HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / PORTRELER
Okunma Says: 5218
Yazar: Mehmet Önder Karacaoðlu
GERÇEK BÝR ÂLÝM PORTRESÝ: DURMUÞ HOCAOÐLU

Durmu Hocaolu'nun ardndan

“Âlimin ölümü, âlemin ölümü gibidir.”

Elektronik postama gelen bülten mesaj üç kelimeyi üç ok gibi, üç kurun gibi yüreime saplyordu. Koskoca bir çnarn ykldn anlatyordu tek cümle: “Durmu HOCAOLU’nu kaybettik.” Gerçekten büyük bir kaypt bu. Hem ilim dünyas, hem de gerçek vatanseverler büyük bir kumandan, büyük bir idealisti kaybetmi oluyordu. Elektronik postay kaç kere okuduumu bilmiyorum ama deiecek bir ey yoktu. Deerli hocamz Hakk’a yürümütü.

Zihnimde üniversite yllarm yeniden canland. Durmu HOCAOLU’nun dersimize girecek olmasnn verdii heyecanla koridorda bekleiyorduk. Daha önce yüzünü hiç görmemitik. Bülten (1) araclyla yazlarn okuyor, Devletçilik Bumerang (2) adl kitabn baucumuzdan ayrmyorduk. Büyük insand hoca. Tahayyülümüzde bir efsaneydi. Biraz da korku vard içimizde, hocann bize kök söktürecei düüncesindeydik. Öyle de oldu ama bundan hiç ikayet etmedik. Hasl koridorda bekleyiimiz sürerken Anadolu’nun tüm vasflarn kendinde toplayan bir adam çkageldi. Bir omzunda bilgisayar, öbür elinde baka bir çanta. Bilgisayar tad omzu biraz çökmü, yüzünde mütebessim bir tavr. ki yanndaki iki çantann arlndan ziyade, milletinin derdi, yükü var bedeninde. Beklediimiz gibi devasa bir insan deil, tahayyülümüz snfta kalyor. Ama devasa bir yürek geliyor, koridorda bir sayg rüzgâr esiyor. Gayri ihtiyari herkes kendine çeki düzen veriyor. ki yorgun göz, bizleri süzüp derslie doru yol alyor.

Hoca, kürsüye çantalarn brakp bizleri selamladktan sonra “Biraz kendimi tantaym, ben Durmu HOCAOLU” diye söze giriyor. Bayburt erenlerinden, âlimler yetien bir aileden geldiini bildiimiz hoca, tevazuyla bu ayrntlar geçiyor. Soyadndaki ayrnty bizler zaten biliyoruz, ona da deinmeden geçiyor. slam ahlâkna, Türk töresine, ilim edebine vakf olduundan ksaca deiniyor baz köe talarna. Dedesinden miras kalan 30.000 cilt kitapla gurur duymas bilime ne kadar deer verdiini gösteriyor. Kabata Lisesindeki örencilik yllarndan ksaca bahsediyor. Franszcayla olan itigalinin bu dönemde baladn, felsefe meraknn da yine bu zamana denk geldiini ifade ediyor. Halbuki bizler daha ortaokul sralarnda Franszca romanlar okuduunu biliyoruz. Zaman su gibi akp gidiyor. Hocann dilinden kelimeler döküldükçe bizim hayranlmz artyor.

Günler geçtikçe, hocay daha iyi anladkça, daha yakndan tandkça ona olan hayranlmz ziyadeleiyordu. Onun talebesi olmak, onun fikirlerini dinlemek bizler için bambaka bir metafordu. Bu boyutta ideallerimize ve gelecein büyük Türkiye’si hayaline can veriyorduk. Vatan sevgisinin ne demek olduunu, hakiki mânâda milliyetçilik doktrininin nasl olmas gerektiini ondan öreniyorduk. Onun dilinden dökülen her cümle dolu dolu bir hayatn birikiminin neticesiydi. Ve bu birikimle hayatn idame ettiriyor, yetimi insan olma vasfnn altn çizerek bizlere telkinlerde bulunuyordu.

Böylesi bir ilim adamnn yerinin kolay kolay dolmayaca aikâr. Gerçek bir düünür olabilmek, bu topraklarn rengini ve zenginliini kendinde toplamak herkese nasip olmaz. Hocann yerini takdir ederken bunlar göz önünde bulundurmak gerekir.

“Âlimin ölümü, âlemin ölümü gibidir.”

Satrlara düen kelimeler gözlerimi zorluyor. Elektronik postama düen bir mesaj, yüreimde dalga dalga büyüyor. Yorgundu, rahatszlklar vard. Yüksek lisansta örencisiyken, rahatszlndan dolay derslerin ar geldiini dile getirdiinde bölüm bakanmz Mustafa S. KAÇALN (3) “Hocam, sen bu gençlere lazmsn.” demi, hoca da kar çkmamt. Zira fizik ve felsefe konularnda uzman olan hocann Türkçe bölümünde Dil Felsefesi yüksek lisans dersleri vermesi bambaka bir durumdu. Onun anlattklar ile çok farkl bak açlar kazandk. Üzerimizde çok büyük hakk var, inallah helallik alacak yüzümüz olur. Bazen gerçekten çok yorgun, çok bitkin gördüümüz oluyordu hocay. Omzundaki iki çantann arl, derslerin arl, akademik çalmalarn arl bir yana milletinin derdiydi onu böylesine bitkin klan. Zira hep cephede yer alm, mücadelesini sürdürmü bir an olsun kendini geri plana çekmemiti.

Hakk’a yürüyen deerli hocamn ardndan bir eyler karalamay haddim görmemden ötürü affnza snyorum. Zira benden önce hocay anlatacak, onun hatralarn dile getirecek çok insan vardr. Ben, ancak bir iki sene talebeliinde bulunmu, yllar sürecek hayranlm da bu çeteleye ekleyip kadim talebesi olmay kendime layk görmü oluyorum. Cennetmekan hocamz, inallah üzerimizdeki haklarn helal eder. Sözümü Durmu HOCAOLU gibi Bayburt erenlerinden, Bayburtlu Zihnî’den bir dörtlükle bitirmek istiyorum:

Zihnî dert elinden her zaman alar,
Sordum ki ba alar,  baban alar,
Sümbüller perian, güller kan alar,
eyda bülbül terk edeli bu ba.

 

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Mehmet Önder Karacaoðlu
28-10-10
E mail: sanatalemi.net
 
 
Yorumlar: 1
Salih
Hoca'yý çok arayacaðýz
Tarih : 25-12-10

Ben de Durmuþ hocanýn talebelerindenim. Onun yerini dolduracak nitelikte aydýnlar kolay kolay yetiþmiyor. Mekaný cennet olsun.

 
GERÇEK BÝR ÂLÝM PORTRESÝ: DURMUÞ HOCAOÐLU
Online Kii: 14
Bu Gn: 347 || Bu Ay: 4.488 || Toplam Ziyareti: 2.927.222 || Toplam Tklanma: 58.589.404