HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / DARBE İZLERİ
Okunma Sayısı: 621
Yazar: Aydın Ünal
HÜZÜNLÜ BİR YAZI (15 Temmuz'dan bugüne neler oldu?)

HÜZÜNLÜ BİR YAZI (15 Temmuz'dan bugüne neler oldu?)Bundan 7 yıl önce, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sızmış Fetullahçı Terör Örgütü militanları darbeye yeltendiler. Allah ayaklarına dolaÅŸtırdı.

16 Temmuz 2016 sabahı tüm ülke çok yoÄŸun ama bir o kadar da karmaşık duygular içindeydi.

KorkmuÅŸtuk. Sünepe, sinsi bir örgüt milli iradeye kastetmiÅŸ, TBMM’yi, CumhurbaÅŸkanlığı Külliyesi’ni, MİT’i, Emniyet’i havadan bombalamış, CumhurbaÅŸkanı’na suikast giriÅŸiminde bulunmuÅŸ, Ankara ve İstanbul’da sivillere ateÅŸ açmıştı. Darbe bildirisini TRT’de okutabilmiÅŸlerdi. Halk, TBMM, polis ve asker kahramanca direnmese baÅŸarılı olacaklar, ülkeyi derin bir karanlığa sürükleyeceklerdi.

Sevinçliydik. Darbe baÅŸarısız olmuÅŸtu. Millet kazanmıştı. Türkiye uçurumun kenarından dönmüÅŸtü. Büyük bir zafer elde edilmiÅŸti.

HüzünlenmiÅŸtik. 251 masum insanı ÅŸehit etmiÅŸlerdi. İçlerinde çok deÄŸerli dostlarımız, tanıdıklarımız da vardı. Sevgili Erol Olçok aÄŸabeyi, oÄŸlu Abdullah Tayyib’i, Halil Kantarcı’yı, Mustafa Cambaz’ı, İlhan Varank’ı, her biri birbirinden iyi, birbirinden güzel 251 kiÅŸiyi aramızdan almışlardı.

ÖfkelenmiÅŸtik. DiÅŸlerimizi, yumruklarımızı sıkıyorduk. 40 yıldır sinsice büyüyen, paralel bir devlet haline gelen, ruhunu, bedenini, onurunu, haysiyetini, namusunu Türkiye düÅŸmanlarına pazarlamış, içimizden çıkmış vatan hainleri silahlarını halka, devlete doÄŸrultmuÅŸtu.

Kin doluyduk. Vatan hainlerine hesap sormak, saklandıkları inlerinden çıkarmak, yaptıklarının bedelini yargı önünde ödetmek için aynı zamanda sabırsızdık.

Hayal kırıklığımız vardı. Neden bu kadar hazırlıksızdık? Neden böyle apansız yakalandık? Daha niyet aÅŸamasındayken görüp neden kafalarını koparmadık diye hayıflanıyorduk.

Kırgındık. O gece saklananlara, gizlenenlere, sabaha kadar kimin kazanacağını bekleyip ona göre tavır belirleyeceklere kırgındık.

EndiÅŸeliydik. Yeniden denerler mi? Gizli hücreleriyle tekrar saldırırlar mı diye gergindik.

Ümitliydik. Türkiye büyük bir beladan kurtulmuÅŸtu. Ajanlar açığa çıkmıştı. Hain ur, jiletle kazınır gibi kazınacak, Türkiye temizlenecekti.

16 Temmuz 2016 sabahı hemen hepimiz iÅŸte böyleydik.

Åžahsen bende fazladan bir de kaygı vardı…

Evet, darbe baÅŸarısız olmuÅŸtu. Millet kendi iradesine ölümü göze alarak sahip çıkmış, devlet darbecileri püskürtmüÅŸ, yargı meseleye el koymuÅŸtu. Büyük badire atlatmıştık. GeçmiÅŸti, geçecekti.

Ama o meÅŸ’um gecenin sabahından itibaren Türkiye’de dengeler deÄŸiÅŸecekti.

