HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 964
Yazar: Ahmet Çelen
EVİM EVİM GÜZEL EVİM!

Evimizi neredeyse unutacakken hiç ummadığımız bir ÅŸok ile hepimiz evimize döndük. Korona, hepimize ev diye bir mânevî varlığımızın olduÄŸunu bizi omuzlarımızdan tutup silkeleyerek hatırlattı. Åžimdi sevmediÄŸimiz bir dostla bir arada yaÅŸamak zorunda kalmış bir bedbaht gibiyiz. Aradaki fitnecilerin iÄŸvâlarıyla nefret ettirildiÄŸimiz ama aslında bizi gerçekten seven, her an sarıp sarmalamaya hazır bir dost…

Ev, milletimiz için madde ötesi bir deÄŸer taşır. Orası dünyâya gözümüzü açtığımız, anamızın-babamızın yüzünü ilk gördüÄŸümüz, sesini ilk duyduÄŸumuz, dedemizin-ninemizin kucaklarında sevgili torunları olarak oturduÄŸumuz, ezan sesiyle ilk müÅŸerref olduÄŸumuz, Allah kelâmıyla ilk tanıştığımız, ilk namaz kılan mü’min gördüÄŸümüz, anamızın sandığında birbirine sarılmış bayrak ve Kur’an’a bakarak millî ve dînî ÅŸuurumuzun temellerini attığımız mukaddes mekân…

Bacasından ince dumanların süzüldüÄŸü, ocağında piÅŸen aÅŸa dedelerle torunların birlikte kaşık salladığı, böylece ezel-ebed çizgisinde millî birliÄŸin en küçük teÅŸekkülü; büyüklere hürmetin, küçüklere ÅŸefkatin ilk tâlimgâhı…

Dertlerin paylaşılarak azaltıldığı, saadetin ise çoÄŸaltıldığı küçük yurt.

AteÅŸi hiç sönmeyen ocak… Ki bu ocaklar sönmeden ÅŸafaklarımızda yüzen al sancaklarımız da hiç sönmeyecektir. Ocak bizde mukaddestir. Her aile bir ocak etrafında toplanmış millettir.

Bir hanımla bir erkeÄŸin hayatlarını birleÅŸtirmesi hâdisesini “ev” kelimesiyle isimlendirmiÅŸ bizden baÅŸka bir millet var mıdır acaba?  “Evlenmek…” Bizde âile olmak demek ev sâhibi olmak demektir. Evlenmek, Arapçada “tezevvüç-izdivaç”,  Farsçada “izdivaç”, İngilizcede “married”… Hiçbirinin “ev”le alâkası yoktur.

Ev, en mahrem sırlarımızı saklayan karakutumuz. Hiçbir yerde evimizde olduÄŸu kadar hür ve rahat olamayız.

Eskiden evlerin avlusuna da “hayat” derlerdi. BildiÄŸimiz “hayat” kelimesi ile farklı kökten gelse de halkımız muhayyilesinde hayâtın türlü hallerinin kaynaÅŸtığı bu mekâna mâlum “hayat” mânâsını vermiÅŸ ve öylece kullanagelmiÅŸtir.

İşte zihnimizde, gönlümüzde böylesine derin bir yeri olan evimizi unutmaya yüz tutmuÅŸtuk. Modern hayat ÅŸartları insanı evinden uzaklaÅŸtırıyor, iÅŸ ve eÄŸlence arasında hayatları telef etmeye zorluyordu. Âileden sorumlu bakanlık öz çocuÄŸunun bakıcı parasını ödeyerek kadını dışarda çalışmaya özendiriyor, bunu baÅŸardığı kadın sayısıyla övünüyordu. Herkes “Hayat dışarda!” diye haykırıyordu âdetâ. Åžerrin içinde hayır olarak Korona belâsı herkese evin yolunu gösterdi, ev -mecbûriyetten de olsa- yeniden keÅŸfe açıldı. Âileden sorumlu bakanlık ve onun sivil ayağı KADEM bile “Hayat eve sığar, evde hayat var.” diye halka evde oturma telkinleri yapmak zorunda kaldılar. Allah nelere kâdirmiÅŸ, bir daha gördük.

O eski ev şuurumuza tekrar kavuşur muyuz bilinmez ama hatırlamak yine de iyidir.

Hz. Peygamber (sav) de fitne zamanlarında “evde oturma”yı tavsiye etmiÅŸtir. Bir hadîsinde fitne tasvir edilirken, emniyetin, insanlara güven ve itimadın kaybolması, iyi, kötü fark edilemeyecek derecede insanların her an deÄŸiÅŸeceÄŸi belirtildiÄŸi sırada, ne yapılması gerektiÄŸi sorulunca Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm): "Evine kapan, diline sahip ol, iyi bildiÄŸin ÅŸeyi yap, kötü bildiÄŸin ÅŸeyi de terk et, kendi yakınlarınla meÅŸgul ol, ammenin iÅŸini terk et." der.

