
| Kategori : / MAÂRİF (Eğitimle İlgili Yazılar) | Okunma Sayısı: 1301 |
Türkiye’de sorunlar, kendilerine uygun görülen düzenlemeler üzerinden çözüme kavuÅŸma mecburiyeti olan aksaklıklar olarak görülüyor. Toplumsal mühendislik anlayışının bir uzantısı sayılabilecek bu durum, mevcut gerçekliÄŸi dikkate almak yerine muhayyel kurguya abanmayı marifet sayıyor. Bu nedenle kâh gönlünden geçen bir fanteziyi kâh küresel iliÅŸki ağındaki bir kliÅŸeyi çözüm diye uygulamaya soktuÄŸunda iÅŸin hemencecik halledilivereceÄŸi düÅŸünülüyor. Son günlerde MEB’in ‘ÖÄŸretmen Performans DeÄŸerlendirme ve Aday ÖÄŸretmenlik İş ve İşlemleri Yönetmelik Taslağı’ üzerinden tekrar tartışma gündemimize giren ‘performans’ mevzusunda olduÄŸu gibi. Birkaç yıldır ara ara gündemleÅŸen mevzu, MEB’in taslak metniyle ete kemiÄŸe büründü. İlgili olanların bildiÄŸi bu taslağın içeriÄŸine iliÅŸkin takrara girmeyeceÄŸim. Ancak taslağın örtük önermelerini, satır aralarını biraz açarsak yazıya baÅŸlarken belirttiÄŸim garabetin neden hala iÅŸbaşında olduÄŸu da görülecektir.
Taslak, özü itibariyle bize eÄŸitimde bir ‘öÄŸretmen niteliÄŸi’ problemi olduÄŸunu ve bu problemin de öÄŸretmen kaynaklı olduÄŸunu söylüyor. ‘Performans’ sistemiyle de bu sorunun çözüme kavuÅŸturulacağı varsayılıyor. ÖÄŸretmenin nitelik problemine iliÅŸkin bildiÄŸim kadarıyla öÄŸretmenlerin de bir itirazı yok. Onlar da öÄŸretmen yeterliliÄŸine iliÅŸkin sıkıntı olduÄŸunu kabul ediyorlar. Peki, o zaman itirazlar neden? ÖÄŸretmenlerden yükselen itiraz böyle bir problemin olmadığına iliÅŸkin deÄŸil. Onlar, sistemik bir hüviyet arz eden ‘eÄŸitimdeki nitelik’ probleminin hokus pokuslarla sadece kendilerine ihale edilmesine üstelik baÅŸka maÄŸduriyetler oluÅŸturma ihtimali olan bir çözüm formatıyla yapılmasına itiraz ediyorlar. O halde içinde bulunduÄŸumuz bu gerilimli halden çıkmanın anlamlı bir yolu olarak bu iki hususa eÄŸilmemiz gerekiyor. Öncelikle öÄŸretmeni içinde yer aldığı sistemle birlikte ele almak. İkincisi de getirdiÄŸimiz çözümün ne olduÄŸuna biraz daha dikkatle bakmak.
Ne demiÅŸti taslak? Nitelik probleminin müsebbibi öÄŸretmen! Peki, doÄŸrumu bu? Biraz doÄŸru. Ancak bu birazcık doÄŸruyu payanda yapıp yanlış iÅŸler yapmanın, bütünü görmek istememenin gerekçesi yapmanın bir alemi var mı? Bu öÄŸretmen, hudâyî-nâbit olmadığına göre, onu ait olduÄŸu bütün içinde deÄŸerlendirmek gerekmez mi? Bu nitelik probleminde hani EÄŸitim Fakültelerinin rolü? YÖK nerede? MEB bürokrasisi nerede? Bir baÅŸarısızlık durumu söz konusu ise sadece iÅŸi yapan aktörü deÄŸiÅŸtirmekle yetinilebilir mi? İşe de bakmak gerekmez mi? Zorunlu eÄŸitime, müfredata, mevzuata, öÄŸretmenin mali özlük haklarına, çalışma koÅŸullarına, bunlara da bakmak gerekmez mi? Belki nitelik probleminde bunlarında etkisi vardır?
