İSTANBUL'A BİR MÜHÜR DAHA: TAKSİM CAMİİ

Allah emeği geçenlerden râzı olsun.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir düşünce için ölümü göze almak, kendini feda ediş değil; hayatı anlamlandırmaktır.
İsmet Özel
Son Dakika!
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 105
Yazar: Yaşar Baş
ÜNİVERSİTELERDE EYLEM Mİ DEDİNİZ?

ÜNİVERSİTELERDE EYLEM Mİ DEDİNİZ?Hem de rektör atamasını protesto eylemi. Hem de CHP’lilerle kol kola protestodan mı söz ediyorsunuz? Bir taraftan da terör örgütleriyle kol kola eylemlere saygı duymamızı istiyorsunuz öyle mi?

Hem de hiç utanmadan.

Ben size yaşanmış bir hikaye anlatayım.

2000 yılının Mayıs ayının ortalarıydı. Ahmet Necdet Sezer, garip bir el tarafından organize edilen mutabakatla adalet timsali olarak Cumhurbaşkanı seçildi.

Samsun 19 Mayıs Üniversitesinde rektörlük seçimleri yapıldı. Prof. Dr. Osman Çakır 297 oy, Prof. Dr. Süleyman Çelik 73 oy, Prof. Dr. Ferit Bernay 71 oy aldı.

O zamanlar rektörlük için seçim yapılıyor, seçimde en çok oy alan 6 aday YÖK’te ikinci bir seçime tabi tutuluyor, YÖK’teki seçimde ilk üç sırada çıkan aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından seçim yapılıyordu.

Prof. Dr. Osman Çakır, YÖK’te yapılan seçimde de Cumhurbaşkanına giden listede ilk sırada önerilmişti.

Ahmet Necdet Sezer, 297 oy alan Prof. Dr. Osman Çakır yerine, 71 oy alan Prof. Dr. Ferit Bernay’ı atadı.

Samsun Ondokuzmayıs Üniversitesi Öğretim Üyeleri de cüppelerini giydiler, sessiz bir şekilde Samsun Merkez’de bulunan Atatürk Anıtına çelenk bıraktılar. Öğretim üyeleri adına Prof. Dr. Yusuf Demir kısa bir basın açıklaması yapmak isteyince polis müdahale etti.

Yüzün üzerinde öğretim üyesi cüppeleri yırtılarak yerlerde sürüklendi. Birçoğu gözaltına alındı.

Oysa ne slogan, ne taşkınlık, ne de saldırı vardı. Sonra polis kamerası ile çevre sokaklarda dahil olmak üzere kimlik tespitleri yapıldı yüzün üzerinde öğretim üyesi hakkında toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa aykırı davranmak nedeniyle kamu davası açıldı. Polis tarafından listelenen öğretim üyelerinin tamamı hakkında üniversite yönetimi de soruşturma açtı.

Polis tarafından, çevredeki kameralardan yapılan kimlik tespitlerine göre hakkında dava açılanlardan bazılarının bu eylem ile hiç ilgisi olmayan çevrede bulunan iş yerlerinde kişisel işi nedeniyle tesadüfen civar sokaklardan geçen öğretim üyeleri olduğu anlaşıldı. Hatta eylemci listesine, çelenk bırakma tarihinde askerde olan öğretim üyeleri bile dahil edildi.

Hakkında açılan soruşturmada, eylem tarihinde ben askerdeydim diye savunma yapınca, acaba askerden kaçarak mı geldi diye askerliğini yakmayı bile denediler.

Davalar ve soruşturmalar yıllar boyunca devam etti. Öğretim üyelerinin üyelerini savunmak üzere rahmetli Avukat Burhan Apaydın gelmişti.

O zaman CHP yöneticileri, Atatürk Anıtına Çelenk koyan öğretim üyelerini denize dökeceklerini söyleyerek, işgalci Yunan askeri ile aynı kefeye koyduydu.

Şimdi Yunanlı dostları ve terör örgütleriyle ortak eylem yapanlar, ömrünü üniversite koridorlarında geçirmiş profesörlere, basit bir itiraz, bir çelenk bırakarak protestoyu terör örgütlerine yapılanlardan çok daha ağır muameleye tabi tutmuştu.

Bunların tıynetinde ne bilim var ne de akademik haysiyet.

Hangi kavramların arkasına sığınırlarsa sığınsınlar, biz bu ikiyüzlülüğü çok iyi tanıyoruz. O nedenle ne kadar bağırırlarsa bağırsınlar bizim için zerre miktarı bir değer ifade de etmiyor.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Yaşar Baş
08-02-21
E mail: yeniakit.com.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
ÜNİVERSİTELERDE EYLEM Mİ DEDİNİZ?
Online Kişi: 15
Bu Gün: 150 || Bu Ay: 3.252 || Toplam Ziyaretçi: 1.763.306 || Toplam Tıklanma: 44.210.791