HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düşürülmüştü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : DÜNYADA NELER OLUYOR / İSLÂM ÂLEMİ
Okunma Sayısı: 2520
Yazar: Mustafa Özcan
SUUDİ ARABİSTAN-İRAN GERGİNLİĞİNE DÂİR

SUUDİ ARABİSTAN-İRAN GERGİNLİĞİNE DÂİRBüyük Savaşa Doğru

Nimr Nimr’in idamından sonra İran ile Suudi Arabistan arasında kabaran dalga ve tırmanan gerginlik sonucu bağlar koptu, mesele gazete manşetlerine taşındı. Kral Selman ile birlikte Suudi Arabistan pısırıklığı, sinikliğini üzerinden atmış ve art arda İran’a mukabele etmeye ve darbeler indirmeye başlamıştır. Daha fazla Mecusi kuşatılmasına tahammülü olamazdı. İşte bu sırada dini olmayanlar mezhep kaygısına düştüler. Hala İran’ın mezhepten öte bir şey olduğunu anlamıyorlar. Denildiği gibi Şiilik İran’ın milli dinidir. Milli yayılmasını Şiilik aracılığıyla yapmakta ve bunun için kışkırtma politikalarına başvurmaktadır. İran’ın kimyasını ve karakterini anlamayanlar ise sürekli olarak mezhep kavgalarından bahsetmektedirler. Burada Sünni dünya savunma pozisyonundadır.  Hem de en dar sınırlarında.  Karşı taraf abandıkça abandı.  Saldırı pozisyonunda olan İran ile öteye beriye serpilmiş milisleri,  çeteleridir.   PKK mezhepçi İran’ın ulusalcı/şuubi versiyonudur.  Geçenlerde Londra’dan el Gad el Arabi Kanalı’ndan aradılar. Telefonla katıldım. Spiker bayan sürekli ve ısrarlı bir biçimde Türkiye’nin PKK karşısında niye tırmanışa geçtiğini ve tırmandırma politikaları izlediğini sordu. Herhalde PKK’nın barışçı söyleminin zokasını yutmuşlar.  Türkiye’nim teslim olmasını bekliyorlar.  Ben de Türkiye, PKK tarafından tırmandırmaya maruz kalıyor ve dolayısıyla mukabele ediyor, hakkını kullanıyor diye cevap verince hoşlarına gitmedi. Kapattılar. Çünkü onlar doğruların değil Türkiye düşmanlığının peşindeler.   İran, Suudi Arabistan gerginliğinden sonra Hürriyet gibi gazetelerin yaklaşımı da benzer.   Gazete tali başlık olarak ‘ mezhep savaşı korkusu’ başlığını kullanmış. Bilinç altlarına tercüman olmuşlar.  İran’ın taşkınlığından falan bahsetmiyorlar.  Mezhep savaşı korkusundan önce ortada bir mezhep saldırısı var ve bu İran’dan kaynaklanıyor. Böyle bakmadıkça savaş ihtimalini körüklemiş olursunuz. Elbirliğiyle haklıyı kayırmadıkça haksıza dur demedikçe, saldırganı caydırmadıkça savaşa doğru yuvarlanacağız.  İran’a çanak tutanlar bunu yapıyorlar.
***
Bölgede savaş bulutları kesifleşiyor. Saldırıya maruz kalana savunma hakkı bile verilmiyor. Mesela Suriyeli muhaliflere dünya el birliğiyle ambargo uyguluyor. Savunma hakkını engelliyor. Sözgelimi savunma silahı olan uçaksavarlar verilmiyor. Böylece muhaliflerin saldırılar karşısında eli kolu bağlanıyor. Aynen Bosna’da olduğu gibi. Keyiflerince dengeleme adına katliamları uzatıyorlar. Esat-Putin saldırganlığına karşı insanlığın temel görevi mazluma savunma hakkını temin etmek değil midir? Saldırganın öldürme hürriyeti var ama saldırıya maruz kalanın yaşama hakkı yok! Tilke izen kısmetun dîzâ! Kur’an ifadesiyle, bu ne sefil taksimattır! Rusya’nın Suriye’de yaptığını İran bölge çapında yapıyor. İran devrimden bu yana, kargaşayı körükleyerek yaratıcı kaos vasıtasıyla bölgeye kendi nizamını ve düzenini dayatmak istiyor. Bunlar arasında denildiği gibi İslami Vatikan modeli de var. Mekke ve Medine’yi özel bir statüde Vatikan gibi yapacaklar ardından da bu modelin peşinde Karmatiler gibi bölgeye sızacak ve nüfuz edecekler.  Bütün kışkırtmaları planlı ve yaratıcı kaos amaçlıdır. 11 Eylül’den sonra ABD’nin yaptığını Arap Baharından sonra İran yaptı.
***
Geldiğimiz nokta ortada durmayı değil hakkın hatırını ali tutmayı gerektiriyor. Seyirciler hakkı zayıflatıp haksızı güçlendiriyorlar. Batılılar mezhep gerginliğinden dem vuruyorlar.  Bunu tezgahlayanlar ise kendileri. İran’ın arkasına geçerek ve Humeyni’nin yolunu açarak bunu kendileri temin etmedi mi?

