
| Kategori : / MAÂRÝF (Eðitimle Ýlgili Yazýlar) | Okunma Says: 562 |
Boaziçi Üniversitesi, rektör atamasna itiraz edildii için kart: Laik Aydnlanma despotizmi, “kendilerinden olmayan” bir rektör atand için (ne kadar ilkel bir kafa bu!) ülkeyi kaosa sürüklemekten çekinmeyen çevrelerce karanlk bir ruh olarak çöktü ülkenin üzerine. Sadece Boaziçi’ni deil ülkeyi karde kavgasnn eiine sürükleme potansiyeli tayor!
Herkesin dikkatli ve rikkatli olmas art!
Konuyu daha önceki bir yazmn tozunu alarak en temelden tartmak istiyorum.
AYDINLANMA ÜNVERSTES: NCELN VE BATI-MERKEZCLN HÜKÜMRANLII
Türkiye’de üniversitenin köklü felsefî, varolusal sorunlar var. Üniversite saysn artrarak üniversitenin sorunlarn çözemeyiz; aksine, kangrene dönütürürüz.
Üniversite krizi, sadece bizim yaadmz bir sorun deil. Küresel ölçekte, köklü bir üniversite krizi yayor dünya.
Aydnlanma’nn tohumlarn eken bilimsel devrim’in kurucu babalarndan Francis Bacon’n ünlü “bilgi güçtür” aforizmas, modernlerin, bilme çabasn, Descartes’n “tabiatn efendileri ve hâkimleri olacaz” mottosuyla hareket ederek gücü ele geçirme kaygsna dönütürmelerine yol açt.
Çada / modern üniversite, ite bu temel üzerine bina edildi. Buna da “hurafelerden kurtulma, aydnlanma çabas”, denildi.
Oysa yaplan ey, çada / seküler hurafeler icat etmekten ibaretti: Akl kutsand, bilim putlatrld, ilerleme putu bütün dünyay esir ald: Üniversite bile araçlar amaçlarn önüne geçirdi; hem emperyalizmin niceliksel, güce, güç üreten araçlara / teknolojik silahlara dayal hegemonyasn merulatracak hem de Bat-merkezci perspektifleri “bilim bu” diyerek dünyaya “satan”, bilimsel emperyalizmi bütün dünyaya dayatan bir kültür sava makinasna dönütü.
AYDINLANMA’NIN BLMSEL HURAFELER
Aydnlanma, gerçekte, karartmayla sonuçland. nsann zihni çada hurafeler çöplüüne dönütürüldü.
Öyle ki, modern / aydnlanmac üniversite, bütün bilimleri, fizik / doal bilimlerin ilkeleri üzerinden ina etti. Sosyal bilimler, insan bilimleri, teoloji, fizik bilimlerin sözümona nesnel (salt kabuk / fizik gerçeklie dayal) ilkeleri üzerinden ekillendi.
Tabii bu durum, farkedildi. Çada üniversitenin köklü bir zihnî kriz yaad, bu krizin nasl alabilecei sorunu Husserl, Nietzsche, Heidegger, Weber gibi düünürlerce kyasya tartld.
Bu tartmalarn meyvelerini verebilmesi ancak ‘68 devrimi’yle birlikte mümkün olabildi.
‘68 ZHNYET DEVRM: DSPLNLERARASI ÜNVERSTE
‘68 “örenci devrimi”yle birlikte, postyapsalclk, Bat’daki aydnlanmac / “modern akademi” anlayn yerle bir etti.
yi ki de etti: Çünkü modern akademi, Aydnlanma çann, akl putlatran ve düünme faaliyetini donduran “hurafeleriyle” üniversite fikrini iktisadî yararcln çkmaz sokana frlatarak kapitalist sistemi aklamaya kap aralamt.
Postyapsalclk, üniversite’yi modernliin bu Weber’yen “demir kafes”inden çkard: Disiplinlerarasln, geçikenliin, “al-veri”in, karlkl-beslenme’nin önünü açt. slâm ilim geleneine yaklat.
Ama bu kez de, ethos’unu yitirdii için, neo-liberalizm dalgasnn estirdii frtnaya yakaland ve paradoksal olarak, bir yandan, üniversiteyi, iktisadî yararcln üniversitenin üzerine heyûla gibi çöreklendii, kapitalist sistemin çarklarn daha ayartc, daha “verimli” ekillerde döndüren tastamam ticarî bir iletmeye dönütürdü; öte yandan da, üniversite, ufuk ve çr açc bir düünce atlmnn, niteliksel bilgi birikiminin gelitirilmesine hiçbir katkda bulun/a/mayan, marjinal, “siyasî doruluk”çuluklarn kskacnda un ufak oldu; üniversite sistemindeki bu kaotik hercümerç, Michel Henry’nin yerinde saptamasyla, “üniversitenin tahribi”yle sonuçland.
Modern akademi, Aydnlamac tarihsel / s akln ayartsna kaplan ve pozitivist donma’yla sonuçlanan bir ifrat giriimiydi.
Postmodern akademiyse, bu kez, akademi’yi, sonu nereye varaca kestirilemeyen bir kaosun ortasna getirip brakmakla bir tefrit’e / kaytszlk’a, banallie yol açt.
Bu da kaçnlmazd: Çünkü Nietzsche’nin “felsefemiz, ahlâkmz dekandasn formlarna dönütü” haykr’nda en iyi ifadesini bulan çok yönlü bir dekadans’n pençesinde kvranmaya balamt Bat uygarl: “nsanl” “akl tutulmas”nn eiine frlatan “araçsal akl”n arlklarnn kurban olduu için Bat uygarlnn “bunalm/lar ça” süreci çoktan balamt.
Ezcümle… Bat’da üniversite “çöktü”; Bat uygarl bilfiil / bedenen yayor; ama bilkuvve / ruhen bitti çünkü: Postmodern akademinin, olumlu ama marjinal kalan yanlaryla birlikte, içine sürüklendii, hakikat fikrini bitiren kaotik ontolojik çkmaz, bunun en çarpc göstergesi.
ASLOLAN BLMEK DEL, OLMAK’TIR...
Sözün özü: Aslolan bilmek deil, olmak’tr: Hayatn anlamn kavrayabilmek, hakikatin izini sürebilmek, insan ve hayat zenginletirecek ilim, irfan ve hikmet kulelerini dikebilmek....
S Aydnlanma akl ve düüncesi üzerine kurulan çada üniversite için, mesele bilmek’tir. Kuru bilgi’dir; parçal bilgi: Bütün’ün yitirilmesi, farkl alanlar ve olgular arasndaki ilgi’nin bitirilmesi; buradan ruhsuz, sadece egemenlik kurmak aracyla üretilen bir gücün ina edilmesi.
Kuru bilgi’nin kör bilince dönümesi, insan linç etmesi, hayat güçlü olan’n hakl olduu bir güç arenasna dönütürmesi.
Çada üniversitenin krizi: Zihni felçletirmesi, ruhu yok etmesi, hayat çölletirmesi...
Türkiye’deki üniversite, bu üç hayatî sorunu, Bat’dan daha sarsc bir ekilde yayor. Ama yaad krizin ne olduunu göremeyecek ve bu krizi nasl aabileceini bilemeyecek kadar da krizin boyutlarn kavramaktan uzak.
Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.
Yazar: Yusuf Kaplan |
05-02-21 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||