
| Kategori : DÜNYADA NELER OLUYOR / İSLÂM ÂLEMİ | Okunma Sayısı: 1938 |
Elbette ‘ılımlı Müslümanlık’ tanımı, bakış açısına göre değişir. Vasatiyet denilen Kur’an ve İslam eksenli orta veya ılımlı Müslümanlık yolu Amerikan ılımlılığından çok farklı. Kur’an anlayışındaki ılımlı veya vasatiyet anlayışına dayalı Müslümanlık ifrat ve tefrit basamaklarının dışında bir Müslümanlıktır. Efradına cami ağyarına manidir. Lakin Amerikan ılımlılığı denge değil imalat türü tefrit mertebesindeki dini bir anlayışı temsil eder. Romalılar Hıristiyanlığı nasıl bozmuşlar ve tevhidin yerine teslisi geçirmişlerse yeni Roma olan ABD de İslam’ın içini boşaltmak ve İslamiyeti tahrif etmek istemektedir. Bundan dolayı İslam hakkında kendisine has tanımlar ve yorumlar üretiyor. Bunu Moğollar da yapmışlar Müslümanlara Cengiz Yasası’nı dayatmışlar ve bu yolla İslami anlayışı hecin hale getirmek istemişlerdi. Egemenlerin yolu budur. RAND adlı kurumun Cherly Benard’a ısmarlayıp, hazırlatmış olduğu Sivil Demokratik İslam adlı proje veya çalışma bu yolda atılmış adımlardan birisidir. ABD işine gelirse İslam’ı tanımlıyor yine işine geldiğinde terörü İslam’a mal ediyor. Keyfine geldiği gibi İslam’la uğraşıyor. En son Suriye’de bütün tarafları yıpratmak için yine nifak yollu bir politikaya başvurdu. Hem de adında Hüseyin gibi bir İslam ibaresi bulunan birisiyle birlikte! İslam’a karşı görünmez bir savaş açtı. Bu bir nifak savaşıdır. Cherly Benard da yine Hüseyin Barack Obama gibi bir mankurtla evliydi. Zalmay Halilzad, Neocon gurular tarafından keşfedilmiş ve devşirilmiş Afganistan asıllı bir mankurttu. Halilzad işgal sonrasında Bağdat’ta elçilik görevinde bulunmuş ve eşi Benard da Amerikan zaviyesinden İslam’a ayar vermeye kalkışmıştı. İslam’ın genleriyle oynayarak İslam’ın direnç noktalarını yok etmek istiyorlardı.
***
Benim bugün Amerikan tarzı ılımlı İslamcılık yaklaşımıyla barışık olmam mümkün değil. Çekincelerim var. Seyyid Kutup daha 1950’li yıllarda ABD’nin kendisine has bir İslam tarzı üretmeye meyyal olduğunu yazmıştır. Roma’nın veya çarların ürettiği Hıristiyanlık da Washington’ın ürettiği İslam modeli de bize fersah fersah uzaktır ve terstir. Keza İslam dünyasında Nahda, Fas ve Türkiye’deki AKP modellerine de mesafeli bir duruşum var. Bunlar bir aşamanın araçlarıdır, kalınması değil, geçilmesi lazım. Bununla birlikte ılımlı İslam anlayışının mimarı ABD’nin Türkiye’deki ılımlı İslam modelini hedef aldığını düşünüyorum. Buna dair karinelerim var. Amerikalılar münfail bir biçimde İslamcıların da bölgedeki rejimlere eklemlenmesini isterler. İslamcıların kurulu rejimlerin küçük ortağı olmalarında bir beis görmez. Bu ABD’nin çıkarlarına ters değildir. Bu şekilde onları absorbe eder ve düzenin içinde eritir. Diri kalmaları ise işine gelmez. Kendi başlarına bir model ötesinde zinhar aktör olmalarını istemezler. Çizmeyi aşmalarını hazzetmezler. Arap Baharı böyle bir imkanı potansiyel olarak sunuyor, bahşediyordu. Fiiliyata geçmesine imkan vermeden önünü kestiler. Eski muhafızları ve İslam’a yabancılaşmış kesimleri devreye soktular. Denildiği gibi baharı kışa çevirdiler. Bununla birlikte süreç kendileri için de kısa devreye ve kışa dönüşebilir. Suriye’deki vakum onları da yutabilir. Amerikan ılımlı İslam modeli gerçek ılımlı İslam modeline hasım ve muhaliftir. Fransız basınında kümelenmiş çevrelerin neden Türkiye’ye düşman kesildiklerini sorduğum Fransa’da yaşayan entelektüel dostum şunu söyledi. Ahmet İnsel gibilerini hatırlatırcasına Fransız matbuatında İslam düşmanı sol ve pozitivist anlayışın egemen olduğunu ve keza Ermenilerin de müessir olduğunu; bunların da Türk modeline ve Arap dünyasına akislerine karşı olduğunu ve bunun için amansız Türk düşmanı kampanya yürüttüklerini veya bu kampanyanın parçası olduklarını dile getirdi. Demek ki Volter, Russo, Renan ve Victor Hügo ruhu ayakta ve hayatta; ötesinde çizgisi sektirmeden günümüze kadar uzayıp gidiyor.
***
Fransa’nın Arap dünyasında ilişkileri ve çıkarları olduğunu ve Türkleri buradan uzak tutmak istediklerini ifade etmiştir. Angolo-Sakson dünya hasta adam pozisyonundan sonra nasıl ki Türkleri Balkanlar’dan sürmüş, koparmış ve Almanlar yerine burasını Ruslara peşkeş çekmişse Suriye’de de boşluğu Türkiye’nin doldurması yerine İran ve Rusya’nın doldurmasını yeğliyorlar. Zira bu güçler oyalayıcı olurlar ama kalıcı olamazlar. Bunun için de Türkiye’yi küçültmeye Rusların ve Acemlerin hülleci güçler olarak önünü açmaya, büyütmeye çalışıyorlar. Kısaca radikal İslam adını verdikleri kesimlerle ılımlı olarak anılan kesimleri kafa kafaya çarpıştırarak ikisinden de kurtulmanın yolunu arıyorlar. Biriyle hepsini devirmek istiyorlar. Oyun büyük. ABD’nin karanlık yüzü burada da sırıtıyor.
RAND raporunda dile getirildiği gibi kendileri açısından uyumsuz olan bütün İslam modelleriyle savaşıyorlar. Onlar için ılımlı olmak radikal olmaktan daha tehlikeli. Bunun için bombalar Ankara ve İstanbul’da patlıyor. Müslümanlar arasındaki hastalıklı unsurlar da en çok sağlıklı unsurları hedef alıyorlar. Panzehirleri olarak görüyorlar. Bombalar yağdıktan sonra bile Türkiye’yi terörün ortağı olarak yaftalıyorlar. Kendileri ise PKK’dan ve yandaşlarının arkasından hiç ellerini çekmiyorlar. Onlar hiç terör hamisi olmuyorlar! Bozulmamış, kız oğlan kızlar! Haksız olsalar da haklılar. Zira güçlü ve organize olan onlar. Biz de ödevimizi yapmadıkça; organize ve güçlü olmadıkça kalleşlerin ekmeğine yağ sürmüş oluruz. Dolayasıyla çözüm çalışmakta ve başarmakta.
Yazar: Mustafa Özcan |
17-01-16 |
||
| E mail: gazetevahdet.com | Tweet | ||