HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düşürülmüştü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / AKTÜALİTE
Okunma Sayısı: 2162
Yazar: Abdülkadir Selvi
TAŞKENT'İN ÖKSÜZÜ TÜRKİYE'NİN BAŞBAKANI

Başbakan Davutoğlu ile evinin bahçesindeki kamelyada sohbetimiz gece 23.50'de başladı ayrıldığımızda saatler 01.10'u gösteriyordu.

Cumhurbaşkanlığı seçiminden 1 gün önce 9 Ağustos'ta Konya'da sabah kahvaltısında Davutoğlu'nun misafiriydik.

Başbakan'dan önce ulaştık evine. Kapıda komşuları bekliyordu. Davutoğlu'nun geldiği belli oluyor bir alkış sesi ardından tezahüratlar başlıyor. Başbakan komşularının tebriklerini kabul ederken bir kadın Sare Hanım'ın yanına yaklaşıyor. 'Komşular beni sözcü seçti' diyor. Sare Hanım dikkatli bir şekilde dinliyor. 'Ahmet Bey Başbakan seçilince bunlar Çankaya Köşkü'ne yerleşir bu evi satar dediler. Ne olur evinizi satmayın.' İstanbul'daki komşuları da benzer talepte bulunmuş. Sare Hanım, 'Yok öyle şey evimizi satmayacağız' diye komşularına güvence veriyor.

Tayyip Bey'in komşusu ve mahallesi vardı. Cumhurbaşkanının mahalle komşuları, Başbakanın da mahalle komşuları var. Bunlar bizim insanlarımız ve bunlar bizim değerlerimiz.

Başbakan gelene dek Sare Hanım'la sohbet ediyoruz. 'Her şey ne kadar kısa sürede oldu. Sanki 15 gün değil birkaç ay olmuş gibi' diyor. 'Ama güzel oldu' diye tamamlıyoruz. Yani herhangi bir sıkıntı yaşanmadan. Bazı günler birkaç saatlik uykuyla idare etmiş Sare Hanım. Ama bu arada hastalarını da ihmal etmemiş. 'Ahmet Bey geç gelmişti onu rahatsız etmeden ayaklarımın ucuna basarak hastaneye gittim. Bu arada iki doğum yaptırdım' diye anlatıyor. Biri sezeryanla diğeri normal olmuş. Bir kız bir de erkek.

O sırada Başbakan geliyor. Sare Hanım hemen sırtına hırkasını veriyor. Ama daha masaya oturmadan basın danışmanı Osman Sert telefonu uzatıyor. Telefonda İçişleri Bakanı Efkan Ala var. İstanbul'daki asansör faciasıyla ilgili bilgi veriyor.

Sohbetimiz sırasında birkaç kez daha arıyor Efkan Bey. Bilgi veriyor. Başbakan olaydan dolayı üzgün. Bilgi alıyor talimatlar veriyor. Çalışma Bakanımız Faruk Çelik hemen olay mahalline geçsin diye talimat veriyor.

Sonra soru cevap bölümü başlıyor. Başbakan Davutoğlu'nun gazetelerde ilk röportajını almış oluyoruz.

Sabah oluyor Davutoğlu helikopterle geliyor biz karadan Başbakanın memleketi Taşkent'e hareket ediyoruz.

Yol boyunca Davutoğlu posterleri ve 'Taşkent'in gururu' pankartlarını asmış Taşkentliler. Araçlar, yollar, meydanlar, binalar başınızı çevirdiğinizde gördüğünüz her yer Davutoğlu posterleri ve afişleri ile donatılmış.

Taşkentlilerin arasına giriyoruz. Saf, temiz Anadolu insanları. Yaşlılar "babası arkadaşımız" diyor, yaşlı nineler vefat eden annesini, onları büyüten anneyi anlatıyorlar.

'Biz ona dua ederiz balam' diye sesleniyorlar.

Yaşlı kadınlar, beli bükülmüş ihtiyarlar, gençler saatlerce sıcağın altında Başbakanı bekliyor. Saat 15.20'de Davutoğlu'nun aracı görünüyor. Taşkent o anda bir bayram yerine dönüyor.

Başbakan, meydanın girişinde makam aracından iniyor ve kalabalığın arasına dalıyor. Hemşehrilerinin sevgi seli arasında yürüyor.

İstanbul'daki üzücü kazadan dolayı müzik yayını yapılmasını yasakladığı için mehter gösterisi yapılmıyor ama Taşkentlilerin sevgisi ona yetiyor.

'Yaşlı dedelerin gözlerinde babamı, yaşlı annelerin gözlerinde annemi görüyorum' diye başlıyor konuşmaya.

O andan itibaren coşku yerini hüzne bırakıyor.

Kürsüde Başbakan Ahmet Davutoğlu gidiyor, Davutların Ahmet geliyor. Ve başlıyor 4 yaşındayken annesini kaybettiği günleri anlatmaya.

'4 yaşındayım bulanık bir şekilde hatırlıyorum merhume annemin Konya'ya hastaneye gönderilmesini, kurtulması için dua edip umutla bekleyişimizi ve acı haberin gelişini'

Ön sıramızda akrabaları oturuyor. Gözyaşlarını silenler oluyor.

'Sonra' diyor Başbakan, 'Bizi hiçbir ayrım yapmadan yetiştiren Safure annemiz ve komşularımızın bizi Taşkent'ten İstanbul'a yolcu ettiği günler hiç gözlerimin önünden gitmiyor.'

Az sonra bu ağır duygusal hava gidiyor, Taşkentliler coşkuyla alkışlıyorlar içlerinden çıkan Başbakanı.

Davutoğlu, 'Madem ki bu topraklar bir Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı çıkarmış daha Türkiye'ye hizmet edecek nice evlatlar çıkaracak.'

Sözleri, 'Taşkent seninle gurur duyuyor' sloganları ile kesiliyor.

Kürsüden inmeden önce hemşehrileriyle akitleşiyor.

'4 yaşında öksüz bir çocuk olarak çıkmış, Başbakan olarak gelmiş Davutların Ahmet'ten memnun musunuz?' diye soruyor.

Taşkentliler hep bir ağızdan şahadet ediyor, 'Memnunuz.'

Başbakan kürsüden soruyor, 'Duyarsanız ki başıma bir sıkıntı gelmişse hacet namazına durup Davutların Ahmet'ine dua etmeye hazır mısınız?'

Helalleşiyorlar, akitleşiyorlar ve Taşkentliler evlatlarını bağırlarına basıyorlar.

İşin özeti Taşkent'in öksüzü Davutların Ahmet Türkiye Cumhuriyeti'ne Başbakan oldu.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız. 

Yazar: Abdülkadir Selvi
08-09-14
E mail: yenisafak.com.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
TAŞKENT'İN ÖKSÜZÜ TÜRKİYE'NİN BAŞBAKANI
Online Kişi: 24
Bu Gün: 23 || Bu Ay: 7.846 || Toplam Ziyaretçi: 2.932.053 || Toplam Tıklanma: 58.663.129