HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / AKTÜALÝTE
Okunma Says: 645
Yazar: Yasin Aktay
Okullardaki Ramazan etkinlikleri ve laiklik

ARAP HANET SÖYLEM NEY GZLYOR?Maarifin Kalbinde Ramazan: Okulun hayatla bulumas

Milli Eitim Bakanl’nn “Maarif’in Kalbinde Ramazan” balkl genelgesi etrafnda koparlan tartmalar, bu konularla ilgili bütün tartmalar gibi yine kendini aan bir muhasebeye bizi davet ediyor. Türkiye’nin milli ve manevi kimliine ve deerlerine adeta bir sava açmak olarak anlalm ve uygulanm olan laikliin nispeten daha makul bir çizgiye oturtulmu olduunu söyleyebiliriz aslnda. Türkiye’nin hiçbir zaman kendi ihtiyac olmam, Türkiye’nin öz kimliine, deerlerine ve geliim potansiyellerine vurulmu bir zincir gibi uygulanm olan laiklik bu milletin, bu halkn talebi olamazd elbet.

Yoksa hangi çlgn kendine böyle bir zincir vurmay istemi olabilirdi ki? Bu çlgnln snrlarnda bugün en azndan laikliin hiçbir zaman halkn veya bireyin deil ancak devletin bir ilevi olabilecei biraz daha iyi anlalyor. Bireyin laik olduunu söyleyebildii bir balam esasen tuhaf bir balamdr. Laik olduunu söyleyenler laiklii bir din gibi, bir ideoloji gibi telakki etmi oluyorlar. Kendi ritüelleri, kendi inançlar, kendi idolleri ve tanrlar olan bir din gibi. Nitekim laik olduunu söyleyenlerin sözlerindeki huuya, tonlamaya, göndermelere baktnzda bunu çok iyi hissedersiniz.

Milli Eitimin Bakanlnn Maarifin Kalbinde Ramazan balkl genelgesinin bizi tekrar Türkiye’de din, laiklik, kültür ve eitim arasndaki ilikinin nasl kurulaca meselesine götürmesi yine de anlalmayacak bir ey deil. Laikliin dier bütün dini ve felsefi anlaylar üzerinde bir baka din ve felsefi anlayn tahakkümü gibi anlald dönemlerden kalma refleksler uyanm mutat gürültülerini koparyor. slam’n her türlü görünümünü yok etmek üzere yaplan basklarn Türkiye örneinde olaanüstü akl-d, gerçek-d ve ar cüretkâr uygulamalar olduunu bir türlü görmüyorlar. Türkiye’de bir dönem bu millet üzerinde uyguladklar basklarn onlar slam dümanlar, igalciler konumuna düürmü olduunu kendileri anlamyorlarsa da bu millet çok iyi anlyor artk. Bu millet üzerinde ancak igalci bir noktadan ve bu millete son derece yabanc ve dümanca uygulanabilecek politikalarn failleri olarak suçlanp mahkûm olmay hak ediyorlar. Ama bu Müslüman halk belki nezaketinden yüzlerinden imdiye kadar bu suçluluklarn yeterince açk okuyamad belki.

Bakan Yusuf Tekin’in yapt açklamalar bu tartmann merkezine hukuku, toplumsal gerçeklii ve milli kültür vurgusunu yerletiriyor. Önce unu teslim edelim: Türkiye bir hukuk devletidir. Bakan Tekin de tam olarak bunu söyledi. Hazrlanan genelgenin anayasal dayanaklarna ve özellikle 1739 sayl Milli Eitim Temel Kanunu’na atf yaptn belirtti. Milli kültürün ve milli deerlerin korunmas ve gelecek kuaklara aktarlmas, eitim sisteminin temel amaçlar arasnda saylmtr. Eer bu toplumun Müslüman ve kültürel dokusunun en belirgin zamanlarndan biri Ramazan ayysa, Milli Eitim’in buna kaytsz kalmas m beklenmelidir?

Ramazan yalnzca bireysel bir ibadet deildir. ftaryla, ftryla, zekâtyla, sadakasyla, sahuruyla, teravihiyle, davuluyla Ramazan bir toplumsal paylam, bir dayanma, toplumsallama, festival ve topyekûn bir atmosfer, bir iklimdir. Belki kamusal alandan söküp çkarmaya çaltklar birçok eyi geçici de olsa söküp çkardlar, ama tam da bu toplumsal atmosfer özellii dolaysyla ne görünürlükten ne de varlndan kurtulamadklar bir kale gibi kald Ramazan. Direndi sonuna kadar, ykamadlar, ykamazlard. Onda Allah’n yazlmn ve kurgusunu yapt muhteem bir direni gücü var çünkü.

