HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / DİL KALESİ
Okunma Sayısı: 1823
Yazar: Yavuz Bülent Bakiler
BENİM ATATÜRK DÜŞMANLIĞIM

BENİM ATATÜRK DÜÅžMANLIÄžIMBir TV programına davetliydim. Türkçe üzerine konuÅŸuyorduk. Bir ara dedim ki; Atatürk’ün üç ayrı dil anlayışı vardır. İkisi; ummanları dolduracak kadar yanlıştır. Bu üç dil anlayışından biri de, ufukları kucaklayacak kadar doÄŸrudur. Bize düÅŸen vazife, Atatürk’ün doÄŸru dil anlaşışı üzerinde durmak, o doÄŸru dil anlayışını benimsemektir.

Ben, bu düÅŸüncemi; çok yumuÅŸak kelimelerle ifade edebilirdim. Mesela “Atatürk zaman zaman dil anlayışlarını denedi” der geçerdim. Kimsenin kılı bile kıpırdamazdı. Ama ben, özellikle çok açık, çok sert, ama çok doÄŸru bir ifade ile gerçeÄŸi ortaya koydum. İstedim ki Atatürk konusunda hiçbir ÅŸey okumayan, hiçbir ÅŸey bilmeyen büyük topluluk arasında bulunan bazı kimselerde düÅŸünmeye araÅŸtırmaya baÅŸlasınlar. Başıma gelecek hücumları bildiÄŸim halde, özellikle bir gerçeÄŸi sert kelimelerle ortaya koydum. DüÅŸündüÄŸüm gibi oldu. program bittikten sonra yetkili kiÅŸilerden biri konuÅŸtuÄŸumuz stüdyoya geldi ve

-“Efendim ben yıllardır dil üzerine Atatürk üzerine programlar yapıyorum. İlk defa siz, Atatürk’ün üç dil anlayışından ikisinin ummanları dolduracak kadar yanlış olduÄŸunu söylediniz. Telefonlarımız adeta kitlendi. Dinleyiciler, bizi ve sizi “Atatürk düÅŸmanlığı ile suçluyorlar!”

O kiÅŸiye dedim ki; sizi ve beni Atatürk düÅŸmanlığı ile suçlayanlar teneke beyinli aptal –ahmak adamlardır! Atatürk hakkında hiçbir ÅŸey okumamış, bilmemiÅŸ öÄŸrenmemiÅŸ, zavallı insanlardır. Benim söylediklerim, yüzde yüz doÄŸru tespitlerdir. Aldırmayın! Bırakın tepinsinler, dövünsünler, yoruluncaya kadar. Belki bir gün onlar da gerçekleri öÄŸreneceklerdir!

Biz ayakta konuÅŸurken, o program yapımcısının tekrar cep telefonu çaldı. Telefonunu açtı, bir süre sonra, konuÅŸtuÄŸu kiÅŸiye

-Durun! Dedi. Kendisi burada. Telefonu ona vereyim düÅŸündüklerinizi kendisine söyleyin!

Telefonu kulağıma götürdüm genç bir adam anlatılmaz öfkeyle bağırıyordu. Ama nasıl, ama nasıl bir kinle bana veryansın ediyordu.

-Siz diyordu, büyük bir Atatürk düÅŸmanısınız. Atatürk’ün iki dil anlayışının ummanları dolduracak kadar yanlış olduÄŸunu söylüyorsunuz. Yalan söylüyorsunuz. Atatürk’e iftira atıyorsunuz Atatürk Türk diline aşık bir önderdi. Atatürk bir dahi idi. Atatürk yanlış yapar mı?

-Atatürk de bir insandır! Atatürk de elbet yanlış yapar. Yapmıştır da…

-Ona iftira atıyorsunuz! Atatürk yanlış yapmaz. Yapmamıştır da.

-Sizin isminiz nedir? Ne iş yapıyorsunuz?

-Kemal! İsmim Kemal! İstanbul Hukuk fakültesinde okuyorum.

-Peki Kemal, birisi size eşek dese ne yaparsınız?

-Ben de ona: “eÅŸek sensin! derim.

-Peki Atatürk sana eÅŸek derse.

-Niçin desin efendim? Atatürk’ün ismi de Kemal! Mustafa Kemal

-Sen hiç bilgisayara baktın mı Kemal? Orada nüfus cüzdanında ki ismini gördün mü? Orada yazıyor. Atatürk’ün ismi Kemal deÄŸil. Kamal: Müslümanlıktan önceki Türklerde yani ÅŸaman içinde yaÅŸayan Türklerde, surları yüksek kale demekmiÅŸ. Atatürk bunu öÄŸrendikten sonra Arapça olan Kemal ismini atarak Åžaman Türklerinin KAMAL ismini aldı. Ve Hürriyet gazetesi yayınları arasında çıkan Cemal Granda’nın ATATÜRK’ÜN UÅžAGI İDİ. İsimli kitapta yazdığına göre Atatürk bir gün ÇANKAYA köÅŸkünde dedi ki

- Ben Kemal ismini atarak, KAMAL ismini aldı. Bütün Kemal’ler eÅŸektirler. Sen, Cemal Granda’nın ATATÜRK’ÜN UÅžAÄžI İDİ kitabını okudun mu?