İkincisi tespit ettiÄŸimiz soruna iliÅŸkin ileri sürdüÄŸümüz çözüm. Bu çözümün yukarıda belirttiÄŸim gibi problem odağı olarak öÄŸretmeni gördüÄŸü, bu yüzden de onu hedef aldığı görülüyor. Bu yüzden öÄŸretmen, taslakta teknik ayrıntıları verilen bir prosedürün muhatabı kılınıyor. Bu prosedür ile meÅŸrulaÅŸtırımı saÄŸlanan ‘hizmet içi eÄŸitim’ üzerinden nitelik açığı kapatılacağı öngörülüyor. Mevzunun bu kadar mekanize kavranışı baÅŸlı başına problem olmakla birlikte daha vahimi getirilen çözümün egemen ekonomi-politiÄŸin bir kliÅŸesinden öte olmayışıdır. Öncelikle puanlama, sınav gibi durumların mevcut MEB bürokrasimiz içerisinde ne tür ihmal-istismar vakalarına dönüÅŸeceÄŸini kestirmek güç deÄŸil. İkincisi kurumsal bütünlük, çalışma barışı ve iÅŸbirliÄŸini olumsuz etkileyeceÄŸini görmek zor deÄŸil. Üçüncüsü, sadece öÄŸretmeni operasyona tabi tutan niteliÄŸiyle hakkaniyete uygun deÄŸil ve öÄŸretmeni dışlayan nitelikte. Dördüncüsü, çözüm olarak en belirgin husus olarak göze çarpan ‘hizmet içi eÄŸitim’ mevzusunun ülkemizde ne olduÄŸundan, nasıl iÅŸlediÄŸinden ve hangi beklentileri ne oranda karşıladığından bihaber.
Yeni düzenlemeyle pek çok angarya oluÅŸturulacak, ülkenin parası, zamanı ve emeÄŸi israf edilecek. Evet, edilecek zira tüm bu varsayımlar tıkır tıkır iÅŸlediÄŸinde bile-ki böyle bir ÅŸeyin olması mümkün deÄŸil- çözüm olmayacak. Zira çözüm, bizim ‘mış gibi’ yaparak fokuslandığımız yerden çıkmayacak. Çünkü sorun, ileri sürülen sorun odağıyla mukayyet deÄŸil. Aysbergin görünen kısmı bile deÄŸil bize gösterilen. Bununla baÄŸlantılı olarak dikkat edilmesi ve göz önünde bulundurulması gereken husus, performansın ‘sözleÅŸmeli’ öÄŸretmenlik ile kapısı aralanan esnek ve güvencesiz istidam politikalarının bir aparatı olması gerçeÄŸidir. Bu politikalar ve bu politikaların baÄŸlı olduÄŸu ekonomi-politik açık ki bizim kültür ve inanç evrenimizle çatışmalı olmakla birlikte küresel ölçekte de insanlık onur ve haysiyetini törpüleyen bir niteliktedir. Dolayısıyla bize bilimsel, ahlaki ve iÅŸlevsel bir yönetimselliÄŸin gereÄŸi olarak sunulan ÅŸey küresel ölçekte iÅŸleyen ve sonuçları da hiç sürpriz ve hayırlı olmayan bir kliÅŸedir. Sosyolog R.Sennet’in çarpıcı tespitiyle ‘karakter aşınmasına’ yol açan, tedirgin ve endiÅŸe yüklü kılan bu kültür sadece iÅŸi, iÅŸ ortamını ve iÅŸ iliÅŸkilerini tahrip etmekle kalmıyor aynı zamanda yeni bir kültürün palazlanmasına, meÅŸrulaÅŸmasına yol veriyor.
Kendi elimizle kendimize operasyon çekmemizin alemi yok. Bir sorunu çözme isteyiÅŸimiz ile sorunun çözülmesi arasında zorunlu bir baÄŸ olmadığını bilelim. Niyetimizin iyi olması da yeterli deÄŸil. Biraz daha kollektif akla, basiret ve ferasete ihtiyacımız var. Efradını cami aÄŸyarını mani olursa kavrayışımız yol alma imkânımız olacak. Aksi takdirde ÖÄŸretmen Strateji Belgesi’nde olduÄŸu gibi bazı doÄŸru ÅŸeyleri sıralayıp bir takım lüzumsuz iÅŸ ve iÅŸlemlerle kendimizi kandıracağız. Bu ülkenin eÄŸitim bileÅŸenlerini birbirine karşı konumlandıracak uygulamalar yerine makul, meÅŸru ve bütüncül politikalara ihtiyaç var. Bu yönde adımlar atıldığında eminim öÄŸretmenlerin de iÅŸe omuz vereceÄŸi görülecektir.
Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.
Yazar: Abdülbaki Değer |
05-04-18 |
||
| E mail: milatgazetesi.com | Tweet | ||