Bakan Yusuf Tekin’in ifadesiyle “Anadolu’da Ramazan milli birliin, kardeliin, yardmlamann maksimum düzeyde yaand bir dönemdir.” Bu sosyolojik bir gerçektir. Alevi’siyle, Sünni’siyle, dindaryla, seküleriyle Anadolu’nun hafzasnda Ramazan bir toplumsal zaman olarak yer etmitir. Okulun toplumsal gerçeklikten kopuk, steril bir laboratuvar gibi düünülmesi ne pedagojik olarak dorudur ne de demokratik olarak mümkündür.

Aslnda Milli Eitim Bakanl veya devletin kurumlar tamamen kaytsz kalsa da Ramazan kendi aknda kendi eitim etkinliini devam ettirir. Ama toplumun, milletin devleti ve onun kurumlarnn toplumun inançlarna, kültürüne kaytsz kalmas, topluma yabancln gösterir sadece. Milli Eitim Bakanlnn yapt ey aslnda sadece bu yabancl amaya, millet ile devlet arasndaki bir engeli, bir duvar, bir dil farklln gidermekten ibaret.

Bunu laiklie saldr olarak görenler kendi zihinlerindeki laiklik algs açsndan belki haksz saylmaz. O laiklik devletin ilevi deil kendilerinin inanc çünkü. Oysa o açdan baktklarnda bile laiklik, kamusal alann kültürsüzletirilmesi deildir. Laiklik, devletin bir dini zorla dayatmamasdr. Zaten genelgede ne zorunlu ibadet vardr ne de bir inanç dayatmas. Söz konusu olan, Ramazan’n yardmlama ve dayanma boyutuna dikkat çeken kültürel etkinliklerdir. Okulda bayramlarn kutlanmas laiklie aykr deilse, Ramazan’n sosyal boyutunun hatrlatlmas da deildir.

Bir baka sorun da kullanlan dil. Ramazan hassasiyeti tayan geni bir toplumsal kesime “gerici aznlk” demek, demokratik bir eletiri deil, açk bir hakarettir. Bakan Tekin’in bu ifadeleri yargya tama kararll bu yüzden çok anlamldr. Eletiri haktr; ama toplumu aalamak, milyonlarca insann inancn tahkir etmek ifade özgürlüü deildir. Maalesef imdiye kadar Türkiye’de alk olduumuz bir aznln pervasz ve cüretkâr slam dümanlnn bir tezahürüdür. stedikleri ey laiklik deil slam’n zincirlenmesidir. Aznlk olduklar bir toplumda kendi slamofobik deerlerini bir norm haline getirmek istiyorlar, imdiye kadar bunu yaptlar, ama bu saatten sonra bunu yapamayacak olmalar onlar fazla üzüyor belli ki.

Elbette hassas bir denge var. Devlet, hiçbir örenciyi ibadete zorlayamaz; hiçbir çocuu inanc üzerinden ayrtrmamaldr. Bu ilke tartmaszdr. Ancak gönüllü etkinliklerle, kültürel farkndalk çalmalaryla Ramazan’n toplumsal boyutunu anlatmak, ilevsel laiklik ihlali deildir. Aksine çoulculuun bir gereidir. Çoulculuk sadece seküler hassasiyetleri korumak deil, dindar çounluun kültürel varln da tanmaktr.

Sonuç olarak, “Maarif’in Kalbinde Ramazan” yaklam doru uygulandnda ne bir dayatma ne de bir ideolojik proje olarak okunmaldr. Bu, Milli Eitim’in toplumun kültürel dokusuyla temas kurma çabasdr.

Ramazan geldiinde hayatn temposu deiir; sofralar geniler; kaplar açlr. Okullarn da bu iklimden ilham almas, çocuklara paylamay öretmesi, toplumsal balar güçlendirmesi neden rahatszlk uyandrsn? Laiklik, inanc yasaklamak deil; özgürlükleri güvence altna almaktr. Bu özgürlüün içinde Ramazan’ yaamak da vardr, yaamak istememek de. Devletin görevi, bu iki alan dengede tutmaktr.

Milli Eitim’in genelgesi tam da bu dengeyi kurma iddiasndadr. Konuyu ideolojik korkularla deil, hukuk ve toplumsal gerçeklik zemininde ele almak ise hepimizin sorumluluudur.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Yasin Aktay
24-02-26
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
Okullardaki Ramazan etkinlikleri ve laiklik
Online Kii: 27
Bu Gn: 257 || Bu Ay: 5.350 || Toplam Ziyareti: 2.928.305 || Toplam Tklanma: 58.602.032