HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 744
Yazar: Berat Demirci
ONTOLOJÝSÝZ MÝLLÝYETÇÝLÝK VE MEHMET ÂKÝF

Mehmet Âkif Ersoy, Türk Düüncesi'nin hâlâ aydn ve aydnlk ufuklarndan biridir; Dou'yu da Bat'y da kendi içerisinde deerlendirmi, laf eip bükmeden toplumuna bir çk yolu göstermeye çalmtr.

Bu tahlil ve terkip özelliklerini tayan ve tavrn tavizsiz sürdüren ikinci bir müellif örnei batclardan da, yerli izler tayan düünürler arasndan da çkmamtr. Batda örnei aranacak olursa Akif, tad ciddiyetle Rönesans düünürlerinin içerisine konulabilir ve gelecee yönelik ciddi bir Türk Aydnlanmas ülküsüne talip olanlar hâlâ varsa, köetalarndan birisi üphesiz Mehmet Âkif Ersoy'dur. Mahalli Millî Hakikat Yolcusu Akif mahallidir, mahallesinin çocuudur ve stanbul'un mahalle hayatn özgün ve özlü bir biçimde ayrntlaryla tasvir eder. Camiyi anlatrken bir Müslüman çocuun saffetini aksettirir. Meyhaneyi anlatrken, hiç meyhane görmeyenlerin bile zihninde gerçein ta kendisi denilebilecek resimler çizer.1 Mezarlklar, sokaklar, mahalle kahveleri, evler, akla hayale gelebilecek bütün mekânlar en gerçekçi ve kat bir tarzda, ama ferah bir Türkçe ile Akif'in iirinde tek tek yerini almtr. Buna hem tarihî, hem güncel gerçeklie sahip insan tipleri de eklenince karmza sahih bir memleket manzaras çkar. Nâdir mütefekkire nasip olan bütünü kavrama yetenei Akif'i mahallî, millî ve medeniyetleraras olan ayn anda kavrayan "ahsiyet sahibi" bir aydn klmtr. Mahallî olan daima tayan ve yaayan biri oluu, Akif'e sarslmaz bir aidiyet bilinci ve milletiyle ilgili olan her meseleye annda nüfuz edebilme gücünü kazandrmtr. Milletini tarihi çerçevede eletirir, bugün içerisinde deerlendirir ve gerçekçi bir biçimde cehaletten kurtulmann, "Aydnlanma"nn yolunu, "içimizden biri" olarak gösterir. Onun yaln ve içeriden tesbitlerini mekteplisi de, ümmîsi de, cahili de anlar. Dou ve Bat karsndaki taklitçi tavrlar hiddetle eletiren Akif'in tek dâvâs "hakikat"tir.2 M.Cemal Kuntay'n ifadesiyle gerçei her artta söyleyen bir erkiidir, hakikat karsnda "O dimdik aln, önüne bakacak kadar da (olsa) eilemiyordu." Hakikat; duyan, kavrayan insanla, yani ahsiyetle alakâldr. airimizde hakikâti gerçekletirmenin yolu, döneminin "tekniini alalm kültürünü almayalm "formülünün birazck dndadr. Millî airimiz, market listesi ciddiyetiyle konuulan "neyi alalm?" cenderesine asla skmaz, daima "kim olarak almalyz?" noktasndadr; alacamz eyi "kim olduumuz" belirlemelidir. Her millet kendi yolunu, kendi tarih ve kültür ak içinde tayin etmelidir.3

Akif'te iir Manzume çiçelii

Yalnz Âkif deil, Tanzimat sonrasnn bütün yazar ve airlerinde ortak kayg "vatann, milletin yahut imparatorluun kurtarlmas" düüncesidir. "Kurtulma"nn yollar, airleri saf iirden uzaklatrarak yer yer didaktik manzumelere sevketmitir. çlerinde hece yahut aruz vezniyle çok kötü manzumeler yazanlar olmasna ramen, çounluu dili sanatkârane kullanmlardr. Âkif dilini ve vezni en iyi kullanan airimizdir. Duru bir Türkçe ve arzasz bir aruz yanyana geldiinde, neyi konu ederse etsin nazmndaki iç musiki büyük bir airle babaa olduumuzu daima hissettirir. "Samimiyet" onun yazdklarnn en önemli vasfdr, dolambaçl yollar, fikir cambazlklar yoktur; ne diyecekse tavizsiz ve tereddütsüz söylemitir. Âkif, "içindeki saf air"i millî davas uruna, bastrmtr; bunun ona zdrap verdiini düünüyorum. "Viranelerin yasçs baykulara döndüm/Gördüm hazannda bu cennet yurdu/Gül devrinde gelsem bülbül olurdum/Yarab beni daha evvel getireydin nolurdu." Dörtlüündeki naz ve sitem iç yakcdr. Sanatkâr, özellikle air, hayat "kendine mahsus olan dünya"nn prizmasndan geçirerek yeniden hayata dönendir; Âkif ise "kendine mahsus olan" örtmeye çalarak, "herkesin derdini" yanstmak gayretindedir, bu gayret çok ypratcdr. Akif'in iirlerindeki "iddet ve celal" kendi hâlini daha iyi anlatmaya yönelen bir airin deil, memleketin hâlini daha vurgulu anlatmaya çalan bir mustaribin feryaddr. Bu feryat "stiklâl Mar"nda bir nârâ avazyla zirveye çkmtr.

