HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 592
Yazar: D. Ali Taşçı
MEHMET ÂKİF VE İSTİKLÂL MARŞI

MEHMET ÂKİF VE İSTİKLÂL MARÅžI2021 yılı, İstiklâl Marşı’nın yazılışının 100. yılı. Tam bir asırdır bu milletin ruh kökünü temsil eden bu marşı, gönlünden kalemine kan çekerek yazan Mehmet Âkif’e çok ÅŸey borçluyuz; çünkü Âkif millettir, millet Âkif’tir.

Osmanlı’nın, İttihat Terakki zihniyetine kurban gitmesinden sonra, yeni bir oluÅŸum gündeme gelmiÅŸti. Bunun için de Ankara merkez olarak alındı. İlk zamanlar herkeste bir tereddüt oluÅŸmasına raÄŸmen, Âkif bu tereddüdü yenerek ve bizzat Ankara’dan davet alarak, Ankara’ya hareket eder. Âkif’in önemli bir kanaat önderi olarak Ankara’ya gelmesi, milletin baÄŸrında çok büyük bir heyecan yaratır; çünkü Âkif, halkın içinde uzanıp gelen tarihi bir gelenektir.

1908’de İkinci Abdülhamid tahttan indirilerek, İttihat Terakki’nin 1908-1918 yılları arasındaki iktidar döneminde Osmanlı tasfiye edilir. Balkan Harbi, Çanakkale Savaşı, Sarıkamış, Birinci Dünya Savaşı… 4 milyon km. kare topraktan, ÅŸimdi elimizde bulunan 780 bin km. kareye zor ulaşılır. Aynı dönemde bir dolar da seksen kuruÅŸtur.

Olan oldu, Ankara’da TBMM kuruldu ve daha savaÅŸlar devam ederken, bağımsızlık adına bir marÅŸ yazma iÅŸi gündeme gelir. Bu iÅŸi yapacak olan en önemli ÅŸair ve aynı zamanda düÅŸünür Mehmet Âkif’tir. Ne var ki, marÅŸ için 500 lira ödül konması, Âkif’i bundan uzaklaÅŸtırır. Milli Hükümet’in ikinci Maarif Vekili Hamdullah Suphi (Tanrıöver)’in deyimiyle “ İstiklal Savaşı’nda duyulan heyecanı bir sanatkârın kelimeler haline sokması, yalnız sonraki nesiller için deÄŸil, İstiklâl Savaşı devresinde yaÅŸayanlar için de kuvvet kaynağı olacaktı.” (1)

Bir köÅŸe yazısında konunun detaylarına giremeyecek olduÄŸumuz için kısa kısa MarÅŸ’ın yazılışına deÄŸinmek istiyorum:

MarÅŸ için 724 ÅŸiir katılır. Bunların içerisinden altı tanesi seçilir ama pek beÄŸenilmez. (Bu altı ÅŸiir, o dönem Meclis kâtipliÄŸi yapan ve durumu çok yakından izleyen Mahir İz’in “ Yılların İzi” adlı kitabında mevcuttur.) Bu iÅŸi Âkif’ten baÅŸka yapacak kiÅŸi de yoktur; kanaat bu yöndedir.

İlk elemeye giren bu altı ÅŸiirden birisinin bir dörtlüÄŸü ÅŸöyledir:

“Yeter ey Kâbe’mizi / Elimizden alanlar,
Döndüremez bizi yolumuzdan yalanlar.” (Kemalettin Kamu)

Aynı ÅŸair daha sonra atanmış Rize milletvekilidir ve Rize’yi hiç görmemiÅŸtir. Birkaç yıl sonra aynı ÅŸair ÅŸöyle diyecektir:

“Ne örümcek, ne yosun / Ne mucize, ne füsun (büyü)

Kâbe Arap’ın olsun / Çankaya bize yeter.”

