriye ve Ürdün’de Müslüman Kardeşlerin iktidara gelmesi ve İslam imparatorluğunun kurulması ve Esat’ın gidişinin İsrail’in felaketi ve sonu olacağını söylemiştir (http://yalibnan.com/2011/11/16/removal-of-assad-will-be-devastating-for-israel-gilad/ )

***
İran ve İsrail birbirinin sahte düşmanıdır. Ortak düşmanlıkları Sünnilere yöneliktir. Kendi aralarındaki mücadele peşrev kabilindendir. Sünni düşmanlığı hepsini birleştiriyor. İran kandırmaca ile Amerikan ve İsrail düşmanı olarak görünmüştür. Zafere susamış Sünni kitleler de zokayı yutmuşlardır. Meseleye akılla değil de muhabbet gözüyle baktıklarından bu vartaya düşmüşlerdir. Bunun sonucu Cezayir’de entelektüeller bile Şiiliğin kıskacına düşmüştür. Reşid Bin İsa bunlardan birisidir. İran’ın mezhepçiliğinin ve ulusalcılığının farkına varamamışlardır. Kemal Helbavi gibi farkına varanlardan bir kısmı ise manevi hastalık kurbanıdır. Bu nedenle de Helbavi, Nimr Nimr’in idamına karşı çıkmıştır.  

***
Neden başkaları taassupla ve tarihi kin birikimiyle kendi mezhebini yaymıyor da İran yayıyor ve bir idamın akabinde baltacılarını seferber ediyor.

Et Tihami Macuri adlı Cezayirli yazar meselenin can alıcı noktasına temas ediyor. FIS’in teorisyenlerinden Ali Belhac  bir hutbesinde İran’ın dini düşüncesine ve mezhebi yaklaşımına temas etmektedir. Konuyu Humeyni’ye getirir ve çekiştirir. Bunun üzerine kendisini dinleyenlerden birisi ayağa kalkar ve şunu söyler; “kanımda Humeyni kaynıyor.” Bunun üzerine Ali Belhac hazır bir cevapla: “Öyleyse kanını değiştir” der (http://www.echoroukonline. com/ara/ articles/267620.html). Hadiste belirtildiği gibi insanın kanında şeytan da gezinebilir.

Damarında Humeyni sevgisi akanlar kanlarını değiştirmedikleri veya istiaze etmedikleri için dünyada oluk oluk Sünni kanı akıyor. ABD’nin karşısına çıkardıkları kahraman adam çıka çıka Amerikan planı ve ortağı çıkmıştır.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Mustafa Özcan
11-01-16
E mail: gazetevahdet.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
MEZHEP SAVAŞI DEĞİL, SALDIRISI
Online Kişi: 28
Bu Gün: 116 || Bu Ay: 7.938 || Toplam Ziyaretçi: 2.932.217 || Toplam Tıklanma: 58.665.435