
| Kategori : / MAÂRİF (Eğitimle İlgili Yazılar) | Okunma Sayısı: 1785 |
Millî EÄŸitim Bakanlığı’nın “yeni” müfredat programı ile ilgili çok fazla yazılıp çizilmedi.
Yüzlerce sayfa metin okuyup üzerinde fikir yürütmek zahmetli iÅŸ! Biz önce “İnkılâp tarihi ve atatürkçülük” müfredatı üzerine yazdık, sonra da “Türk dili ve edebiyatı dersleri öÄŸretim programı” hakkında yazmaya baÅŸladık. Bizim esas dikkatimizi çeken metnin dili. Dil arızalı, bu anlamayı güçleÅŸtiriyor ve mantık yanlışlarına yol açıyor. Dil ve edebiyat müfredatını konuÅŸuyorsak, bu birinci derecede önemli. Eski tabirle mühim deÄŸil ehemm!
“Kazanım”dan sonra sık kullanılan bazı kelimelere bakarak metnin anlambilimi açısından deÄŸerlendirmesini yapabiliriz. Tür 39, ürün 38, beceri 19, düzey 16, yöntem 16, etkin 13, etkinlik 10, farkındalık 7, biliÅŸsel 4 sayfada geçiyor...
Metni okumaya baÅŸlamadan önce en çok kullanılacak kelimelerle ilgili tahminim, ÅŸu üç kelimenin ilk sıralarda yer alacağı yönünde idi: ÖÄŸretim, eÄŸitim ve müfredat. ÖÄŸretim 52, eÄŸitim 14 sayfada geçiyor, müfredat ise sıfır! Demek ki sadece birinde yanılmışım!
“Tür” en sık kullanılan kelimelerden. Metne bakarak bu kelimenin “cins, çeÅŸit, nevi, tarz” gibi anlamlarda kullanıldığını görüyoruz. Yeri geldiÄŸinde cins, çeÅŸit, tarz kelimelerini kullanmak, “tür”ü nevi karşılığı olarak yerine oturtmak gerekmez mi?
“Ürün” de en sık kullanılan kelimelerden. Bununla mahsul mü, mamûl mü, eser mi kastediliyor?
“Roman, hikâye, tiyatro, destan gibi ürünlerin tamamı kitaba alınamayacağı için bu tür eserlerin en uygun kısmı veya kısımları kazanımlar da dikkate alınarak seçilmelidir.”
Roman, hikâye, tiyatro, destan...bunlar türler. Bu türlerdeki ürünler söz konusu olabilir. Belki cümle ÅŸöyle kurulabilirdi: “Roman, hikâye, tiyatro, destan gibi türlerde metnin tamamı kitaba alınamayacağı için bu tarz eserlerin en uygun kısmı veya kısımları, edinilenler de dikkate alınarak seçilmelidir.”
“Beceri” 19 sayfada geçen bir kelime. Beceri ile maharet mi, hüner mi, marifet mi, meleke mi, ustalık mı, beceriklilik mi kastedildiÄŸini anlayabilene aÅŸk olsun! Åžu cümleye bakalım:
“Bilgi çağı olarak adlandırılan günümüzde öğrencilerin sadece temel becerileri edinmeleri değil, bu becerileri uygulayabilecekleri ve geliştirebilecekleri ortam ve durumların oluşturulmasına olanak sağlayan öğretim programlarının hazırlanması ya da mevcut programların bu becerileri yansıtacak şekilde yeniden gözden geçirilmesi önemlidir.”
Etkin ve etkinlik de sık kullanılan kelimelerden. “Etkin”in ÅŸu ibare ve cümlelere bakarak hangi anlamda (faal, fail, müessir, tesirli, etkili) kullanıldığını çıkarabilir miyiz?
“YaÅŸama etkin katılımlarını...” “Televizyon, etkileşimli tahta, genel ağ, eba uygulamaları vb. etkin olarak kullanılmalıdır.” “Araştırma, kaynaklara ulaşma, İnternet’i doğru ve etkin kullanma...”
Åžu cümle ve ibarelerde “etkinlik” hangi anlamda kullanılıyor? (Çalışma mı, faaliyet mi, faallik mi, müessiriyet mi? Yoksa hiçbiri mi?)
“Öğrenme-öğretme sürecinde kullanılacak etkinlik ve öğretim materyallerinin hazırlanmasında, ana düşünce gibi metnin bütününü bir arada değerlendirmeye yönelik soru ve etkinlikler kullanılabilir.” “Ö̈ğretim etkinliklerinin...” “Bilgi notu, sunum, etkinlik, çalışma kağıtları, proje, okuma parçaları...” “Değerlendirmeye yönelik soru ve etkinlikler kullanılabilir.” “Ünitelerdeki sözlü iletişim çalışmalarına ait etkinlikler dikkate alınarak...”
“Farkındalık” TDK sözlüÄŸünün ancak son baskısında yer alan ve buna raÄŸmen metinde sık kullanılan kelimeler arasında sayılabilir (7 sayfa). Farkındalık bu Sözlük’te “farkında olma durumu” olarak açıklanıyor. Bizse ÅŸöyle açıklamaktan yanayız: “Farkında olma hâli; ayırt etme, tefrik.” Ancak, “idrak, anlama, kavrama, kavrayış, ÅŸuur” gibi kelimeleri karşılayacak ÅŸekilde kullanıldığını da söyleyebiliriz.
Bu metin, Bakanlığın Talim ve Terbiye Kurulu’nda hazırlanmış. Metinde tâlim ve terbiye kelimeleri hiç geçmiyor. Peki bu kelimelerin yerine uydurulan kelimeler? Mesela bir ara moda olan “eÄŸitsel” de yok! Müfredat sadece talim (öÄŸretim) deÄŸildir; iÅŸin bir de terbiye yani yetiÅŸtirme, kabiliyetleri geliÅŸtirme (hadi “eÄŸitim” diyelim) tarafı da var. Maarif aslî kelimelerini kaybettiÄŸi için birkaç kelimeye çok mâna yükleyerek iÅŸin içinden çıkılmaya çalışılıyor.
Talim, öÄŸretimi aÅŸan bir anlama sahiptir ve uygulamayı da ihtiva eder. Çocuklarımıza güzel ÅŸiir okumayı talim etmeliyiz. Edebiyatımızın güzel metinlerini okutmakla kalmamalı, bazılarına ezberletmeliyiz. Hafızalarında gerektiÄŸinde çağırabilecekleri, en güzel ÅŸekilde okuyabilecekleri ÅŸiirler, nesirler olmalı. Gençlerimizin bir dil terbiyesi, edebiyat edebî olması gerektiÄŸini akıldan çıkarmamalıyız. (Devam edeceÄŸiz).
Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.
Yazar: D. Mehmet DoÄŸan |
07-02-17 |
||
| E mail: tyb.org.tr | Tweet | ||