HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / ÎMAN VE İSLÂM
Okunma Sayısı: 4245
Yazar: Dr. Ebubekir Sifil
İSLÂMÎ KESİMİN ÇETİN İMTİHANI

Ezilen halk kesimlerinin kurtuluÅŸunun Sosyalist/Komünist ideolojinin hakimiyetine baÄŸlı olduÄŸu teziyle hem kendilerine hem de içinde yaÅŸadıkları topluma yazık eden solcular, zaman içinde ideolojik baÄŸlarının zayıflamasıyla dünyayı keÅŸf ettiler. Karşıt cinsler arasındaki duygusal iliÅŸkiden, ekonomik gücün saÄŸladığı “imkân”lara, sosyal statülere, etiketlere kadar bir dizi “gerçeÄŸi” fark ettiklerinde ne ezilen halkların kardeÅŸliÄŸi kaldı ortada, ne sosyalist enternasyonal… Her ÅŸey bir anda çözülüverdi. Elde kala kala kuru bir Kemalizm ideolojisi kaldı. O da hiçbir idealle açıklanamayacak ÅŸaibeli bir dünyanın kapısını açan manivela olarak elde bulunduruldu…

Üç aÅŸağı beÅŸ yukarı aynı durum özellikle 28 Åžubat’tan sonra “İslamî kesim”de de görüldü. Belki öncesinde yerel yönetimlerde elde edilen baÅŸarıyla birlikte bir “çözülme” baÅŸlamıştı; ama öze dokunan dönüÅŸüm 28 Åžubat sonrasında yaÅŸandı.

28 Åžubat sürecinin oluÅŸturduÄŸu sindirilmiÅŸlik psikolojisi, sürecin tersine dönmesiyle yay etkisi yaptı adeta. Bu sürece kadar sürekli olarak içine atan, sabreden, yumruÄŸunu ısıran İslamî kesim, bir anda kendisini siyasal iktidar olarak görünce zemberek boÅŸaldı. Kontrolsüz bir açılım, baraj kapaklarının aniden açılmasıyla ortaya çıkan manzarayı andırır ÅŸekilde hayata fırlattı İslamî kesimi. Ekonomik imkânlar, iktidar, statü, uluslar arası saygınlık… bir anda baÅŸ döndürücü bir hayatın içine savruldu musalli insanlar.

Kim demiÅŸ müslüman pazarda limon satmaya mahkûmdur diye! Allah kuluna verdiÄŸi nimeti onun üzerinde görmek ister. Nefsin de üzerimizde hakkı var. Kem alâtla kemâlât olmaz…

Bunlar ve benzeri kalıp yargılar da dünyevileÅŸme sürecine meÅŸruiyet kılıfı giydiren argümanlar olarak devrede bulundu hep.

İslamî kesimdeki bu hızlı dönüÅŸümü fark eden profesyonel piyasa erbabı elbette harekete geçmek için zaman kaybetmeyecekti. İslamî deÄŸerleri, ilkeleri, tarzı… çatışma arz etmeyecek kıvama getirerek dünyaya eklemleme iÅŸini onlar üstlendi.

GeldiÄŸimiz nokta, İslamî kesimin dünyayla imtihanı büyük ölçüde kaybettiÄŸini gösteriyor. Zühdün, takvanın, diÄŸergâmlığın, paylaÅŸmanın, samimiyetin… yerini gösteriÅŸ, marka yarışı, konfor, lüks ve debdebe aldı.

Medine’de birgün Efendimiz (s.a.v) bir grup sahabi ile birlikte otururken karşıdan, yamalı elbisesiyle Mus’ab b. Umeyr (r.a) göründü. Efendimiz (s.a.v) onun Mekke’deki gösteriÅŸli halini hatırlayıp aÄŸladı ve sonra ÅŸöyle buyurdu: Gün gelip sabah bir elbise, akÅŸam bir elbise giyseniz, evlerinizi Ka’be’yi süslediÄŸiniz gibi süsleseniz, haliniz nice olur?” yanında bulunan sahabîler, “O gün, dediler, biz bugünümüzden çok daha iyi oluruz. Çünkü hayat külfetimiz karşılanmış olacak, biz de ibâdete daha çok vakit ayıracağız.”

“Hayır! buyurdu, bilakis siz bugün o günden daha iyisinizdir.” (Tirmizî, “Kıyamet”, 36)

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: Dr. Ebubekir Sifil
20-05-12
E mail: darulhikme.org.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
İSLÂMÎ KESİMİN ÇETİN İMTİHANI
Online KiÅŸi: 25
Bu Gün: 587 || Bu Ay: 6.566 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.029 || Toplam Tıklanma: 58.637.380