
| Kategori : / CEMİL MERİÇ'TEN SEÇMELER | Okunma Sayısı: 8293 |
Montesquieu2, DoÄŸu despotizminden3 söz eder. DüÅŸünmez ki despotizmin âlâsı, perestiÅŸkârı4 olduÄŸu İngiltere’de ve tebası bulunduÄŸu Fransa’dadır. Ne beyzadelerin dillere destan zulümlerini, ne isim hanesi açık tevkif5 emirnamelerini hatırlar. Bu ÅŸaÅŸkın toprak aÄŸasının hakkımızdaki türrehatı6 sadece gülünçtür: “Türkler dünyanın en çirkin insanları idi. Karıları da kendileri gibi kaknemdi7. Rum dilberlerini görünce akılları baÅŸlarından gitti. BaÅŸladılar kız kaçırmaya. Zaten ezelden beri yahuttular” v.s. “Türkler eÅŸek olacak öbür dünyada. Yahudileri sırtlarında cehenneme taşıyacaklar. Bütün kavimlerin en cahili…Türkiye’de tebanın servetine, hayatına, haysiyetine kimse aldırış etmez. AnlaÅŸmazlıklar çabucak karara baÄŸlanır. Åžöyle ki: PaÅŸa davacıları dinler, sonra falakaya yatırır herifleri, bir ala döver ve böylece davayı neticelendirir.”
Bizi bu kadar tanır Montesquieu. Batı yazarlarında ciddiyet ve dürüstlük aramayacak kadar batı irfanının aÅŸinası olanlar için bu hükümlerin tek orijinal tarafı terbiyesizliktir.
“Kanunların Ruhu”8 müellifi9, ülkesinin I.François’dan10 beri çok sıkı münasebet halinde bulunduÄŸu Osmanlı İmparatorluÄŸunu bu kadar tanırsa, Hint’i, Çin’i, İran’ı ne kadar tanır? Ne gariptir ki bu hayalperest ve hayasız yazarın doÄŸuya izafe ettiÄŸi11 despotizm birçok batılı yazar tarafından münakaÅŸasız12 benimsenir. Wittfogel13 Sovyetlere çatmak için doÄŸu despotizmin bayrağını omuzlar; bizim köksüz ve ufuksuz aydınlarımız da tarihimizi karalamak için Montesquieu’nun coÄŸrafi kaderciliÄŸine14 sığınırlar.
1 Bu Ülke. İletiÅŸim Yayınları 1996. s.192.
2 Montesquieu: Charles-Louis de Secondat Montesquieu. 1689-1755 yılları arasında yaÅŸamış Fransız filozofu ve politik düÅŸünürü. Bir siyaset sosyolojisi geliÅŸtiren Montesquieu’nun En ünlü eserleri: Kanunların Ruhu ve Acem Mektupları’dır. Cemil Meriç’in ifadeleriyle: “Fazla ÅŸiÅŸirilmÅŸ bir ÅŸöhret. Hammer, İbn Haldun’a İslam’ın Montesquieu’sü diyor? … İltifat deÄŸil, iftira.”
