HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : SANAT / ŞEHİR ve MÎMÂRÎ
Okunma Sayısı: 1093
Yazar: Hüseyin Acarlar
MÜSLÜMAN ŞEHİR VE EV ÜZERİNE DÜŞÜNCELER-4

MÜSLÜMAN ÅžEHİR VE EV ÜZERİNE DÜÅžÜNCELER-4Åžehir gazeli...

Her eylem yeniden diriltir beni
Nehirler düÅŸlerim göl kenarında
Ey deprem gel yetiÅŸ bu ÅŸehirlerin
DoÄŸayı çarptıran konumlarına
DoÄŸ ey güneÅŸ erit taÅŸtan adamı
Ve kurut taşları diken elleri
Babamın gölgesi koruyor beni
Oh ne güzel ÅŸehir bu eski ÅŸehir
DönüÅŸtür ey kalbim bahçeli eve
Anlamı ezen o makinaları
KurtuluÅŸ haberi olsun dünyaya
Ayırma üstümden bir an gölgeni

Mehmet Akif İnan

DoÄŸru yola gitmek isteyen doÄŸru yöne yönelmeli. ÅžeÅŸ cihetten habersiz kalan evin yolunu ÅŸaşırır.

İçinde hikmetin olduÄŸu beytler (evler) hay olunan mahalleleri; dirilen ve dirilten mahalleler, medineyi (ÅŸehri) oluÅŸturur.

Çıplak sesle ezanın duyulduÄŸu en son evde mahalle biter, yeni mahalle baÅŸlar. Mahallenin sınırı bulvarla çizilmez, ezanla belirlenir.

Mahalleli beÅŸ vakit ezanla dirilir her gün…

Mahallenin sınırını belirleyen Allahü Ekber nidasıdır. Odur diriltir meskenleri. Kulak ölçüsü esastır, göz nizamı deÄŸil. Ezanda kulağı olmayanın namazda gözü olmaz!

Din merkezlidir mahalle…

Åžehir (medine), dini kimlikle oluÅŸur. Kırk mesken bir cemaat olur ve o mahalde Cuma namazı kılınır. Kırk kiÅŸi olmayan yerde Cuma namazı eda edilmez. Cuma namazı için mahalle ÅŸarttır.

Mahallenin namusu olur ama mahallenin sermayesi olmaz. Sermayedar o nedenle modern kentlerde mahalleden ırak gettolara yerleÅŸir. Mahalleye giriÅŸ için mahallenin hüviyetine riayet edilirse mahalleli olunur. Mahallede evvel emirde ÅŸart, mahallenin adabına, kimliÄŸine uygun olmaktır. Sermaye, ÅŸahsiyet için ÅŸart konulmaz...

Din kelimesinden türemiÅŸ bir kelimedir medine. Medinelilerin toplamında medeniyet (uygarlık –ümran-bayındırlık) oluÅŸur.

Hangi din evin merkezinde ise ÅŸehrin merkez kaç kuvveti de odur. Åžehirlerin din anlayışı da o medeniyetin belirleyici ruhudur.

Åžehir bedeninde ev kalp gibi deveran ediyorsa evdir. İnsan, o evin içinde dolaÅŸarak bir çeÅŸit tavaf yaparak kan görevi görür. Nasıl ki sözü deÄŸerli kılan manadır, nasıl ki kalbi iÅŸlevsel tutan kandır. Evi iÅŸlevsel yapan da içinde dolaÅŸan insandır.

İslam ÅŸehri canlı insan gibi bedeni ve ruhu olan, kokusu ve dokusu olan geçmiÅŸi ve geleceÄŸi olandır.

Müslüman Åžehirde Cami o ÅŸehrin kalbidir. Kalpsiz ÅŸehir polis(kent) olur. Mabed; ÅŸehrin kalbi, eÄŸitim öÄŸretim görülen yerler ise o ÅŸehrin aklıdır. YeÅŸillik; ÅŸehrin ciÄŸeri, su; o ÅŸehrin hayat pınarı, bereketidir. Akrabalar ve komÅŸular ÅŸehrin organlarıdır.

Åžehi/i/r farsça kökenli olmakla birlikte Arapçada ay manasına gelir. “Åžehr” kendini gösteren, açığa çıkaran mealindedir. MeÅŸhur kelimesi ÅŸehirden türer. Åžehir dendiÄŸinde, yüreÄŸinde ne barındırıyorsa onu açığa çıkaran, gönlünü ortaya yere seren anlaşılmalı.

Åžehir, dinsiz olmaz. Din, ÅŸehirsiz yaÅŸanmaz.

Din, “Deyn” borç demektir. Deynin oluÅŸabilmesi için bir ticaretin olması gerekir.

AlışveriÅŸin olduÄŸu yerde alacaklı ve borçlu var demektir. Alacak verecek olunan yerde alışveriÅŸin kuralları olur Bu dolayısıyla üst kavram olarak bir hukukun varlığına delalettir. Alacaklı verecekli arasında birinin diÄŸerine üstünlüÄŸü yoksa bu hukukun üstünlüÄŸünü ifade eder. Hukuki ihtilafları gideren kiÅŸiye de deyyan denir.

