
| Kategori : / MAÂRİF (Eğitimle İlgili Yazılar) | Okunma Sayısı: 1032 |
Devam edelim…
Paris büyükelçisiyken masonluÄŸa adım atan Mustafa ReÅŸit PaÅŸa, müthiÅŸ vizyonuyla devreye girdi. Londra’yı kıramayıp, asırlardır medreselerde okutulan fen ilimlerini müfredattan kaldırdı. DiÄŸer taraftan ReÅŸit PaÅŸa’nın avaneleri de boÅŸ durmadı. Tescilli birer mason olan Talat, Fuat ve Mithat paÅŸaların müdahaleleriyle yeni nesil mekteplerde de din dersleri yasaklandı. Netice itibariyle bir uçta fen yobazları çoÄŸalırken, öbür uçta din cahilleri türedi. ‘’Hasta adam’’ı öldürecek (pasif ötenazi) formüllerinden biri, ‘’eÄŸitim’’ denklemiyle iÅŸleme koyulmuÅŸtu…
Gerçi, Modern Türkiye’yi kur(dur)an sistemin eÄŸittiÄŸi kibirli cehalete dert anlatamayız.
Zaten yerleÅŸik düzen de hakikî medreselerin ihyasına elveriÅŸli deÄŸil. Hem politik konjonktür hem de tahrif edilmiÅŸ din telakkisi; ehlisünnet üzere inÅŸa edilecek, baÄŸnazlığın esiri olmayacak, fennî ve dinî ilimleri bünyesinde yetkinlikle toplayacak bir tedris tabanına mahal vermiyor…
Bunun dışında ne yapılabilir?
Açık kaynak öÄŸrenimi sınırlı oranda etkin ve sürekli geliÅŸiyor. Bu yöntem, pratik ihtisas çalışmalarının entegrasyonu da saÄŸlanarak devlet eliyle ana sistem konumuna yükseltilebilir. Ortalama bir okur-yazar veya bir iÅŸte uzman olabilmek için; ömrümüzün en aÅŸağı 16 yılını soÄŸuk koridorlarda geçirmemize gerek yok.
KurumsallaÅŸmış/endüstrileÅŸmiÅŸ okul profili bizi yalnızca yavaÅŸlatıyor. Nitekim bugün bile, tıp alanından tutun en ileri makine sanayiine kadar bütün meslek grupları, büyük oranda, tıpkı (zanaat) gibi pratik tecrübeyle öÄŸreniliyor aslında. Yüzyıllardır yalnızca usûl, zemin ve isim deÄŸiÅŸiyor…
Teorik temelli elektronik öÄŸrenim, meslek sahalarındaki uygulama imkanlarıyla yeterince paslaÅŸabilirse azami verim saÄŸlanabilir. Sosyal devlet iÅŸleyiÅŸi burada mühim etken elbette. Bazı dezavantajlar da ortaya çıkacaktır. Fakat sorgulamaya, yanlışlamaya ve hızla düzeltilmeye çok daha müsait bir insan yetiÅŸtirme teknolojisinden söz ediyoruz. Mevcut modern eÄŸitimin ne kadar problemli, tehlikeli olduÄŸuna önceki yazılarımda deÄŸinmiÅŸtim…
Özetle, açık kaynaklı yeni ‘’e-öÄŸretim’’ formları, yerli ve milli inovasyon atılımlarıyla (ekol)leÅŸtirilebilir. Bu sayede de sermaye oligarÅŸisine bilinçli tüketici yetiÅŸtiren müesses, bayatlamış okul/eÄŸitim paradigmasına çelme takılabilir.
Takılamıyor mu?
O zaman geriye tek çözüm kalıyor:
Bari işimize karışılmasın.
Ruhumuza ve hafızamıza tecavüz eden inkılaplardan miras kalmış Tevhid-i Tedrisat Kanunu iptal edilsin.
Güya ikiliÄŸi kaldırmak, devlet kontrolünde çaÄŸdaÅŸ ve laik vatandaÅŸlar yeÅŸertmek için doÄŸmuÅŸ bu kanun. Ama gelin görün ki Kemalist devrimciler bile iplememiÅŸ. Ne hikmetse; ziraat, askeriye, saÄŸlık ve sair alanlarda ‘’eÄŸitim’’ veren bütün okullar bu kutsal(!) birlikten ayrılmış. Yalnızca, kurulacak imam-hatip mektepleri bu kurtarıcı(!) eÄŸitim ittifakına dahil edilmiÅŸ. Bir de misyoner okullarını bahane etmiÅŸler mesela gayelerini meÅŸrulaÅŸtırmak için. Fakat niyeyse Milli EÄŸitim mekanizmamız bizzat misyonerleÅŸmiÅŸ.
DoÄŸru ya… Modern Türkiye’ye uyumlu, gizli sömürge rejimine diklenmeyen, demokratik, laik bir din ve bilim terbiyesi ancak böyle sistemleÅŸebilirdi. Müslüman Türk’ün ilim ve ahlakı ancak böyle yönlendirilebilirdi…
Ömrümüzün belki en kıymetli zamanlarını okul köÅŸelerinde zorla ‘’eÄŸitilerek’’ geçiriyoruz. Kaliteli ve gerçekten ÅŸahsiyetli bir tedrisattan mahrumuz. YeteneÄŸimiz ve arzumuz olan bir alanda yıllarca olgunlaÅŸacağımıza, lüzumsuz bilgilere boÄŸulup niteliksiz diplomalarla kendimizi arıyoruz. Her ÅŸeyi öÄŸrenmek pahasına hiçbir ÅŸeyi tam öÄŸrenemiyoruz.
Artık masaya vurulsun.
Ya hakikate talip bir talim ve terbiye modeli kurulsun, yahut bize kendimizi bulduracak ve kendi modelimizi kurduracak yollar açılsın.
Yazar: Cemalettin Hacıosmanoğlu |
30-10-19 |
||
| E mail: dirilispostasi.com | Tweet | ||