"Millî air" ve Milliyetçilik

Akif'i "Arap milliyetçisi, dinci" gibi sfatlarla yaftalayarak refüze eden insanlarn yaad bir vasata sahip olmak üzücüdür. Âkif fasihtir; Türkiye'de "Fasih Türk" olmak giderek zorlamaya balamtr. Türk Milleti olmann ne demek olduunu on ktalk bir iire sdrmak Akif'e nasip olmutur ve o bu yüzden "Millî airim izdir. Herkesin birbirini "ötekiletirdii" bir düüncesizlik ve stratejik kirlilik ortamnda, istiklâl Marnn iki ktasn deil tekmilini sevmek ve benimsemek "ötekilerden biri" olma damgas yemeye yetmektedir. stiklâl Marnn tümünden bir "millet" ve "milliyetçilik" ontolojisi çkar. Günümüzün giderek yaygnlaan "parçac ve parçalayc milliyetçilikleri" farkl maksatlarla Akif'in çizmi olduu bütünden uzaklatkça, nesnesinden kopuk bir söyleme dümektedirler; bu söylem bir noktadan sonra "milletsiz ve milliyetsiz milliyetçilik" gibi felâket bir sokak ideolojisine dönümektedir. Âkif, kendi hakknda ve kendi iiri hakknda fazla konumayan bir ahsiyettir. "Aczimin giryesidir bence bütün âsârm" msra onun hem iir kudretini, hem mütevazln göstermektedir. iirleri hakknda çok az konuan adam, stiklâl Mar'na "Milletimindir" diyerek imzasn atmam ve konulan para ödülünü de srtnda onu souktan koruyacak bir paltosu bile yokken almamtr.4 stiklâl Mar'n yazdran artlar ve duygular, onun diliyle daha güzel anlalr. Hasta yatanda stiklâl Mar'ndan sözedilince, hastabakcnn yardmyla dorulur ve "stiklâl Mar... O günler ne samimi, ne heyecanl günlerdi. O iir, milletin o günkü heyecannn ifadesidir. Binbir fecâyi karsnda bunalan ruhlarn, zdraplar içinde halâs dakikalarn bekledii bir zamanda yazlan o mar, o günlerin kymetli bir hatrasdr. O iir bir daha yazlamaz... Onu kimse yazamaz... Onu ben de yazamam ... onu yazmak için o günleri görmek, o günleri yaamak lâzm. O iir artk benim deildir. O milletin maldr. Benim millete kar en kymetli hediyem budur... Allah bu millete, bir daha bir stiklâl Mar yazdrmasn" der, yorularak uykuya dalar. Mehmet Âkif, ek yeri olmayan bir adamdr, ona yöneltilecek her tenkit samimiyetinin ve dâvâ adaml vasfnn gölgesinde kalmaktadr. O fildii kuleden iir yazan bir adam deil, Millî Mücadeleye fiilen katlan bir kahramandr. Onu iirinden hareketle eletirmek mümkün deildir, çünkü iiri hayatdr; hayat hakknda "ahsa ait" bir ey ayklamak ise mümkün görünmüyor. Kudretli bir sanatkâr olmasna ramen, iirinde ferdiyetini bu kadar bastran ikinci bir airin dünya edebiyatnda örnei olduunu sanmyorum. Akif'le güya ayn temalar paylaan ynlarca air vardr, ama onlarn pek çou Millî Mücadele'den sonra "paye-i rfat" koparmak için yazmtr ve "resmî air"dirler. Âkif ise milletinin airidir, sfatn ona millet vermitir. Akif'in, hamasî iirleri, kuru bir milliyetçilik söylemi deil, bir mücadele ve dâvâ adamnn hayatyla bütünlemektedir, bu yüzden yadrganmaz. Daha sonraki dönemlerde ise zayf air olup hamaset edebiyat yapanlar parsay toplamtr. Akif'in millet ve milliyetçilik anlay, sonraki dönemlerin siyasî milliyetçiliklerin tersine çok açk ve net çizgiler tar. Millet olmann vazgeçilmezleri olarak deerlendirdii bütün unsurlar, onun yaad dönemde yaayanlarn az ya da çok müterekleridir; günümüzde böylesine kapsaml ve kapsayc bir bütünlük tayan perspektif ne aydnmzda vardr, ne de "milliyetçi/ulusalc" ideologlarda. Her kesim kendi ideolojisine uygun bulduu unsurlardan yola çkarak bir millet ve milliyetçilik ina etmektedir ve hepsi de bütünü kavrayamama marazna tutulmulardr. Âkif'in "Allah bu millete, bir daha bir istiklâl Mar yazdrmasn' duasna âmin demekle beraber; ülkemizin içinde bulunduu millî slktan kurtulmak için aydnmzn, ricalimizin, gençlerimizin istiklâl Mar'n milliyetçiliklerin ontolojisi olarak kavramalarn da temenni edelim. Ontolojik olandan yola çknca parçalar bütüne doru yönelir; ümidimdir.