Darbenin baÅŸarısızlığı, muzaffer olan tarafa büyük bir güç ve sorumluluk yüklüyordu.

Bir yanıyla bu çok olumluydu: Milli iradeye yönelik tehditler artık ortadan kalkıyordu. 17-25 Aralık’ta darbe giriÅŸiminde bulunup baÅŸarısız olan yargı nasıl içindeki hainlerden temizlendiyse, 16 Temmuz sabahından itibaren de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin içinden hainler temizlenecek, ordumuz tekrar milli iradenin emrine girecekti. Türkiye’nin her kurumundan hainler, ajanlar sökülüp atılacaktı. Millet tarafından doÄŸrudan seçilmiÅŸ CumhurbaÅŸkanı artık icrayı bütünüyle kontrol edebilecekti.

Bir yanıyla da olumsuzdu…

Darbenin püskürtülmesiyle iktidarın büyük güç elde ettiÄŸini gören fırsatçılar, yola çıktığı günden beri binmekte tereddüt ettikleri trene hücum edeceklerdi. Çıkarcılar, ikiyüzlüler, dalkavuklar, simsarlar ve daha niceleri, 16 Temmuz sabahı saklandıkları yerlerden çıkacak, önce abartılı bağırışlarıyla meydanları, sonra siyaseti, devleti iÅŸgal edeceklerdi. Fetullahçı Terör Örgütü’yle iÅŸ tutanlar, terörist başına övgüler düzenler, 15 Temmuz akÅŸamına kadar aymayanlar, kazananı görüp yanına iliÅŸmek için mücadelenin neticesini bekleyenler, bir eliyle iktidar trenine asılıp ilk badirede trenden atlamak için tetikte bekleyenler, darbeyi haber alıp yurt dışına kaçmış olanlar kraldan çok kralcı olarak ve herkesi çiÄŸneyerek sahneye çıkacaklardı.

Öyle de oldu.

Suç-ceza dengesi kurulamadı. Örgütün alt tabakası ceza çekerken kaymak tabakası kaçtı ve yurt dışında lüks içinde yaÅŸamaya baÅŸladı. “FETÖ Borsası” iddiaları canımızı sıktı. Örgütle mücadele edilirken zihniyetle mücadele edilmedi ve Fetullahçı kafa hükmünü sürdürdü. FETÖ ile mücadeleyi kendi meselesi olarak görmeyenler etkili makamlarda ihmalkâr davrandı. Fetullah’a övgüler düzenler, kendi kusurlarını örtmek için saÄŸa sola FETÖ’cü yakıştırması yaptılar, mücadeleyi sulandırdılar…

Dış politikamız, (gayet haklı olarak) zor süreçlere girdi. Ekonomimiz ağır hasar aldı. Siyaset daha saÄŸcı, devletçi, Kemalist bir istikamete yöneldi. Tehdit, özgürlükleri tartışılır hale getirdi.

Darbe giriÅŸimi sonrası pandemi, ardından deprem… Kaygılarımız, karamsarlığımız daha da arttı.

Yarın 15 Temmuz’u buruk idrak edeceÄŸiz. Kaybettiklerimizden dolayı buruk, 15 Temmuz’u kitleselleÅŸtiremediÄŸimiz için buruk, ruhuna uymayan törenlerden dolayı buruk ama en çok da 7 senenin sonunda kaygılı ve karamsar olduÄŸumuz için buruk idrak edeceÄŸiz.

Allah göÄŸsümüzü ferahlatsın. Åžehitlerimizin ruhu ÅŸad, mekânları Cennet olsun. BaÅŸka da ne diyebiliriz ki?

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: Aydın Ünal
15-07-23
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
HÜZÜNLÜ BİR YAZI (15 Temmuz'dan bugüne neler oldu?)
Online KiÅŸi: 32
Bu Gün: 1235 || Bu Ay: 82.380 || Toplam Ziyaretçi: 3.058.657 || Toplam Tıklanma: 59.105.395