İnsanın aklına gelmiyor deÄŸil, memlekette birçok ÅŸair vardır ve fakat bu ÅŸairlerin hiçbiri marÅŸ için ÅŸiir yazmamışlardır. 724 ÅŸiirin ÅŸairinin(birkaçı hariç) hiçbirini tanımıyoruz; çünkü bunlar Anadolu’nun bilinmeyen çocuklarıdır. “Abdülhak Hamid, Yahya kemal, Faruk Nafiz, Süleyman Nazif, Cenap Åžahabettin, Yusuf Ziya, Orhan Seyfi, Enis Behiç, Behçet Kemal ÇaÄŸlar… hepsi hepsi, Ankara’dan ve Anadolu’dan uzakta, İstanbul’da bulunuyorlardı. (2) Sonra ne oldu? SavaÅŸ kazanılır kazanılmaz, Mehmet Âkif sürgüne gitti, bu efendiler gelip koltuÄŸa oturdular! Kanlarıyla, canlarıyla İstiklal mücadelesi verenler “hain” oldu, mirasyediler “kahraman” olarak arz-ı endam ettiler. Ve arkasından “Onuncu Yıl Marşı”nı yazdılar, Faruk Nafiz ile Behçet Kemal.

Âkif, çok yakın arkadaşı Hasan Basri (Çantay) tarafından, İstiklâl Marşı’nı yazmaya ikna edilir. O da Taceddin Dergâhı’na kapanarak ÅŸiirini yazmaya koyulur. Çantay’ın hatıralarında, “Aradan iki gün geçti, sabahleyin erken Üstad bizim evde, marşı yazmış, bitirmiÅŸ."(3) demesi, marşın iki günde yazıldığı sonucuna ulaşılır. MarÅŸ’ı ilk olarak 17 Åžubat’ta SebilürreÅŸad dergisinde yayımlar ve orduya ithaf eder.

Mehmet Âkif, ÅŸiirini bitirince Meclis’e imzasız olarak göndermiÅŸtir. “Âkif’in jüriye verilen manzumesi imzasızdı; ama bütün âza, seçtiÄŸimiz eser onundur, diyorlardı. Bu manzumenin vezninden, kafiyelerinden tutun, mısralara yerleÅŸtirdiÄŸi kelimelerin mânası, sesi, kısacası her ÅŸeyi “beni Âkif yazdı” der gibiydi. DoÄŸrusu da aynı eda ile aynı mânâ ile istiklâl Marşı’nı kim yazabilirdi?”(4-)

MarÅŸla ilgili Meclis’te üç oturum yapılır. Sonunda 12 Mart 1337/1921’deki son oturumda meclise sunulan altı takrir arasında “Kastamonu Mebusu Doktor Suad, Ankara Mebusu Åžemseddin, Bitlis mebusu Yusuf Ziya, Isparta Mebusu İbrahim, KırÅŸehir Mebusu Yahya Galip ve Hasan Basri’nin “Mehmet Âkif Bey’in ÅŸiirinin tercihan kabulü” teklifi oylanarak büyük çoÄŸunlukla kabul edilir.(5-)

Meclis’in bu esnadaki coÅŸkusunu EÅŸref Edib ÅŸöyle anlatır: “ Maarif Vekili (Hamdullah Suphi) bu marşı Büyük Millet meclisi kürsüsünden okuduÄŸu zaman mebusların alkışlarından Meclis’in tavanları sarsılıyordu. Ruhları o kadar heyecan kaplamıştı ki bütün Meclis yekpare bir kalp halinde dalgalanıyordu. Üstad ise mahcubiyetinden, başını kollarının arasına sokmuÅŸ, sıranın üstüne yumulmuÅŸtu.”(6-)

MarÅŸ’ın yazıldığı bu günlerde yurt baÅŸtanbaÅŸa düÅŸman istilasına uÄŸramış, bu ölüm ve dirim savaşının en kanlı gününde birçok “büyük zevat(!)” yan gelmiÅŸ pusuda yatarken, Âkif merhum istiklâl Marşı’nı yazarak orduları adeta cephede de coÅŸturmuÅŸtur, çünkü marÅŸ, bazı cephelere götürülerek askerlere de okunmuÅŸtur.

