HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düşürülmüştü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / MAÂRİF (Eğitimle İlgili Yazılar)
Okunma Sayısı: 2274
Yazar: Serdar Demirel
MEDRESEYİ İHYA ÇALIŞMALARI VE TAVSİYELER 2

MEDRESEYİ İHYA ÇALIŞMALARI VE TAVSİYELERMedreseler gerçeğini doğru değerlendirebilmek için bilgiden yola çıkmak gerekir. Bu meyanda kaldığımız yerden devam edelim.

Pakistan medreselerinde dersler, bütün İslâm coğrafyasındaki klasik İslâmî eğitim kurumlarında yaygın olan “metin merkezli” düzene göre yapılmaktadır. Metin merkezli eğitimde, hoca ilgili ilim dalına ait klasik metinlerden müfredatta yer alan birini öğrencilere satır satır okur, metnin kapalı noktalarını açıklar, yer yer öğrencilerin sorduğu sorulara cevaplar verir. Metnin bu şekilde baştan sona okunması ilgili ilim dalının talebelerce öğrenilmesi anlamına gelmektedir.

Bir başka ifadeyle klasik medrese eğitiminde herhangi bir ilim dalında eğitim görmek demek o dalda bir klasik metin okumak demektir. Bunun için medreselerde kişinin bilgi seviyesi okuduğu metinlerle ölçülmektedir.

Sözgelimi Pakistan medreseleri müfredatında klasik fıkıh metni olan Hidaye isimli eser toplam iki yıllık bir eğitim süreci içinde hoca tarafından baştan sona kadar satır satır okunur. Öğrenciler hocayı dikkatle dinler, önce metnin dil yapısını, sonra konuyu anlamaya odaklanırlar.

Bazen hoca satır aralarına fazla dalar ve bir derste en fazla yarım sayfa ya da bir sayfa okuyabilir. Bazen hoca gerek görmediği için konunun detaylarına girmediğinden, belki konu da basit olduğundan bir derste sayfalarca okunabilmektedir. Hidaye’nin baştan sona okunması talebenin önemli bir fıkıh bilgisi seviyesine ulaştığının göstergesi kabul edilmektedir.

Medreselerde sabah başlayan ve her biri yaklaşık bir saat süren altı-yedi dersin sonunda günlük öğretim tamamlanır. Teneffüs, yemek ve namaz aralarını çıkartırsak öğrenciler yaklaşık 25-30-40 metrekarelik sınıflarda ortalama 20-30 kişilik gruplar halinde akşama kadar ders alırlar. Akşam namazı öncesi uzunca bir istirahat ve yemek arasından sonra sınıflarda serbest müzakere saati başlar ve gündüz işlenen derslerin tekrarı yapılır.

Bazı metinler -bizim Güneydoğu medreselerinde olduğu gibi- ezberlenir. Müzakerede hocanın derste temas ettiği hususlar talebelerce özenle tekrarlanır, ders sırasında tutulan notlar bir bir hatırlanır. Müzakere sistemi gün içinde derslerde anlatılan konuların talebelerce hem hazmedilmesine hem hafızaya kazınmasına yardımcı olmaktadır.

Bu açıdan müzakere sistemi, geleneksel medrese eğitiminin modern üniversite eğitimine karşı üstün olduğu bir hususiyet olarak gösterilebilir. Müzakereler sayesinde gerçekleştirilen günlük tekrarların dışında belli periyodlarla yapılan imtihanlar için de genel bir tekrar yapılmaktadır.

Yazılı usulü ile gerçekleştirilen imtihanlarda başarılı olan öğrenciler sınıflarını geçerler, son sene imtihanda başarılı olan öğrenciler de medreseden mezun olurlar. Kendilerine genel medrese diploması olarak “şehadet” verildiği gibi sekizinci sınıfta katıldığı hadis eğitimine özgü olarak hadis icazeti de verilir.

Bu icazet, bir ucunda medresedeki hadis hocasının, diğer ucunda hadisin sahibi olan Peygamberimiz’in yer aldığı yüzyılların rivayet-ilim silsilesine katılmanın bir sembolüdür. Hadislerin yeni yeni kitaplaştırıldığı ilk çağlarda talebe aldığı hadis icazeti sayesinde okuduğu hadisleri başkalarına aktarma hakkı elde etmiş olurdu. İcazeti olmayanın rivayeti ise güvenilir bulunmazdı. Günümüzde hadis icazetlerinin bu özelliği sadece sembolik düzeydedir.

Pakistan medreselerindeki eğitimin belli başlı karakteristik özelliklerine de kısaca değinmek gerekir. İlk başta talebe-hoca ilişkisinde geleneksel adap ölçüleri büyük oranda önemini korumaktadır. Gerek hocalar gerek medresenin baş hocası ve idarecileri talebelerin gözünde hürmete layık şahsiyetlerdir.

Pakistan medreselerinde ilim tahsilinin birinci şartı saygı ve edeptir. Diğer bir husus metinlerin önemidir. Yukarıda da zikredildiği gibi medresede ilim demek belli başlı klasik metinler demektir. Metinlere vukufiyeti olmayanlar medreselerde alim sayılmazlar. Hem hocanın hem talebenin ihtimamı büyük oranda metnin diline ve satır aralarına derç edilmiş nükteleredir.

Bir diğer husus maalesef yaklaşık yüz yıl önce büyük alimlerin ders için tuttuğu notlar/takrirler yeni nesil hocaları hazırcılığa itmektedir. Derslere temel kaynakları tarayarak hazırlanmak yerine sözkonusu notları okuyarak hazırlanan birçok hoca, bir yüzyıldır medreselerde aynı bilgilerin-tespitlerin tekrarlanmasına ve dolayısıyla bilginin üretiminden çok tüketimine katkıda bulunmaktadırlar. Bu bakımdan genelleme yapmamak adına bu konuda hassas ve çalışkan-üretken hocaları istisna edecek olursak genel eğilim tüketicilik ve ezbercilik yönündedir ve bu da sanırım Pakistan medreselerinin yüzyıl öncesine göre değerini düşürmektedir…

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Serdar Demirel
18-03-16
E mail: yenisafak.com.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
MEDRESEYİ İHYA ÇALIŞMALARI VE TAVSİYELER 2
Online Kişi: 19
Bu Gün: 24 || Bu Ay: 7.847 || Toplam Ziyaretçi: 2.932.055 || Toplam Tıklanma: 58.663.218