Nil Kysndan Kayseri Uçana

Millî airimiz bir akam vakti Nil sahiline iner. Fransz, Alman ve ngiliz turistleri görür; hepsi nee içerisinde yiyip içmededir. Zenginlikleri ve üstün siyasî, askerî ve ktisadî güçleri onlara bu hakk vermektedir. Kendisi ise bu neeli kalabalktan farkl olarak hüzün içindedir, "içinde ben, yalnz ben gülmüyorum/Oturmu alyorum, alasam da mazurum." der ve teessüre kaplr. Âkif, esasen kendine teklif edilen dünya nimetlerine bir defalna olsun srt dönmeseydi ülkemizde o gün de, bu günde varolan "terminatör" zümresine katlr, onlarla i tutar, kadeh tokuturur, zevklenirdi. Hayatnn hiçbir safhasnda "milletim, milletim!" demedii an yoktur. Bu ahlakn olmad yerde aydn, rical, i adam, tekmil seçkinler zümresinin gözünün önünde "yolsuzluk ekonomisi" kurulur ve yolsuzlar halkn srtnda tpk Nil kenarndaki ecnebî güruh gibi keyif çatar/çatmaktadr.

Ha Nil kenarndaki turistler, ha stanbul-Kayseri uça...

Bu yaknlardaki tayyare yolculuum bana ayn hüznü yaatt. Uçan yarsndan fazlas turist, çou da Japon'du. Bütün ecnebiler neeliydi, aralarnda paslayorlar, birbirlerine ikramda bulunuyorlard; nee içinde uçaa bindiler, sanki ev sahibi onlard, bizler misafir... Türklerin büyük bölümü düünceli, dalgn, hatta kederliydi, belki aciliyet karsnda ve mecburen uçaa binmilerdi; çok az sayda keyifli Türk de yok deildi. Giri ve çklarda turistlere gösterilen özel muamele, yerlilerden esirgeniyordu; bu da iin "dolara endeksli" ayr bir davran bozukluudur. Galiba abarttm, bardan dolu tarafn görmemek hastal... Ama bana bunlar bardan dolu taraf söyletiyor, dolar hesabna vurduumuzda bardan dolu tarafnda çok az sayda ve içi bombo bir zümre v a r... "Da daa kavumaz, insan insana kavuur"mu. Kayseri'den Sivas'a yolculuum da, yllardr Kazakistan'da çalan duvar duvara komumuzun mühendis oluyla gelmek nasip oldu; muhabbetle kucakladm. Ayn uçaktan inmiiz... Ben sordum o Kazakistan' anlatt, "Türkiye cennet!" diyemedim; çünkü orada bçak srtnda saylacak artlarda kazand paralar, Türkiye'de bir irkete kaptrm... Haydi neelen! Akif'i keke yalnzca dönemine tanklk eden bir airimiz olarak anabilseydik.

Sonuç

Akif'le ilgili yazmak da zor, konumak da ... Fakat, onun hakknda söz söylemek gerektiinde, susmak vefaszlk olur. Çünkü, benim ilk ezberlediim ve unutmadm tek iir "stiklâl Mar"dr, hâlâ her msran millet olmann vazgeçilmez unsuru bilirim. Bir deneyeyim "acaba batan sona çkarabilir m iyim ?"diye kendimi snava soktum, ktalarn srasn hatrlayamadm için, ardm. En küçük olum, biraz da hâtâlarm bulmann vermi olduu keyif ve muziplikle beni nizama soktu. Sevindim, ama burkuldum da ... Oluma çektiim aferinle, onu ayn zamanda baz mercilere ihbar m etmi oldum! aka deil, bir baba olarak samimiyim; stiklâl Marn batan sona vecd içinde okuyan bir çocuun geleceinden endie duyuyorum.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Berat Demirci
30-03-21
E mail: tyb.org.tr
 
 
Yorumlar: 1
Yolcu
Samimiyet
Tarih : 30-03-21

Hakikaten çok güzel yazmýþ.samimiyetin tezahürü adeta ete kemiðe bürünmüþ.Allah razý olsun.

 
ONTOLOJÝSÝZ MÝLLÝYETÇÝLÝK VE MEHMET ÂKÝF
Online Kii: 33
Bu Gn: 184 || Bu Ay: 6.166 || Toplam Ziyareti: 2.929.383 || Toplam Tklanma: 58.623.543