Ödül için Mahir İz ÅŸunları söyler: “ Âkif Bey, parayı alıp Sarıkışla hastanesindeki yaralı gazilere hibe etmiÅŸtir.” (7-)

Milleti, memleketi için varını yoÄŸunu harcayan ve bu millete İstiklal Marşı’nı armaÄŸan eden Âkif, hayatının son 12 yılını Mısır’da sürgünde geçirmiÅŸtir. Gitmeseydi öldürüleceÄŸini biliyordu. Her yerde izlendi, hatta Mısır’da bile. MilletvekilliÄŸi maaşı bile baÄŸlanmadı; Mısır’da adeta fakr u zaruret içinde yaÅŸadı. En acı olanı, TC İç İşleri Bakanlığı tarafından, İskenderiye BaÅŸkonsolosluÄŸu’na soruÅŸturma açıldı; Mehmet Âkif’e Türkiye’ye giriÅŸ vizesini kim verdi, diye! 1986 yılına kadar da Âkif resmen anılmadı. Tam elli yıl nisyana terk edildi.

Çocuklarına hâkim olamadı ve en büyük derdi de buydu. Kızının oÄŸlu (yani torunu), Türkiye Komünist partisi genel sekreteri bile oldu. Âkif’in oÄŸlu Emin, BeÅŸiktaÅŸ’taki bir çöp bidonunda ölü olarak bulunmuÅŸtu. Kızı Suat Hanım yaÅŸlılığında, BeyoÄŸlu’nda bir sokaÄŸa terk edildi.

Âkif de 1936’da ölüp Beyazıd Camii’ne getirildiÄŸinde, tahta bir sala konulmuÅŸ ve üzerine bayrak bile sarılmamıştı. Cenazesinde resmi zevattan hiç kimse yoktu Esnaftan Mahir Usta olmasaydı, İstiklal ÅŸairimizin tabutuna bayrak sarılmayacaktı. Cenazesine katılan öÄŸrencilere soruÅŸturma açıldı. Gazeteler, onun ölümünü adeta duyurmadılar.

1925 ve 1937’de iki defa “İstiklal marşı yazma yarışması” açtılar. Nedenleri, İstiklal Marşı’nda “Bu ezanlar ki, ÅŸahadetleri dinin temeli.” mısraı, ezanın 1932’de Arapça aslından okunmasının yasaklanması ve İstiklal Marşı’nda özel isim bulunmaması olduÄŸu söylenir. (1937’deki yarışma Necip Fazıl’a havale edildi. O da sonradan bu marşı “Büyük DoÄŸu Marşı” olarak aldı.) Söylenecek o kadar çok ÅŸey var ki!

Bütün bunlar niçin oldu diye bir soru sorarsak, âcizane kanaatim; Âkif’in zihniyetinden diyebilirim. Ne yazık ki, Âkif’in zihninde tahayyül ettiÄŸi “giden”le, hiç aklına getirmediÄŸi “gelen” arasında müthiÅŸ bir tezat vardı ve hayal kırıklığı yaÅŸayan Âkif olmuÅŸtu! O’na rahmetler sunuyoruz ve “Bu ezanların ÅŸahadetlerinin dinin temeli olduÄŸunu” unutmadığımızı da not ediyoruz.

D. Ali TAÅžÇI (dalitasci@hotmail.com) Twitter:@DAliTasci

1- M. Emin Erişirgil, İslamcı Bir Şairin Romanı, s. 360

2- Kandemir, İstiklal marşı Nasıl yazılmıştı Dünden Bugüne, 1956, s.36

3- H: Basri Çantay, Akifname, s. 53

4- EriÅŸirgil, M. Emin, a.g.e s, 361

5- H. Basri Çantay, age, S. 92

6- EÅŸref Edib, M: Âif’in Hayatı, Eserleri ve yetmiÅŸ Muharririn Yazıları, S. 129

7- Mahir İz, Yılların İzi, S. 129

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: D. Ali Taşçı
11-03-21
E mail: haber7.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
MEHMET ÂKİF VE İSTİKLÂL MARŞI
Online KiÅŸi: 27
Bu Gün: 744 || Bu Ay: 6.722 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.281 || Toplam Tıklanma: 58.641.354