3 Despotizm: Yönetimin kendi keyfine göre ve zorbaca hareket eden bir kiÅŸinin yetkisinde olduÄŸu yönetim ÅŸekli.
4 PerestiÅŸkâr: Delicesine seven, tapınan.
5 Tevkif: Durdurma. Hukuk terimi olarak, bir suç dolayısıyla birini tutuklama.
6 Türrehat: Saçma sapan söz.
7 Kaknem: Çirkin, huysuz, kuru, sıska.
8 Kanunların Ruhu: Fransız yazar Montesuieu’nün 1748 yılında Cenevre’de yayınladığı eserinin adı.
9 Müellif: Kitap yazan veya kitap hazırlayan, bir eseri ortaya koyan ve eserin sahibi olan kimse, yazar.
10 I.François: (1494-1547). 1415-1547 yılları arasında hüküm süren Fransız kralı. Hümanistlere kapısını açtı, bilim ve sanata önem verdi; ama bütün bunlar unutuldu. Onu daha bilindik yönleriyle hatırlatalım: ”Alman İmparatoru Åžarlken’le, 24 Åžubat 1525’de yaptığı Pavye Savaşı'nda yenilerek esir düÅŸünce annesi ile birlikte, annesinin aÄŸzından, Büyük Osmanlı Sultanı Kanuni Sultan Süleyman’a bir mektup yazarak ÅŸöyle imdat diledi: ‘Åžimdiye kadar oÄŸlumun kurtuluÅŸunu Åžarlken’in insafına bırakmıştım. Fakat Åžarlken oÄŸluma hakaretler etmektedir. Dünyaya geçen hükmünüz, cihanın bildiÄŸi azamet ve ÅŸanınızla oÄŸlumun kurtulmasını temin etmenizi zat-ı ÅŸahanenizden niyaz ediyorum.”
Bir de dans meselesi var. Kanuni'nin François'e yazdığı bir mektup yüz yıl dansı yasaklatmıştı: "Ben ki, kırk sekiz krallığın hâkanı Kanuni Sultan Süleyman Han'ım. Sefirimden aldığım rapora göre, memleketinizde dans adı altında kadın erkek birbirine sarılmak suretiyle insanlar arasında oyun oynanmakta olduÄŸunu iÅŸitmiÅŸ bulunmaktayım. Hemhudut olmaklığımız dolayısıyle, iÅŸ bu rezaletin memleketime de sirayeti ihtimali müvacehesinde Name-i Hümayunum elinize ulaÅŸtığından itibaren derhal son verilmediÄŸi takdirde, bizzat Ordu-yu Hümayunumla gelip men'e muktedirim!..”
11 İzâfe etmek: Yakıştırmak, mal etmek
12 MünakaÅŸa: Tartışma
13 Karl August Wittfogel: (1896-1988). Alman kökenli ABD’li tarihçi, iktisatçı ve sosyolog. Anti-komünist tavrının tesiri ile ortaya attığı hidrolik toplum(su toplumu) tezi ile maruftur. DoÄŸu despotizmi konusundaki çalışmalarında, Marx’ın “Asya tipi üretim tarzı” hipotezinden etkilenmiÅŸtir. Siyasi tazyik ile de olsa 20. asrın en önemli kuramcılardan biri olarak kabul edilmektedir. GörüÅŸleri özetle: “DoÄŸuda devlet ekonomiye doÄŸrudan müdahale etmekte ve üretim araçlarını elinde tutmaktadır. Sulamanın mümkün olduÄŸu ve büyük verim artışlarına olanak verdiÄŸi yörelerde, pahalı sulama projelerinin gerçekleÅŸtirilmesi aÅŸiret kurumlarının üzerinde güçlü bir devletin kurulmasına imkân verir. Mezopotamya ve özellikle Mısır gibi ilk medeniyetler sulamaya olanak tanıyan nehirler çevresinde ve bir merkezî devleti de beraberlerinde getirerek kurulmuÅŸlardır.”
14 CoÄŸrafi Kadercilik: Genel olarak, insan mizacının, içinde yaÅŸadığı coÄŸrafyanın özelliklerine paralel ÅŸekillendiÄŸini savunan kadercilik anlayışı olarak tarif edebiliriz. Ama burada anlatılmak istenen Montesquieu’nun coÄŸrafi kaderciliÄŸidir. Onu da ÅŸu ÅŸekilde özetleyebiliriz: “Montesquieu, üç tür yönetim tarzını birbirinden ayırmış ve coÄŸrafyaya uygun düÅŸen yönetim ÅŸekillerinden söz etmiÅŸtir. Buna göre, despotizm büyük devletlere, sıcak iklimlere uygun düÅŸer ve korkuya dayanır. Ne soÄŸuk, ne de sıcak olan bir iklimin hüküm sürdüÄŸü, orta büyüklükteki devletlere uygun düÅŸen yönetim biçimi, monarÅŸidir ve ÅŸan ve ÅŸerefe dayanır. SoÄŸuk iklimlere ve küçük devletlere uygun düÅŸen rejim, demokrasidir. Demokrasinin yönetim ilkesi erdemdir.
Yazar: Harun ŞAHİN |
09-06-11 |
||
| E mail: sahharun@hotmail.com | Tweet | ||