-Okumadım.

-Ben okuduÄŸum için böyle söylüyorum Kemal! Okumadan bilmeden büyük iddialarla konuÅŸmak olmaz ki. Bu tavır bir hukuk talebesine yakışmaz ki ÅŸimdi ben sana bir teklifte bulunuyorum. Yarın çık bana gel. Bu televizyon programında söylediklerimi Cumhuriyet devrimizin çok önemli kalemlerine dayanarak, özellikle Atatürk’e misilsiz bir hayranlıkla baÄŸlı olan soyadını da ATAY olarak alan Fatih Rıfkı ATAY’ın ÇANKAYA isimli eserini gözlerinin önüne koyarak ispat edeyim. EÄŸer ispat etmezsem, ananın sütü gibi benden sana 10 bin lira cep harçlığı! İspat ettiÄŸim takdirde, sen de bana Atatürk üzerine yazılan ciddi eserleri okuyacağına, artık boÅŸ bir kafa ile ortalığa çıkmayacağına söz veriyor musun?

Bir gün sonra Göztepe’de Marmara Üniversitesi’nin karşısındaki simit sarayında buluÅŸtuk. Kendisine 9 kitapla gittim. Orada Atatürk üzerine söylediklerimi hangi kitaplardan aldığımı bir bir gösterdim. O kitapta iÅŸaretlediÄŸim yerleri bizzat kendisi okudu.

Bütün belgeleri gördükten ve okuduktan sonra, kendisine sordum:

-Ne diyorsunuz? Başı önündeydi. Sesi telefondaki gibi isyankar deÄŸildi.

-Bilmiyordum! Dedi. ÖÄŸrendim. Sizden özür dilerim. Bu eserleri ilk defa elime alıyorum!

Sonra, yanımdan usulca yanımdan ayrılıp gitti.

O görüÅŸmeden birkaç gün sonra, Göztepe postanesinden arkadaÅŸlarıma kargo ile kitap gönderiyordum. Arkamdan bir el hafifçe omzuma dokundu. Döndüm baktım 60 yaÅŸlarında bir kadınla göz göze geldik.

-Siz, Yavuz Bülent Bakiler misiniz? Diye sordu.

-Evet efendim! dedim.

-Bir zamanlar, sizi çok seviyordum.

-Çok teÅŸekkür ederim hanımefendi saÄŸ olun!

-Ama ÅŸimdi sizden nefret ediyorum çünkü siz Atatürk düÅŸmanısınız!

-Yine çok teÅŸekkür ederim hanımefendi. Nefret etmeye devam edin!

-Siz, Atatürk’ün iki dil anlayışı, ummanları dolduracak kadar yanlıştı dediniz. Atatürk hata yapar mı? Yapmaz hanımefendi. Atatürk hata yapar mı? Atatürk bir dâhidir.

-Hem dâhidir hem de çok büyük bir dil alimidir. Atatürk hata yapmaz.

-Öyleyse neden öyle söylediniz?

-Atatürk düÅŸmanı olduÄŸum için! Affedersiniz hanımefendi siz ne iÅŸ yapıyorsunuz?

-Ben edebiyat öÄŸretmeniyim!

-Ooo! Hem de edebiyat öÄŸretmenisiniz derin bilginiz karşısında saygı ile eÄŸiliyorum! Sakın okumayın! Sakın araÅŸtırmayın! Sakın öÄŸrenmeyin! Nefret etmeye lütfen devam edin.

Sonra, tekrar önümdeki iÅŸe döndüm. Günlerce o kadının sözlerini düÅŸündüm. Bu milletin, 60 yaşına basan edebiyat öÄŸretmenleri böyle olursa, onların yetiÅŸtirdikleri de baÅŸka türlü olamaz.

Atatürk bir nutkunda: “ÖÄŸretmenler! Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” demiÅŸtir. Önce, öÄŸretmenlerimizi ciddi bir eÄŸitimden geçirmeliyiz. Öyle öÄŸretmenlerimizin yetiÅŸtirdikleri de iÅŸte böyle olacaktır!

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: Yavuz Bülent Bakiler
17-02-19
E mail: enpolitik.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
BENİM ATATÜRK DÜŞMANLIĞIM
Online KiÅŸi: 31
Bu Gün: 656 || Bu Ay: 6.635 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.144 || Toplam Tıklanma: 58.639.406