HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düşürülmüştü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : DÜNYADA NELER OLUYOR / İSLÂM ÂLEMİ
Okunma Sayısı: 1980
Yazar: Serdar Demirel
DAEŞ KAZANABİLİR Mİ?

SÜNNÎ İRAN NASIL ŞİÎ YAPILDI?Meşru hareketler meşruiyetlerini evvelemirde adına mücadele ettiklerini söyledikleri halklardan alırlar. Halkın desteğini almayan ama halk adına haraket ettiklerini söyleyen hareketler ancak diktatörlükler kurabilirler. Onların da uzun soluklu, sürdürülebilir, istikrarlı ve başarılı olma şansı pek yoktur. Müslüman dünyada bunun mebzul sayıda örneklerine rastlayabilirsiniz.

Bu meyanda DAEŞ’in meşruiyeti var mıdır? Denebilir ki, orta ölçekte bir devlet yapılanmasına ve bu çatı altında kendisine itaat eden bir halka sahiptir. Bu halkın ne kadarının gönüllü, ne kadarının silah zoruyla itaat ettiğini bir tarafa bırakalım, zira mesele bundan çok daha büyüktür.

Çünkü DAEŞ bütün dünya Müslümanları adına hareket ettiğini, gerçek Müslümanların gerçek temsilcisinin kendisi olduğunu söyleyen ve bunu tanımayanları düşman gören bir yapıdır.  

Bu iddianın Müslüman dünyada bir karşılığının olmadığını söylemek zaid kaçar. Dünya Müslümanlarının desteğine sahip olmayan DAEŞ’in verdiği savaşı kazanma şansı olabilir mi? Bu soruya cevap verebilmek için bazı hakikatlerin altını çizelim önce.

DAEŞ, S. Arabistan, Irak, Ürdün, Mısır, Körfez ülkeleri ve diğer Arap ülkelerinin tümünü karşısına almış, onları tehdit ediyor, imkân bulduğu yerlerde de kanlı eylemler yapıyor...

DAEŞ, Türkiye, İran, İsrail, Irak Kürdistan Yönetimi ve diğer bölge ülkelerinin tümünü karşısına almış, tehdit ediyor...

DAEŞ, ABD, Avrupa Birliği ülkeleri, Rusya, Çin, Hindistan ve diğer küresel güçleri karşısına almış, onlara da meydan okuyor...

DAEŞ, kendisine bey’at etmeyen İhvan, Hamas, Taliban, El Kaide, Suriye’deki tüm cihat hareketleri ve birbirinden farklı ama İslâm’ı referans alan tüm yapıları karşısına almış, onları da ya itaate davet ediyor ya da yok etmekle tehdit ediyor...

Görünürde hiçbir ittifak içine girmeyen, Müslüman ve gayrimüslim bütün dünyayı karşısına alarak tümüyle savaşan orta ölçekte bu devletimsi yapının reel zeminde kazanma şansı olabilir mi?

Bir parantez açalım. Batı, DAEŞ’e karşı savaş ilan etti. Bunun için öncelikle kendi halklarından onay aldılar. Tümünden olmasa da çoğunluğundan. Meselâ Fransa, Paris saldırıları sonrası parlamentoya, yani halkın temsilcilerine gidip oradan karar çıkartarak DAEŞ’e topyekûn savaş açtı. İngiltere ve Almanya da aynısını yaparak bu savaşa iştirak ettiler.

Batılı ülkeler bunu yaparak savaşlarını kendi halkları ve dünyanın gözünde meşru kılmaya çalışıyorlar. Bir manada meşru gözükmeye önem veriyorlar. Bunu kendi sistemlerinin tutarlılığı adına da yapıyorlar. Haksız bir savaş verdiklerinde de halklarını arkalarına almaya özen gösteriyorlar. Bu parantezi kapatalım şimdi.

DAEŞ; Müslümanlara sormadan, onların onayını ve bey’atını almadan halifelik ilan etti. Ne Müslüman halklara ne de ulemâya, kanaat önderlerine sordu. Sonra da Müslümanlar adına bütün dünyaya savaş ilan etti.

Paris’te eylemler yapıp Batı Avrupa’da yaşayan 20 milyon civarındaki Müslümanı onların iradelerine rağmen ateşe attı meselâ.    

Ana akım İslâmî hareketler, STK’lar, cemaatler, siyasi partiler, cami cemaatleri ve sokaktaki halk bu hareketi, yöntemlerini ve söylemlerini teyit etmiyor. Bu manada Müslümanların desteğine sahip değil. O zaman soru şudur; DAEŞ 1.6 milyar Müslümanı temsil edip onlar adına savaş kararı alabilir mi? Aldı diyelim, kazanabilir mi?

DAEŞ’in Müslüman olmayan bütün dünyayı, Müslümanların çok az bir kısmını saymazsak tümünü karşısına alarak hayâlini kurduğu zafere ulaşması ancak mucizeyle olur. Rasyonel, tutarlı ve sürdürülebilir bir stratejisinin olmadığı aşikârdır. Hz. Resûlullah (sas) bile savaşı öncelikle beşer gücü ölçüsünde savaş kuralları, stratejik planlar ve taktikler çerçevesinde yapar, düşmana karşı mümkünse ittifaklar kurma yoluna giderdi. Buna rağmen kaybettiği de olmuştur.

Bizim kanaatimizi göre, yukarıda bahsettiğimiz meşruiyeti önemsemediği için DAEŞ’in başarıya ulaşma şansı yoktur. Ancak yaptıklarının elim verici sonucu Müslümanların enerjisini, dinamik gençliğini toprağa vermek ve kurtları kuzuların üzerine çekmek olmaktadır.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Serdar Demirel
06-12-15
E mail: yeniakit.com.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
DAEŞ KAZANABİLİR Mİ?
Online Kişi: 21
Bu Gün: 143 || Bu Ay: 7.965 || Toplam Ziyaretçi: 2.932.254 || Toplam Tıklanma: 58.666.197