Abdullah bin Selam anlatıyor:

Allah'ın Resulü Medine'ye geldiÄŸi zaman halk, bölük bölük ona koÅŸtu. Allah'ın Resulü geldi, denilince O'nu görmek için ben de halk arasına karıştım. Nebiyyi Muhteremin yüzünü görünce anladım ki, O'nun yüzü, yalancı yüzü deÄŸildir. Ondan ilk iÅŸittiÄŸim söz:

- Ey insanlar! Selamı, selamlaşmayı yayınız!

- Yemek yediriniz Akrabalık gözetiniz.

- Halk uyurken, siz namaz kılınız! Selametle cennete gidersiniz!

Yesrib ismini Medine-i Münevvere yapan Peygamber( as). Yesribli Müslümanlar(ensar) ile Mekke’den göç eden Müslümanları (muhacir) kardeÅŸ ilan etti.

Sonra bu Müslümanlarla birlikte Mescid-i Nebi’yi inÅŸa ederek ÅŸehrin kalbini belirledi. Allah Resulü kendileri de bizzat malzeme taşıyarak inÅŸaatta çalıştılar ve ÅŸöyle duada bulundular: "Ey Rabbimiz! Yüklenip taşıdığımız ÅŸu balçıktan dizilmiÅŸ ham kerpiç yükü Hayber (in hurma ve üzüm mahsullerinin nefis)hamulesinden daha hayırlıdır ve daha temizdir. Åžüphesiz ki hayır menfaat ahiret ecri sevabıdır. Rabbim! Sen, Ensar ve Muhacirlere merhamet buyur!".

Sonra Suffe mescidi kurarak ÅŸehrin aklını (eÄŸitim öÄŸretim) inÅŸa etti. Kalbin imarından sonra aklın imarı…

Medine pazarıyla ticaret merkezi kurdu.

Sonra Medine sözleÅŸmesi ile anayasal çerçeveyi belirledi. Bununla ÅŸehirde birlikte yaÅŸamanın hukukunu çizdi. İslam ÅŸehirlerinde olmazsa evvel kaide, adalet için hukukun üstünlüÄŸü…

Din, ÅŸehrin ruhunu belirler demiÅŸtik.

Günümüzde Modern ÅŸehirler ve kadim ÅŸehirler nasıl bir ruha sahipler?

Barok ve rokoko mimarileriyle Rönesans ürünü Paris, Londra, Berlin, Moskova bir meydan etrafında milimetrik çizilmiÅŸ caddeleriyle militarist bir ruh esintisiyle öne çıkan binalardan örülü semtlerden kurulu. Binaların yükseldikçe insanların küçüldüÄŸü bir dünya…

Birbirine deÄŸmeyen, selamlaÅŸmayan, birbirini tanımayan, binalar arasında yok olan kalabalıklar… Birbirine sırt çevirmiÅŸ evler.

Bu modern dünyadan teknoloji çıkar ama büyük hikâyeler çıkmaz. Büyük ÅŸiirler çıkmaz. Büyük dostlukların çıkmaması gibi burada yemekten komÅŸuya pay düÅŸmez. Bu kentlere öykünen imarcılardan merhamet dilenilmez.

Mardin, Diyarbekir, Şanlıurfa, Şam, Bağdat Priştina, Buhara...

Merkezde bir camii ve ona çıkan yollar… Etrafını çevreleyen evler ile çıkmaz sokaklarıyla mahremiyetin tasviri birbirine deÄŸen, birbirinin sırtına yaslanmış, yüzünü camiye, yönünü kıbleye vermiÅŸ tavaf eden evler…

Destursuz girilemeyen, selamsız çıkılamayan ve hayatın diri diri yaÅŸandığı mahalleler (içinde dirilen yer) ile Peygamber ve tevhid kokulu ÅŸehirler…

Bu ÅŸehirlerin içinde bütün müdahalelere raÄŸmen tarihi kadar kadim kokulu maÄŸrur ve mahcup mütevazı duruÅŸlar…

İnsanlık damarı koca yürekli insan manzaraları…

Burada ÅŸiir çıkar, burada dost çıkar, burada büyük hikâyeler çıkar…

Burada komÅŸuda piÅŸen aÅŸtan diÄŸer komÅŸunun hakkı da düÅŸer.

Bu şehirlerde hayatı belirleyen vahyin uyarısıdır.

“Allah mallarını ve canlarını cennet karşılığı satın alıvermiÅŸtir.” (Tevbe; 111)

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: Hüseyin Acarlar
12-07-20
E mail: yeniakit.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
MÜSLÜMAN ŞEHİR VE EV ÜZERİNE DÜŞÜNCELER-4
Online KiÅŸi: 30
Bu Gün: 1041 || Bu Ay: 15.026 || Toplam Ziyaretçi: 3.194.013 || Toplam Tıklanma: 59.711.455