
| Kategori : / ÎMAN VE İSLÂM | Okunma Sayısı: 2400 |
ÜLKEMİZDE Ehl-i Sünnet ve Cemaat garip kaldı… Her fırka ve hizip kendi propagandasını açık veya sinsi yapıyor ama Ehl-i Sünnet gerektiği gibi öğretilmiyor, tanıtılmıyor, savunulmuyor.
Dünyada tek tük taraftarı ve bağlısı kalmış iken, Mutezile mezhebi son kırk elli yol içinde hortlatıldı, binlerce Mutezilî profesör ve öğretmen yetiştirildi; bunlar taqiyye ve kitman yaparak Ehl-i Sünneti darbeleyip durdular.
Eskiden ülkemizde Haricî mezhebi Müslümanı yoktu. Şimdi var ve son derece radikaller. Zaten Haricîlik radikallik demektir.
Vehhabîlik aldı yürüdü. Onlar kendilerine Vehhabî denilmesinden hoşlanmaz. Biz Ehl-i Sünnetiz veya Selefiyiz derler.
Fazlurrahmancılar her yere sızdılar.
Farmason Afganîyi din imamı, önder ve örnek kabul edenler yurt çapında teşkilatlandı.
Şiilik yayıldı teşkilatlandı.
Ehl-i Sünnet garip kaldı. Elbette Ehl-i Sünnet için çalışanlar var, Ehl-i Sünneti savunanlar var ama sayıları ve hizmetleri yeterli değil.
Diyanet artık eskiden bastığı Ehl-i Sünnet kitaplarının yeni baskılarını yapmıyor. Neymiş, AB norm ve standartlarına uygun değilmiş! Gerekçenin böylesi…
Light ve ılımlı BOP İslamı için harıl harıl çalışanlar var.
Çoğunluğu oluşturduğu halde Ehl-i Sünnet Müslümanları niçin etkili hizmet edemiyor?.. Çünkü birlik ve beraberlik içinde değiller. Bin türlü cemaate, tarikata, fırkaya, gruba ayrılmışlar, tek bir Ümmet olmaktan çıkmışlar, tefrika içine düşmüşler. Başlarında, kendisine biat ve itaat edilen bir İmam-ı Kebir veya Emîrü’l-Mü’minîn yok.
Hepsi için söylemiyorum ama Sünnî Müslümanların bir kısmı laik, vesayetçi, Kemalist düzenin haram nimet ve rantlarını yeme konusunda doğrusu çok başarılı. Şeytanî başarı!..
Öyle Sünnî ve sûfî Müslümanlar biliyorum ki, “Tasavvuf ve tarikatlar şirktir… Tarikat evliyası Rahmanın evliyası değil, şeytanın evliyasıdır…” bozuk inancına sahip imamların ardında fütursuzca namaz kılabiliyor. Böyle bir Sünnîden ne hayır gelir…
Sünnîlik gide giden dinî bir kimlik olmaktan çıkıyor, sosyolojik bir kimlik haline geliyor.
Aydın=ziyalı geçinenlerimizin çoğu usûl-i fıkıh, usûl-i hadîs, usûl-i tefsir okumamış… Ehl-i Sünnet akaidini özet olarak bile okumamış… Yüksek tahsilli bir Müslüman beş vakit namaz kılıyor, oruç tutuyor ama ilmihalin baş maddesi olan, Allahın on dört sıfatı nelerdir bilmiyor… Öğrenmiyor… Sorduğunuz zaman şaşırıp apışıp kalıyor… Fesubhanallah!..
Ehl-i Sünnet İslamı ile Vehhabilik arasındaki temel farklar nelerdir?
Ehl-i Sünnet ile Şia arasındaki anlaşmazlıklar nelerdir?
Ehl-i Sünnet ile Mutezile mezhebi (veya fırkası) arasındaki farklar nelerdir?
Fazlurrahmancılık, Ehl-i Sünnete göre niçin sapık bir mezheptir?
Aslen İranlı, dinen Şiî olduğu halde taqiyye yaparak kendisini Afgan ve Sünnî gösteren sarıklı Farmason Afganînin bozuk tarafları nelerdir?
Türkiyenin Sünnî okur yazan kesiminde, nâdir istisnalar dışında yeterli Sünnîlik kültürü yoktur.
Sünnîlerin büyük kısmı maalesef şifahî kültür bataklığına düşmüştür.
Bu gidişle, biz Sünnilerin geleceği karanlık, işi pek zordur.
Toparlanmak, doğru dürüst hizmet etmek için vakit var mıdır?.. Henüz vakit ve fırsat vardır ama kime laf anlatacaksın.
Yazar: M. Şevket Eygi |
17-07-14 |
||
| E mail: milligazete.com.tr | Tweet | ||