
| Kategori : / MAÂRİF (Eğitimle İlgili Yazılar) | Okunma Sayısı: 1677 |
Milliyetçilik genel kavram olarak bir gerçeğe tekabül eder, fakat inkılap tarihinde vurgu yapılan “Atatürk milliyetçiliği”dir. Peki bu neye tekabül eder?
Kişi üzerinden milliyetçilik üretmek size makul geliyor mu?
Atütürk milliyetçiliği nedir peki? Diyecekler ki: Kem küm! Özeti: Sentetik bir “Türk milliyetçiliği”. Milletin bin yıllık değerleri ayaklar altına alınıyor, dili tahrib ediliyor, tarihine küfrediliyor… Bu milliyetçilik Türkiye’de kardeşler arasına derin hendekler kazdı. Bu sentetik milliyetçiliğe en şiddetli itirazlar Türklerden geldi. Türk yüceltiliyor, Türk’ü Türk yapan değerler yok sayılıyor...
Gelelim halkçılığa...Halkçılık ideolojidir, halkı lafla yüceltme ideolojisi... Bu ülkede halkçılık taslayanlar hiçbir zaman halkla hemhal olamadılar. Onlar halkın lafını ettiler, halkı temsil eden partiler de halkın reyini aldılar, iktidar oldular!
Devletçilik, bugünlerde ekonomide savunulabilir bir fikir midir? Eğer savunulabilirse, hesna ve müstesna ise, neden AK Parti devletçi bir programla halkın karşısına çıkmıyor? Aksine devletin iktisadi teşebbüslerini özelleştiriyor. Son özelleştirme: Türk Petrol!
İki çok mühim ilke kaldı: İnkılapçılık ve laiklik!
Allah bu memleketi CHP inkılapçılığından ve laikliğinden muhafaza etsin!
Onların inkılapçılığı gardrop inkılapçılığıdır. Erkeklere şapka giy, kadınlara örtünü aç! İktidar partisinin zihniyeti bu olabilir mi?
Laiklik meselesi önemli...Fakat CHP laikliği, açık söyleyelim Atatürk dönemi laikliği bugün baştacı edilebilir mi? Bu laiklik, İslâmı tahdidi, hatta yasaklamayı öngören bir laiklikti. 1930’dan itibaren Türkiye’de din öğretimi tamamen yasaklanmıştı! Türkiye bu laiklikten uzaklaştıkta hürrriyetine kavuştu, normalleşti ve demokratikleşti...
Bakanlık bu müfredatla “günümüz ve geleceğin sorunlarına atatürkçü bir yaklaşımla çözümler getirebilecek tutum ve davranış ve beceriler kazadırmak” istiyormuş. Bunu asıl isteyen CHP değil mi?
Öyleyse AK Parti’ye dükkânı kapatmak düşer!
Haksızlık etmeyelim: Bu müfredatta bir değişiklik var. Alel acele yapılan bir ilave bu. “Kut’ül Amare ve Medine Müdafaası” müfredata girmiş. Bütününe bakarsanız, “ne münasebet” demek zorundasınız!
Yazar: D. Mehmet Doğan |
26-01-17 |
||
| E mail: tyb.org.tr | Tweet | ||