
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 588 |
Güne her sabaha ayn ufuktan doar. Onu “seviyorum” ya da “nefret ediyorum” diye karlayan daima sensin.
Sanyoruz ki içimizde nefreti uyandran bakalarnn yaptklar eyler, bakalarnn söyledikleri sözlerdir. Hayr, bunlar sadece içimizde nefretin biriktii o koca küpün kapan açan eylerdir. Sonra içimizdeki kin ve nefret oluk oluk dmza akar. Hayatn suyuna karr ve onu bulandrr. Bu bulanklktan ikayet eder dururuz da, hayat suyuna çamurun nereden kartn hiç merak etmeyiz. Bu bulankln içimizden dmza tatn görmek istemeyiz. Oysa eskiler söylemitir, keskin sirkenin küpünedir en çok zarar...
“Nefret ediyorsan, yenilmisindir” diyor Konfüçyüs. Yenilgimizin farknda olmadmzdan içimizde biriken öfke ve nefretin hakllna dönük bahaneler üretiyoruz sürekli. Dünyada birçok kötülük var, evet. mtihann sorular da buradan çkyor zaten. nsanlk imtihann ciddiye alan bir insan için içindeki iyilii ve sevme kabiliyetini kaybetmekten daha büyük bir yenilgi yok. Dünyada olan biten eylerin içini nefretle doldurmasna izin veriyorsan, igal güçlerine savunmakla yükümlü olduun kalelerine kendi ellerinle açyorsun demektir.
Bir felaket yaandnda, ac bir olay meydana geldiinde verdiimiz tepkiler, bizim ne kadar insan olduumuzun en kesin ölçüsünü ortaya koyar. çindeki öfke, nefret ve kinin, yaanan felaket ve acya insanca bakamaz hale getirdii kiiler belli ki içten içe çürümütür. Acnn kimin bana geldiine göre vaziyet alanlar zaten birer insani enkaz halindedir. Felaket annda dahi sahip olduklar sözde deerlerle bakalarn dövmek için frsat kollayanlar cehaletin askerleridir. Ayn acya kart uçlardan ayn çi ve kokumu tepkiyi verenler, bütün kartlarna ramen ayn kiidirler. Bakalarna nefretlerinin kök uçlarnda kendilerini sevememeleri sancs yatar. Birinin bir dierinden nefret etmesinin asl sebebi, ona ayna olup sürekli kendi zayflklarn, kötü yanlarn yanstmasdr.
“Biz, ayn zincire vurulmu, birbirinin yaamn zehirleyen ve bunu bilmezlikten gelen iki prangalydk; birbirimizden nefret ediyorduk” diyor ‘Kreutzer Sonat’ta Lev Nikolayeviç Tolstoy.
Öfkenin, nefretin, kinin, dümanln, hasetin, kör kartln içimizde kol gezmesine mani olmadmz, bunun farkna varamadmz için sevme kabiliyetimizi de günden güne yitiriyoruz. Bu bakalarnn bize yapabilecei bir ey deil, bunu insan ancak kendisine yapabilir. “Kendinden nefret edenin bir bakasn sevmesi olanakszdr” diyor Carl Gustav Jung. Muhtemel ki öyle; kendimizle, kendi hakikatimizle bark olamadmz için bakalaryla da bir muhabbet kuramyoruz.
nsan sevgisini, muhabbetini kaybettiinde kalbindeki o kara leke büyüdükçe büyüyor. Nefret nefreti, öfke öfkeyi, kin kini çaryor, büyütüyor. Her sabaha nefret edecek bir eyleri, öfkesini yöneltecek birilerini aramak üzere yanyor bir çok insan.
“Sarlar beyazlardan tiksiniyor, beyazlar karalardan nefret ediyor ve böyle sürüp gidiyor. Bu nefretin propagandayla yaygnlatrldn söyleyebilirsiniz. Peki, dostluk propagandas neden dümanlk propagandasndan daha az baarl oluyor?” diye soruyor Bertrand Russell, ‘Mutlu Olma Sanat’nda. Bu soru hepimize sorulmu bir soru, çünkü bu çark hep beraber iletiyoruz.
“Bakalarnda bulduu eriliklere bakp kendi doruluundan vazgeçenin” dedi beyaz saçl adam, “insanl zaten ödünç alnmtr!”
Yazar: Gökhan Özcan |
02-11-20 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||