
| Kategori : / MAÂRİF (Eğitimle İlgili Yazılar) | Okunma Sayısı: 1339 |
İZMİR’İN Ödemiş ilçesinde bir lisede veli toplantısı yapılacağı gün okul müdürü av tüfeği ile vurulup öldürülüyor. Müdürün katilleri okulun iki öğrencisi! Okul müdürüne öğrencileri saygısızlık ediyor, küfür ediyor, hakaret ediyor, tehdit ediyor, yumruk vuruyor ya da yaralıyor demedim. Av tüfeği ile acımadan öldürüyorlar okul müdürlerini. Hangi sebep, hangi öfke delikanlılık yaşında öğrencilere babaları gibi görmeleri gereken okul müdürlerini öldürmeye yöneltir anlamak zor. Öğretmen –öğrenci ilişkilerinin bir alış veriş ilişkisi olmaktan çıkarılması için daha ne kadar böyle trajik olayla karşılaşacağız. Eğer durum öğretmeni öğrenciden koruma önlemleri geliştirecek seviyeye kadar gelmişse eyvah bize. Hasta yakınlarını doktora, müşterisini taksi şoförüne şiddete sevk eden şey öğrencisini öğretmenine tehdit unsuru haline getiriyor. Ortada güvenlik sorunundan ziyade aslında karşılıklı güven sorunu var. Taksi şoförü yolcusunu gitmek istediği noktaya ulaştırmak için çevirir direksiyonu. Doktor da bir ulaştırıcıdır; o da ister ki hastası yeniden sağlığına ulaşsın. Doktor da onun için uykusuz kalır, oradan oraya koşuşturup durur. Öğretmen ya da idarecinin yaptığı da bundan farklı değildir, öğrenciyi ulaşmak istediği hedefe en güzel şekilde ulaştırmayı hedefler. Hatta bazen bunun rüyasını görüp, hayalini kurar öğretmen. Kendi çocuklarından bir farkı yoktur eğittiği öğrencilerinin. Araya giren, not gibi, disiplin kuralları ve yönetmelikler gibi şeyler öğrenci ve veli nazarında öğretim kadrosunu karşı bir tarafa yerleştirmiştir. Oysa öğretmen öğrenci ve veli için aileden biri sayılması gerekir. Elbette ki sevgi, saygı gibi değerler yönetmelik ve yaptırımlarla temin edilip yaşatılabilecek kavramlar değil. Eğitilen ile eğitenin bu değerlere öğrenme istek ve heyecanıyla beraber sahip olması icap eder. Tam da bu sebepten ‘değerler eğitimi’ öğretim olmaktan çıkarılıp hayatın içerisinde, sosyal ilişkilerde pratik kazanmalıdır. Bir öğrencinin öğretmenini vurarak öldürmesi adi bir ajans haberi olarak geçiştirilemez. Şapkamızı önümüze alıp ciddi ciddi düşünmemiz lazımdır. Haydi öyleyse!
(...)
Yazar: Hüseyin Akın |
19-12-17 |
||
| E mail: milligazete.com.tr | Tweet | ||