HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : İKTİBAS / ÂKİF EMRE
Okunma Sayısı: 2591
Yazar: Akif Emre
DİN DİLİNDE KIRILMA

DİN DİLİNDE KIRILMABilmem farkında mısınız Türkiye'de din konusunda topluma yönelik verilen mesajlarda önemli bir deÄŸiÅŸiklik/kırılma yaÅŸanıyor. Genelde din, özelde İslam konusunda söz söyleme hakkını kendilerinde bulanların üslubundaki bu kırılmanın dinin özüne iliÅŸkin kavrayışın, din anlayışının deÄŸiÅŸiminden bağımsız olduÄŸu söyelenemez.

Üsluptaki deÄŸiÅŸim aslında 'din dili'nin deÄŸiÅŸimini haber veriyor. Söz konusu olan eÄŸer "din dili"ndeki deÄŸiÅŸim ise, burada dini benimseyenlerin dine iliÅŸkin mesajlarındaki deÄŸiÅŸimin varlığından bahsetmek gerekiyor. Kendini dinle hiçbir zaman iliÅŸkili görmediÄŸi halde, Müslümanlar'ın inancının, ibadetlerinin nasıl olması gerektiÄŸi konusunda ahkam kesen, hatta inancını biçimlendirmeye çalışan laik papazların tavrından bahsetmiyorum.

Bizzat kendini dinle alakalandıran, din adına topluma bir ÅŸeyler söyleme makamında gören okumuÅŸ-yazmışlardan, Diyanet görevlisi cami hatibine kadar geniÅŸ bir kitlede üslup dönüÅŸümü söz konusu. YaÅŸanılan toplumsal ve siyasal çalkantıların sonucu ortaya çıkan edilgen, mahcup tavırlar görünür planda dinin özellikle toplumsal yanına iliÅŸkin söylemde tezahür ediyor. Bireysel dini özgürlüklerin bile korunamadığı bir toplumda dinin topluma iliÅŸkin emirlerinden, yasaklarından söz etmek ayıplanmayı göze almayı gerektirir hale geldi.

Söz konusu olan sadece üslup sorun deÄŸil, bunun arkasında yatan din dilinin deÄŸiÅŸmesi, daha derinde ise 'din algısı'nın deÄŸiÅŸimidir. Bir yanıyla, sosyolojik anlamda din-modernleÅŸme sorunuyla karşı karşıya olduÄŸumuz düÅŸünülse bile, temelde dinin aktarımıyla ortaya çıkan dinin anlaşılması, din anlayışı sorunundan söz etmek daha doÄŸru olur.

Din dilindeki bu deÄŸiÅŸim daha geniÅŸ anlamda din anlayışının sekülerleÅŸmesinin habercisidir. Bilinçli bir sekülerleÅŸme tercihi söz konusu olmasa bile, sekülerleÅŸtirilmiÅŸ bir din dilinden bahsedilebilir. Din dili ise din anlayışımızdan, kavrayışımızdan bağımsız deÄŸildir. Din tasavvuru felsefi olarak, insanın varoluÅŸ sorunsalını anlamlandırabildiÄŸi yegane alandır ve din dilindeki bu deÄŸiÅŸim ise modern idraklerin parçalanmasıdır. Dini çerçeveden uzaklaÅŸmayı özgürleÅŸme olarak gören din dışı kavrayışın toplumsal etkileri dini idrakini de ÅŸekillendirmeye, bir tür ontolojik parçalanmaya sürüklemektedir.

Din felsefesine girmeden, basit bir gözlemle yapılacak tespit bile, İslam adına verilen toplumsal mesajlardaki edilgen muhteva, din dilindeki daha doÄŸrusu din tasavvurundaki kırılmayı; yani bir tür sekülerleÅŸmeyi açık etmektedir. Toplumsal ve siyasal dayatmaların etkisi altında bireysel ibadetlerin meÅŸruiyetinin negatifinin meÅŸruiyetinden geçtiÄŸi bir dil kimsenin gözünden kaçmıyor. Ontolojik olarak da dini olarak da esas olanla arızi olan eÅŸit statüye indirgenmiÅŸ; asıl, arızi olana açılan varlık alanı karşılığında meÅŸruiyet kazanır olmuÅŸtur.

Din nasihat ve güzel olanı tavsiye olduÄŸu kadar kötülüÄŸü de nehyetmeyi içerir. Bugünkü din adına verilen mesajda İslam'ın yasaklarından bahsedilmez oldu neredeyse. Kilise papazlarını hatırlatır biçimde soyut bir iyilikten, yaÅŸanan hayatta karşılığı olmayan müphem bir ahlak ve bir olumluk düÅŸüncesinden öteye gitmez hale geldi dinle kurulan iliÅŸki.

Ahiret korkusunu hatırlatmayan, azgınlıktan men etmeyen bir din var karşımızda. Bir yanda din sekülerleÅŸtirilirken diÄŸer tarafta her türlü din anlayışı ve yorumuna yer veren, "gelenek"ten mahrum protestanlaÅŸtırılmış bir din profili ortaya çıkıyor.

Herkesin tercihine saygılı olmak gibi hiçbir 'dini karşılığı' olmayan bir din anlayışı dini sevdirmek adına ortaya sürülüyor. Din katında bir ÅŸey ya meÅŸrudur ya deÄŸildir. İnsanın bunun dışına çıkması ancak beÅŸer olarak hoÅŸ görülebilir, affedilebilir; ama dini olarak buna meÅŸruiyet kazandırılmaz.

BaÅŸörtülü ve başı açık kızların yan yana resim çektirmesi sosyolojik olarak istenen bir ÅŸey olabilir. Ancak dini olarak kimin neden başını kapatması gerektiÄŸini açıklamaktan çekiniyorsanız, farklı hayat tarzlarına saygı adı altında fuhÅŸiyat ve azgınlığa karşı çıkamıyorsanız dinin özüne iliÅŸkin sorunlarınız var demektir. Azgınlığa karşı çıkma cesaretini din adına bile ortaya koyamıyorsanız, Bodrum gibi mekanlarda gece kusmuklarına karışan çocukların resmettiÄŸi toplumsal çürümeye ortak oluyorsunuz demektir.

Bu sorun,Türkiye'de 'Müslümanlığın sosyolojikleÅŸtirilmesi' ile yakından alakalıdır. İslamcı geçinen birçok kimsenin artık kendini, "muhafazakar, laik" gibi sonu 'demokrat'la biten deÄŸiÅŸik sıfatlarla tanımlamasıyla noktalanan sürecin kökenini de izah eder.

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: Akif Emre
25-05-17
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
DİN DİLİNDE KIRILMA
Online KiÅŸi: 23
Bu Gün: 719 || Bu Ay: 6.697 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.240 || Toplam Tıklanma: 58.640.892