Kışkırtmaların dünyayı götüreceği nokta genel bir savaştır. Vekillerin savaşı patronların savaşına dönüşebilir.  Sen düzinelerce sünniyi gözünü kırpmadan idam edeceksin, çıt çıkmayacak. Bir Şii idam edilince kazan kaldıracaksın!  İran Çin’den sonra dünyada en fazla idam uygulayan ülke. Ardından ABD’nin kurguladığı mezhepçi yeni Irak rejimi geliyor.  İran’a bak kuyruğunu anla.  İsmail Yaşa beyin yazdığı gibi Tahran’ mikrofon Bağdat ise hoparlör.  Biri mürit diğeri mürşit!  Suudi Arabistan’ın 4 Şii’yi idam etmesini çok göreceksin! Üstelik diğerleri Kaide mensupları ve bu yönüyle İran’ın da düşmanı sayılması gereken zümreler! İran meseleye huzur, adalet değil mezhep zaviyesinden bakıyor.  Suudi Arabistan sahte Mehdi Cüheyman ve arkadaşlarından sonra en büyük toplu idamı gerçekleştirmiştir.  Nimr nimr de Cüheyman’ın Şii versiyonudur.  O da sahte Mehdisini beklerken kışkırttığı gerilim ortamında yok olmuştur.   Arapların mevtur olarak tanımladığı bu kışkırtıcı Şiiler histeri nöbetleriyle yok olacaklardır. Batılılar bunların Sünni versiyonuna ‘hate preacher’ yani  kışkırtıcı vaizler diyorlar. Neden Şiilere aynı muameleyi uygulamazlar?  Şii Sünni arasında çifte standart! Bu nedenle Hamza el Mısri, Ebu Katede Filistini gibilerini sınır dışı ederler ama Yasir Habib’i bağırlarına basarlar.  Ortada,  mezhep savaşları değil tek yanlı mezhep saldırısı var. Yanış sorular doğru cevaplara götürmez.  Hakikate pragmatik yaklaşım Amerikalılar ve batılıların işidir. İşte buradan da çifte standart doğmaktadır.  Mezhep savaşları varsa bunun patronu Batılılar, Ruslar malzemesi ise İran ve bütün bölgeye serpilmiş kuyruklarıdır.

Büyük savaşın kışkırtıcıları kurbanları, seyircileri de yakıtı olacaktır.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Mustafa Özcan
05-01-16
E mail: gazetevahdet.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
SUUDİ ARABİSTAN-İRAN GERGİNLİĞİNE DÂİR
Online Kişi: 24
Bu Gün: 116 || Bu Ay: 7.938 || Toplam Ziyaretçi: 2.932.218 || Toplam Tıklanma: 58.665.491