Åžarihler eve kapanma emrini, zaruri olmayan iÅŸler dışında, halkla irtibatı kesmek ÅŸeklinde anlarlar. Zaruri temaslardan vazgeçilmemesi gerektiÄŸini de belirtirler. (https://sorularlaislamiyet.com/hadis-i-serifte-yakinda-buyuk-fitneler-olacak-o-fitnelerde-yerinde-oturanlar-ayaktakilerden-0)

Necip Fazıl’ın ömrünün son zamanlarında yazdığı güzel bir ÅŸiirini de paylaÅŸmak istiyorum:

EVİM

Ahşap ev; camlarından kızıl biberler sarkan!
Arsız gökdelenlerle çevrilmiÅŸ önün, arkan!
Kefensiz bir cenaze, çırılçıplak, ortada...
Garanti yok sen gibi faniye sigortada!
Eskiden ne güzeldin; evdin, köÅŸktün, yalıydın!
Madden kaç para eder, sen bir remz olmalıydın!
Bir köÅŸende annanem, dalgın Kur’an okurdu;
Ve karşısında annem, sessiz gergef dokurdu.
Semaverde huzuru besteleyen bir şarkı;
Asma saatte tık tık zamanın hazin çarkı...
Çam kokulu tahtalar, gıcır gıcır silinmiÅŸ;
Sular cömert, "temizlik imandandır" bilinmiÅŸ...
Komşuya hatır soran sıra sıra terlikler.
Ölçülü uzaklıkta, yakın beraberlikler...
Seni yiyip bitiren, kırk katlı ejder oldu;
KomÅŸuluk, mana ve ruh, ne varsa heder oldu;
Bir yeni nesil geldi, üstüste binenlerden;
GöÄŸe çıkayım derken boÅŸluÄŸa inenlerden...
Seninle sarmaÅŸ dolaÅŸ, kökten bozuldu denge;
Vuran kimse kalmadı bu davayı mihenge...
Åžimdi git, mahkemede hesap ver, iki büklüm;
Cezan, susuz, ekmeksiz, olduÄŸun yerde ölüm!..
Evim, evim, vah evim, gönül bucağı evim!
Tadım, rengim, ışığım, anne kucağı evim!

Allah ÅŸâir dilinde -ÅŸâirin kendisinin de bilmediÄŸi- hikmetler saklıyor. Bakınız neler var:

Bir köÅŸende annanem, dalgın Kur’an okurdu;
Ve karşısında annem, sessiz gergef dokurdu.

“Evde sıkılıyorum.” diyenlere ÅŸâir yol gösteriyor. Böyle yapın iÅŸte…

Komşuya hatır soran sıra sıra terlikler.
Ölçülü uzaklıkta, yakın beraberlikler...

“Ölçülü uzaklık”, bugünkü “sosyal mesâfe”nin aynısı. Zâhiren sosyal mesâfeye dikkat, mânevî berâberliÄŸi koru.

Bir yeni nesil geldi, üstüste binenlerden;

Seninle sarmaÅŸ dolaÅŸ, kökten bozuldu denge;

Cezan, susuz, ekmeksiz, olduÄŸun yerde ölüm!..

Bu mısralar serbest tedaili (çaÄŸrışımlı) kalsın.

Cenâb-ı Hak’tan bu korona belâsını bir an evvel başımızdan defetmesini, bizi de eski ev ÅŸuurumuza yeniden kavuÅŸturmasını dilerim.

Yazar: Ahmet Çelen
03-04-20
E mail: ahmet_ar@dogrulus.com
Yazar Hakkında Bilgi ve Diğer Yazıları
 
 
Yorumlar: 1
Ramazan Toprak
'İmrân Âilesi
Tarih : 08-04-20

Evlerin pansiyon, mutfağın lokanta olarak kullanıldığı, anne babanın iÅŸe, çocukların kreÅŸ ve yuvalarda büyütüldüÄŸü, ebeveynin sâdece akÅŸamları ve tatil günleri bir araya geldiÄŸi sentetik bir müessese hâline geldiÄŸi, getirildiÄŸi zamanımızda bu derûnî yaramızı güzel bir üslupla dile getiren muharrir hocamıza teÅŸekkür ve selam ederiz.

 
EVİM EVİM GÜZEL EVİM!
Online KiÅŸi: 31
Bu Gün: 342 || Bu Ay: 7.147 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.952 || Toplam Tıklanma: 58.651.792